- Kategori
- İlişkiler
Görme Engellilerle İlgili Bir Araştırma

Salih Arıkan
Avrupa Engelli Hakları ve Sosyal Politikalar Birliği’nin, dünyanın 45 ülkesinde yaptığı araştırmada; görme engellilerin genel geçer ahlak yapıları incelenmiş ve ilginç bir sonuca varılmış…
Çevremizdeki görme engellilerin yaşamları ve yaşattıkları açısından ilgi çekici bulacağınızı düşünüyorum…
İşte o araştırmanın yayınlanmış özet metni:
‘Kapalı gruplar, belli bir kitleye, zümreye, oluşuma, özelliğe ya da mezhebe ait kişilerin bütünselleştiridği gruplara verilen ikimlerdir. Dolayısıyla ister görme, ister işitme, ister bedensel, ister zihinsel olsun; engelli sınıfına ait oruplar da kapalı oruplar olarak adlandırılır.
Görme engelli grupları da, son yıllardaki teknolojik ve sosyo-ekonomik gelişmeler doğrultusunda; her ne kadar sosyal açıdan toplumla iç içe yaşasalar da; kendi iç dinamiklerinde; kapalı birer grubu oluştururlar…
Görme engelliler; toplumun genel-geçer etik kuralları ve ahlaki değerleri göz önüne alındığında; birbirleriyle olan ilişilerde; toplumun tersine çok daha rahat ve etik kuralları hiçe sayan bir dinamizm sergilemektedirler…
En dikkat çeken nokta ise, kadın-erkek ilişkilerinde, toplumsal ahlak ve etik ilkelre açısından, görme engellilerin çok da söz konusu değerlere sadık kalmadığı gözlenmiştir.
Almanya, Fransa, Nikaragua, Çin, Rusya, Brezilya, Türkiye, Yunanistan ve İtalya başta olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde yaşayan görme engellilerin, kadın-erkek ilişkilerinde, kural tanımaksızın yaşadıkları gözlenmiştir.
Evli görme engelli çiftlerde; boşanma ya da ayrılık gibi olgular; toplumun diğer kapalı grupları ile benzer oranlar karşımıza çıkarsa da; evlilik dışı ilişkiler ya da evli bir bireyle yaşanan yasak ilişkinin boyutlandırılması ve bundan kaçınılmaması; diğer kapalı gruplarda en çok rastlanan grupların başında özellkile görme engelli grupları gelmektedir.
54 ülkede yapılan bir araştırmada; özellikle görme engelli sivil toplum örgütlerinde evli bireylerle baka evli bireylerin ya da evli biriylerle bekar bireylerin yaşadığı yasak ilişiklerin fazlalığı dikkat çekmiştir.
Bu durum;görme engellilerin yaşadıkları psikolojik iç baskının dışa vurumu olarak izahı, uzman pskiatrist ve psikolog görüşüdür. Görme yetisinin eksikliğinin; cinsel dürtüler üstünde yarattığı baskının iz düşümü ve dışa vurumu olarak tanımlanan dürtüsel devinimin; görme engellilerde toplumun genel ahalki kurallarının aksine çok daha rahat bir hayat tarzı benimsediği gerçeğe ile karşı karşıya kalınmıştır.
Bu tip ilişkilerin, görme engelli gruplarında yüzde 28’lerden fazla olması tespiti ise, genel durumun psikolojik bası ile yaşandığının da ispatıdır…
Bu tespit, asla görme engellilerin ahlaksızlıkla suçlanması anlamına gemediği gibi;yaşanan psikozun yarattığı bir dış dinamizm ile açıklanması daha uygundur…’
İlginç değil mi?
Yaşadığımız bazı gerçekleri uzmanlar araştırmış… İlgi çekeceğini düşündüğüm için paylaşıyorum. Hoş ve esen kalın; SERAY KARAMANAV