- Kategori
- Gönüllülük
Gönüllülüğün neresindeyiz?

TEGV'in 23 Nisan Kampanyası
Dün, yaklaşık 2 yıldır gönüllülük sürecinde bulunduğum Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Ege Bölgesi “Bölgesel Gönüllü Toplantısı”ndaydım.
Gönüllülük ve sosyal sorumluluk projelerine Türk insanının ne kadar ilgi gösterdiğine dair çarpıcı araştırma sonuçları bir kez daha yüzümüze vuruldu. Yüzümüze vuruldu derken, haftada en az 4 saatimi gönüllülük ve sosyal sorumluluk projelerine ayıran biri olarak benim yüzüm kızarmadı. Yüzü kızarması gerekenler zaman ve para bulamadıklarından şikâyet edip zamanlarını öldürenler olmalı.
Bir gönüllü projeye katılmak için haftada en fazla 2 saatinizi ayırmak yeterli oluyor. Televizyon dizilerine ya da magazin programlarına ayırdığımız zamandan kısarak gönüllü olarak bir şeyler yapabiliriz diye düşünüyorum.
Türk insanının “genç” kategorisinde olan kısmı dikkate alınarak yapılan araştırmada yılda en az bir gönüllü organizasyonda görev alanların %5’lerde kaldığı açıklandı.
OECD ülkeleri bağlamında bu sonuçlara bakarsak 55 ülke arasında ülkemiz 55. Sırada yer alıyor. Sonuçlar hiç iç açıcı değil.
***
Yerel seçimler öncesinde belediye başkanlıklarına talip olanların seçim bildirgelerinde sosyal sorumluluk ya da gönüllülüğe dair hiçbir ifade geçmezken; oy vermeye niyetlenen kişilerin de bu ibarelere dikkat ettiklerini hiç sanmıyorum.
Oysaki belediyeler kuruluşlarının dayandığı kanuna göre sosyal sorumluluk projelerine kaynak ayırmak ve kullanmak zorundalar.
Bir vatandaş olarak belediyelerin kapılarını zorlayarak sosyal projelere dair istekler sorunsuzca yapılabilmeli.
***
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Türkiye genelindeki 84 etkinlik noktasında yerel bağışçılardan çok önemli destekler görüyor. Bunun en önemli örneklerini İzmir’de görebilmek mümkün.
İzmir Büyükşehir Belediyesi TEGV’in İzmir’deki 8 noktasının işletme giderlerinden, binalarına, elektrik, su, temizlik giderlerine kadar akla gelecek tüm temel giderleri karşılıyor.
Benzer durumu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi için de söyleyebilmek mümkün.
***
Ülkemizde sosyal sorumluluk ya da gönüllülük deyince yapılabilecek çok şey var. Hem bireysel hem de kurumsal anlamda kapıları zorlamak lazım. Herkesin yapabileceği ve fayda gösterebileceği bir alan mutlaka bulunur. Yeter ki istekli olmak ve bir adım atmak gerekli.
Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU