- Kategori
- Aile
Güçlü kadın kimdir?

GÜÇLÜ KADIN
Bu devrin kadınlarını anlamıyorum. Neden mi? Nedeni çok. Ancak bir şey var ki baskın bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Güçlü kadın modasıdır kadınlar arasında almış başını gidiyor. Gerçi bu bir karakter özelliğidir. Ama günümüz dünyası kadınları öyle bir yere oturttu ki kadınlarımız kendi doğal yapılarından çıkar oldular.
Tutturmuşlar “kadınlar güçlüdür, kadın erkek eşittir, kimse kadına karışamaz, kadınlar eziliyor vs…” türünden yaygaralar. Evet bunlar çok haklı yaygaralar. Bunların birçoğuna bende katılıyor ve katıldığım konularda kadınları sonuna kadar destekliyorum. İnsan olmaları ve Mevla’nın yarattığı hassas bir yapıda olmaları dolayısıyla kadınların her alanda uğradıkları haksızlığın karşısındayım. Ancak benim kabullenemediğim ve kadınlarımızın da kendini kaptırıp gittiği ve maalesef farkında bile olamadıkları “doğal yapılarından uzaklaştırılma” çalışmalarıdır.
Maalesef kadınlarımız, Mevla’nın kendilerine çizdiği sınırın çok dışına çıktı ve çıkmaya devam ediyor. Bu sınırın dışına çıkaran en mühim şeylerden biri de “güçlü kadın” modelidir. Bu modelin en büyük sıkıntılarından biri aile ilişkilerinde kendisini ortaya çıkarıyor. Bu ruh haline bürünen kadın hele de bir işe yerleşti mi, en ufak bir tartışmada “ben eziliyorum, buna katlanmak zorunda değilim vs…” düşünceleriyle yaygara çıkarıp “o kim oluyor, ne de olsa maaşım var, ona mı muhtacım…” gibi beylik ve gereksiz düşüncelerle, “gözünün üstünde kaşın var” bahaneleriyle evi terk edip gidebilmekte. Hele de ailesinden destek de almışsa artık kimse onu tutamaz. Mahkemeye kadar gider. Sonu çoğu zaman hüsran ve pişmanlığa varan gereksiz bir süreç başlatır günümüzün güçlü kadını.
Peki eskiden güçlü kadın yok muydu. Kimse yoktu diyemez. Elbette vardı. Birilerinin “eziliyor” dediği kadın eskiden yuvasına sahip çıkardı, kocasına da. Kadın güçlüydü. Ama bu gücünü, ufacık sebepleri bahane ederek eşini terk edip hayatı tek başına, varsa bir de çocuk yükü ile sürdürme yönünde kullanmazdı. Aile birliği onun için önemliydi. Fedakardı. Kocası adam değilse bile gücünü, kocasını adam etmek için, yuvasının birliğini sağlamak için kullanırdı. Hayatı tek başına yürütmek için değil.
Kadın elbette güçlü olsun. Kimse kadının zayıf olmasını savunamaz. Ki yapısında bu varsa zaten kimse onu sindiremez. Zaten buradaki temamız, kadının gücünün birileri tarafından yanlış yöne sevk edilip, kadına bir hanım olarak yapmaması gereken yanlışların doğruymuş gibi gösterilmesi ve aile huzuruna bunun yansımasıdır.
Gereksiz yaygaralarla kadınlarımıza olduğundan fazla yük yükleyerek onu hem ruhen, hem bedenen, hem de zihnen yormanın ve kadınlara ütopik şeyler sunmanın neticesinde kadınlarımız hem bireysel, hem ailevi ilişkilerinde ciddi problemler yaşamaktadır.
Kimi erkek hayatlarında güçlü kadın isteyebilir. Ancak hiçbir erkeğin kadınlar tarafından yönlendirilmek isteyeceğini sanmıyorum. Aslında kadınlar erkekleri yönetiyor. Erkeklerde bunun farkında. Ancak erkekler, kadının bir şeyleri dikta ederek ve dominantlık yaparak onu yönetmesini kabullenemiyor. Tüm kadınlar erkekleri yönetir dedik ancak akıllı kadın dominantça değil, hanım zerafetiyle erkeği istediği gibi yönetir. Toplum kadına dominantlığı öğretmiş. Güya böyle güçlü oluyormuş. Ancak asıl güçlü kadın ikinci gruptaki kadındır. Ki o da erkeği hanım zerafetiyle yönetir. Evet asıl güçlü kadın işte o kadındır. Kadınlarımız yanlış yapıyorsa bu onların suçu değil. Asıl suçlu onları yanlış yönlendiren zihniyettir.
02 Ocak 2016