- Kategori
- Güncel
Gördünüz mü?
İlköğretim kitaplarından birinde vardı yanılmıyorsam ‘Görmek ve bakmak’ diye bir yazı. Görme ile bakmak arasındaki farkı anlatıyordu. Halk arasında da görme ile bakma kavramları bazen eş anlamlıymış gibi kullanılır ancak öyle değildir. Görmekle bakmak arasında çok önemli fark, derin uçurumlar vardır. Gözümüzle bakarız ama beynimizle, gönlümüzle, kalbimizle görürüz.
Kimseyi sevmeyenler, sevmekten korkanlar ya da sevmesini bilmeyenler için derler ‘gönül gözü kapalı’ diye. Ya da koyun gibi bakanlara ‘meril meril bakıyorsun ama göremiyorsun’ diyerek, tenkit ederler.
Görmenin de bakmanın da mecazi anlamları vardır.
‘Bakıyorsun ama göremiyorsun’ derler, algılama yeteneği kıt olanlar için. ‘Öküzün trene baktığı gibi bakıyor’ sözü ise neye baktığını bile bilmeden gözlerini bir noktaya dikip, başka dünyalarda yaşayanlar için söylenmiş bir sözdür bence.
Görmek ve bakmak kullanıldığı yere göre önem kazanır. Her ne kadar görmek önemli gibi görünse de bakmak da bazen etkinlik kazanıyor. Çünkü hiç kimse ‘Neden beni gördün?’ diye dövülüp, öldürülmemiştir ama ‘Neden yan baktın’ cinayetlerinin sayısı belli değildir.Bazen sevgililer kavga eder, ayrılıp giderken biri diğerine ‘Seni gördüğün güne lanet olsun’ diyerek öfke kusar ama belki de o an o sözü söylediği kişinin gözlerinin içine bir zamanlar derin derin baktığı için pişmanlık duymaktadır. Kavganın nedeni belki de kısa bir süre önce fazlasıyla görülen sevginin artık görülmemesidir.
İki arkadaş yolda yan yana yürürken biri ötekine ‘dikkat!’ diyerek uyarmış, adam ‘gördüm’ deyip, çamura basmadan üzerinden atlamış. Biraz daha yürümüşler, aynı kişi yine diğerini uyarmış ‘dikkat et!’ diye, arkadaşı ikinci kez uyarıldığı için biraz kızmış, ‘gördüm gördüm’ diyerek önündeki taşın üzerinden sekerek geçmiş. Az daha gitmişler, arkadaşı bir kez daha uyarmak istemiş ama ikincisinde azarlanır gibi olduğundan çekinmiş, ses çıkarmamış ama olan olmuş tabi. Dayanamamış, ‘gördün mü?’ diye sormuş, arkadaşı bu kez tam öfkelenmiş, çocuk yerine konulduğu duygusuna kapılmış ve uyarıda bulunan yoldaşına, ‘gördüm tabi’ diye sert bir cevap vermiş, arkadaşı bıyık altından gülmüş, ‘hey be salak adam, gördün de neden b..a bastın peki?’ demiş.Şimdi siz de, ‘be adam hiç işin gücün yok da oturmuş ahkam kesiyorsun, biz elbette ki baktığımız yeri görüyoruz’ diyebilirsiniz. Deyin, benim için hava hoş. Ama son bir söz daha söylemeden edemeyeceğim, bunu da birkaç gün önce bir avukat arkadaşımdan duydum, o da bir yerden okumuş. Söz, adını hatırlayamadığım bir filozofa ait.
“Hiçbir göz, görmek istemeyen göz kadar kör olamaz’ demiş filozof.
Bu söz üzerine hiç yorum yapmak istemiyorum. Ama isterseniz yazıyı baştan yeniden okuyun. Ama bakarak değil, görerek.