​ Gönüllüsü olmak... / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Seçil Varal Kılıçoğlu

http://blog.milliyet.com.tr/secilvaral

27 Aralık '08

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Gönüllüsü olmak...

5 aralık Dünya Gönüllüler günüydü. Aslına bakarsanız gönüllülük bir yaşam tarzı olmalı , yaşam tarzı olmalı ki bir derneğe, kamu kuruluşuna ya da bir insana vereceginiz destegi ilk başta kendinize vermelisiniz.

Kendi gönüllünüz olun!! Üniversite yıllarında kazandıgımız her bilgiyi ve tecrübeyi hayata geçirmek heyecanı daha bir başka oluyor, bu heyecanla üniversiteye en yakın ve gönüllü olarak çalışabilecegim bir kurum aradıgımda tanıştım Zeyrek ile... Zeyrek’i ilk keşfettigim gunun heyecanını hala bir başka hissediyorum... O dik yokuşu beni epeyce zorlamıştı ama yokuşun ardından tarihe açılan bambaşka bir yolculuk başladı benim için...

Yaptıgım işten yani gönüllü olmaktan aldıgım zevk başka, haftanın 3-4 gunu tarihinin ortasında çalışma şansı bulmanın zevki bambaşkaydı... Önce ismini sonra tarihini merak etmiştim Zeyrek’in; tıpki begendiginiz bir şarkı , resim ve şiir gibi... Her yolun Çırçır Meydanına acıldıgı Zeyrek’de en cok dikkat ceken mimarı yapı olan ve şimdiki adıyla Molla Zeyrek Camii, Bizans Döneminde 12.yy ın ilk çeyreginde klise olarak inşaa edilmiş, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul fethinden sonra camiiye dönüştürülmüştür. Daha önceleri hem klise hem de manastır olan Pantokrator’un, camiiye dönüşümüyle manastır kısmı da medreseye dönüştürülmüştür ve medreseye müderris olarak atanan Molla Zeyrek Efendi’nin adının almıştır.

Tüm bu tarihsel araştırmalar küçük bir gönüllülük serüveniyle başlayan ve cevremizdeki tarihsel dokuya kayıtsız kalamayacıgımız bir merakın sonucu aslında... Gönüllü olarak çalışmak, eski İstanbul’un içinde yaşamanın verdigi en büyük şanstı benim için ve sonra anladım ki “gönüllü olmak” bir şeylere gönül vermek aslında tamamen kişisel bir yatırım, cocuklara verdiginiz dersler, gözlerindeki ışıltı ve öğrenme heyecanı... Tüm bunlar ay başlarını beklemeye gerek kalmadan, anında kalbinize ve beyninize birer ödül olarak yansıyor ve yaşadıgınızı hissediyorsunuz... Zeyrek’te umut ve umutsuzluk, korku ve cesaret, sevgi ve sevgisizlik yan yanaydı, tıpkı hayatın tam ortasında oldugu gibi...

Tüm yetkilileri “Zeyrek Evleri Ayasofya kadar tarihi değer taşıyor” diye cıkan bir sürü yazı ve habere inat yıllardır bitmek bilmeyen restorasyon çalışmalarının gönüllüsü olmaya davet ediyorum, yaşadıklarını hissettmek ve hissettirebilmeleri için...

 
Toplam blog
: 2
: 489
Kayıt tarihi
: 27.12.08
 
 

1981 yılında İstanbulda doğan ben, sporla ve müzikle geçen haylaz bir çocukluk sonrasında Pertevniya..