​ Gülmek & Ağlamak / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
 

Gülmek & Ağlamak

Gülmek & Ağlamak
 

Konu gülmek olunca herkes rahatça döktürür de; ağlamaksa herkesi dut yemiş bülbüle döndürür olduğu yerde... Gülmeyi herkes sahiplenir de, ağlamak boynu bükük öksüzdür kendi halinde... 

Ağlamak zayıflık olarak algılanır bilen bilmeyen her önüne gelence... Gülmekse güçlü olmaktır hayatın, feleğin her sillesine... 

Oysa bence, doya doya gülmek de, ağlamak da hakkınca, ancak olgun, gün görmüş, hayat bilir, er kişinin ya da hanım ablanın üstesinden gelebileceği bir algılama ya da tepki verme biçimidir. Kendi aklınca, kendi hamurunca... 

Ağlayan her zaman daha çok olmuştur gülenin, gülümseyenin karşısında; hayat oyununda. Hele de her şeyini kadere, kısmete havale etmiş, kanaatkar, itaatkar bu, bir türlü yattığı kan uykularından uyanamayan Türk toplumunda. 

Gülmek hayatla ve kendinle ve insanla ve evrenle dalga geçmeyi de, topuna birden tek başına kafa tutabilmeyi de, hakınca direnip karşı koymayı, hakkını da aramayı ve alabilmeyi söke söke vadeder her seferinde... 

Ağlamaksa teslimiyettir. Vazgeçmektir. Beyaz bayrağı göndere çekmektir." Benim gücüm sana yetmiyor." deyip merhamet dilenmektir. İnsiyatifi, karar mekanizmasını, kaderini, hayrını ve şerrini başkasına teslim etmektir. Söylecek sözünden vazgeçip, "Söyleneni ister seve seve, ister döve döve, kuzu kuzu yapıcam çaresizce..." demektir. 

Gülmek direnmektir gücünün yettiğince... " Ben burdayım! " demektir yiğitçe... Ben olmaktır becerebildiğince... Ağlamaksa teslim olmak, emir almaya hazır olmak, sen olmaktır; gönlün istemese de... 

Gülmek daha özgür, daha güçlü, daha kendin olmayı vadeder. Ağlamaksa toptan teslimiyeti ve acizliği... Gücün direncin, bittiğini...Kendin olmaktan vazgeçtiğini... 

Tamam... Kabul ediyorum ben de... Gülmek de ağlamak da güçlü insanın işidir de... Ben gülmekten yanayım katıla katıla... Her şeye rağmen, " Bak ben hala burdayım işte! " diye kafa tutabilmeliyim yaşamın tüm saldırganlıkları ve yürek dayanmaz ihanetlerine... 

" Evet... Yere düşürdün belki beni... Hatta dizlerimin üstünde durdum günlerce... Ama kapaklanmadım ya yere sere serpe!... Her tekme attığında, her silkelediğinde kalktım ya ayağa yine!... Ve yine avaz avaz bağırdım ya, sesimin yettiğince " Daha ölmedim ben. Bak burdayım işte! " diye... 

Yaşama direncimi de, yaşama enerjimi de, her şeye boşverip, yeniden savaşmayı, yeniden başlamayı da, sonu gelmez, yürek dayanmaz kavga ve çatışmalarıma da, gülerek karşı koyabildim ben her seferinde, gücüm elverdiğince... Ancak ve sadece gülmek insanlığı aydınlığa çıkarır. dertlerinden kurtarır. 

Seni bilmem; ama güzel okuyucum, ben gülmekten yanayım ağlamaktansa... Sonuna kadar savaşıp direnmekten yanayım. Vazgeçip teslim olmaktansa... Ve düşsem de dizlerimin üstüne sayısız kere, defalarca, dizlerim kan içinde kalsa da umarsızca... "Bak ben yine burdayım! Tek başıma, Günahımla, sevabımla hazırım seninle yeni savaşlara... Eyyy! " Ne zaman teslim olur bu deli? Ne zaman küser, vazgeçer bu serseri? " diye bekleyen, çile deryası yaşama ve yaşattığı, yaşatacağı tüm acılara... 

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..