- Kategori
- İlişkiler
Güven

Herkesin hayatında güven duyacak bir insana ihtiyacı olduğu zamanlar olmuştur. Aslında ne için güvene ihtiyaç duyarız diye insanların öncelikle kendisine sorması lazım diye düşünüyorum.
Güven paylaşmak mı yoksa sıkıştığımız durumlarda insanların bize yardım etmesinin bize verdiği bri duygu mu? Yoksa başımıza bir iş gelince bizim yardım etmesini beklediğimiz kötü gün dostlarımı ya da sadece dürüstlüğünün ön planda olduğu bir ilişki mi? Daha sayamayacağımız ve o kelimenin anlamına yükleyebileceğimiz o kadar çok şey var ki..
Bugün ben kendi güven tarifimden yola çıkarak bazı soruları sorgulayacağım aslında. Esasında hep şuna inanmışımdır ki ve hayatımda ki temel felsefeden yola çıkarak bunu her şey nedenseldir.Evet basit ama benim gerçeğim. Nedensel olmasının bir çok temel dayanaklarını olduğunu düşünüyorum güvenin de.
Sormamız gereken ilk soru şu kendimize neden güveniriz ya da neden güvenebilecek insanlara ihtiyaç duyarız. Daha sonra kimler nasıl güveniriz?ve o kimseleri bizler mi belirleriz yoksa onlar mı bizi seçer ya da ortaklaşa karar verilmiş bir şey midir? Yoksa güven insanın içinde ki korkunun paylaşılmasını anlatması için gerek bir şart mıdır? Yaptığımız hataların ya da yanlışların yani vicdanımızı paylaştığımız bir şey midir?
Evet soruları daha da arttırabilirim. Çünkü bir kelimeye verilen anlam bu kadar çok olunca onu anlamak içinde o kadar da çok soru sorulmasında fayda var diye düşünüyorum.
İnsanlar ilişkilerinde her zaman için güvenecek birisine ihtiyaç duymuşlardır. Bazen annesine, bazen aileden başka birisine, bazen bir arkadaşa, bazen de bir eşe, ve bazen de çocuğuna…
Her zaman güvenebilecek bir kişiye ihtiyaç olduğunu hissetmişlerdir insanlar. Bunun da temel sebebi esasında insanın korkularını içinde yaşadığı her türlü korkularını paylaşabilecek insanlar olarak seçmişlerdir. Çünkü insan oğlu varlığından bu yana kendi varlığının sebebinden korkmuş hatta en önemlisi kendi varlığından korkmuş zaman zaman… ama bazen insanlar sadece korktukları için değil de bazı sırlarını paylaşmak için de güvenebileceği insanlara ihtiyaç duymuştur. Çünkü insan bu sefer de vicdanından korkmuştur ve vicdanın yanında olabilecek kimseleri hep kendine seçmiştir. Çünkü güven duyduğun insan ne kadar arkandaysa insan o kadar daha güçlü hissetmiştir.
Aslında insanın güvene ihtiyacı yoktur diye düşünüyorum evrensel bir dünya da, çünkü herkesin eşit olduğu adil bir dünya da insanların korkularının minimum düzeye inancındayım ve böyle bir dünya da insanların ne birilerin den korkmaya nede kendilerinden korkmaya ihtiyaçları olacağını düşünüyorum. Bu yüzden güven duygusunun ya da bu ve benzeri duyguların sadece dünyada ki yaşam koşullarından kaynaklandığını düşünmekteyim.en zengininden en fakirine kadar çünkü kimse evrensel olarak gerçek insan değerlerine sahip değildir, ve bu yüzdendir ki bu düzen var olduğu müddetçe insanlar hep güven duyabileceği bir şeylere ihtiyaç duyacaktır. Tıpkı bir aslan yavrusunun kurtlardan kendini korumak ve bu hayatta kalabilmek için annesine güvenebileceği gibi insanlarda hayvanlar gibi birilerine ihtiyaç duyacaklardır. Bu sadece maddi anlamda değil sevgi, paylaşım gibi bir çok şeylerden mahrum kalan tüm kapitalistler içinde böyledir.