​ Güce tapanlar orkestrası / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
 

Güce tapanlar orkestrası

“Güçlü olmalısın”, “Zengin olmalısın”, “Paran olmalı”, “Nüfuzun olmalı”, “Çevren olmalı”, “Adamın olmalı” … Eminim siz de sık sık çevrenizdekilerden bir orkestra düzeninde ve tekrarında duyuyorsunuzdur bu öğütleri. Hatta eminim iç sesiniz de kendi kendinize sık sık dillendiriyordur bunları. “Bu dünyanın kuralı bu…”, “Mutlu olmak istiyorsan, bu böyle…” diye biter ya da başlar genellikle bu öğütler.

Güç ve güçlüye tapmak her ne kadar bu dönemde revaçta gibi görünse de aslında insan doğasında var güce ve güçlüye yönelmek eğilimi. Güç ve güçlü olmak kavramı her çağda ayrı şeyler temsil etmekle beraber genel anlamıyla benzer şeyleri temsil etmiş hep. İlk çağda güç; tamamen fiziki güçken, bugün güç deyince akla gelen ilk şey “Para”. Ve aslında “Güç ve “Para” bu çağın ayrılmaz ikilisi.

İnsanın doğasının içgüdü gereği; hayatta kalabilmek için, türünün devamını sağlayabilmek için, zor ve vahşi doğa şartları karşısında güçlü olmak ihtiyacını/ isteğini anlayabiliyorum. Ama anlayamadığım şey insanın artık vahşi doğada, vahşi hayvanlarla, yaban şartlarda yaşamayı bıraktığı(!) bu çağda; uzay çağında, "medeniyet de medeniyet" diye tutturduğu bir dönemde, her yerde erdem ve erdemli olmanın yüceltildiği bir dönemde, bir yandan dayatılan güç ve para tutkusu...

Bütün çelişki de burada zaten. İnsan maalesef hayat karşısında hiç de öyle fazlasıyla güçlü olabilecek bir varlık değil. Fizyolojisi de, psikolojisi de belli bir yere kadar dayanç ve direnç gösterebilir insanın zorluklar karşısında. Ve nihayetinde de zaten eskiyen, yıpranan, yaşlanan bedenlerde hapsolmuş bir varlıktır insanoğlu. Yani hükmü sınırlıdır, gücü sınırlıdır. Bununla birlikte para, her ne kadar –özellikle- bu çağda baş tacı bir değer olsa da sonuçta o da insanın kendi yarattığı yapay bir değerdir. Oysa bugün para, her şeye sahip olabilmenin, her tür yanlışı, açığı ve hatta “ayıbı” örtebilmenin de başrolündedir ve maalesef bugün "Para insanın efendisidir".

Bu patolojik güç sevdası, güç tutkusu, para tutkusu hepimizin içinde ufaktan ufaktan yer etmede. Hatta bazılarımız kölesi olmuşuz bile bu tutkuların. Daha üstte olma tutkusu, daha zengin olma tutkusu, daha güçlü olma tutkusu… Nereye kadar ve ne gereği var?

Oyun bittiğinde şah da piyon da aynı kutuya atılacak nasıl olsa…

D. Dara KILINÇ

ddarakilinc@gmail.com

 
Toplam blog
: 160
: 2717
Kayıt tarihi
: 16.04.09
 
 

Öykü Şiir Deneme ..