- Kategori
- Felsefe
Güzel Günler Göreceğiz

İlkokul'da kısa pantolonla yapmış olduğumuz 23 Nisan gösterilerini, Ortaokul ve Lise yıllarında 19 Mayis gösterilerilerini ve her yıl yönetmiş olduğum bando takımını hiç unutmam, unutamam unutmak da istemem.
Daha önce yönetmelikten çıkarılan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk'ü anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı yeniden yürürlüğe konularak Okullarda kutlanacak.
Yönetmelikten daha önce neden çıkarıldığı ve tekrar neden konulduğunu bilen varsa kapkara olayım.
Neyse tekrar yürürlüğe konuldu ya bizler ona bakalım.
Ta 94 ekonomik krizinden sonra her ekonomik krizin toplumun ders çıkarması gerektiğini ve bireylerin kendilerini sorgulamaları ve hayat'ın sadece rakamlardan ibaret olmadığını anlamaları için her ekonomik krizin bir fırsat olduğunu her zaman söylemişimdir.
Toplum tarafından hissedildiği halde henüz adı konulmayan ekonomik krizi yaşarken uzun soluklu durağan bir piyasa koşullarından söz etmemiz mümkün.
Uzun soluklu durağan ekonomik koşullar demek, reel sektörün uzun sürede kendi ekseni etrafında artıları oomadan dönmesi demektir.
Daha doğrusu bundan böyle gerçek ve olması gereken piyasa ekonomisi modeline doğru gidileceğini öngörmekteyim.
Peki şimdiye kadar piyasa ekonomisi modeli işler durumda değil miydi?
İşler durumundaydı ama piyasa ekonomisi modeli adı altında 30-35 yıldır ülkede üretime dayalı değil tamamen kayıt dışı ekonomiye bağlı faiz döviz borsa ve benzer kazanımlarla çarpık piyasa ekonomi modeline dönüştürülmüş ve ne yazık kş batı normlarına uygun model geliştirilemediğini gördük.
Yaşamakta olduğumuz ekonomik durağanlık toplum ekonomisini olması gereken gerçek piyasa ekonomisine götürecektir.
Başta kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alınarak.
Avrupa Birliği uyum yasaları boşuna yazılmadı boşuna uyum yasalarına 'evet' denilmedi..
Bu millet her şeyin hesabını sormasını bilen millettir.
Millet sormadan her şey yeri yerine yavaş yavaş oturacaktır diye düşünmekteyim tıpkı yürürlükten kaldırılmış olan resmi bayram kutlamalarının yeniden yürürlüğe konulduğu gibi.
Yargı, yasama ve yürütme laiklik doğrultusunda eskiden olduğu gibi kendi eksenleri içinde yoluna devam edeceğinden kuşku duymamaktayım.
Piyasa ekonomisi doğru işleyen ülke konumuna gelindiğinde her şey kendiliğinden düzelecektir.
Küresel sermaye gücü gelişmekte olan bizim gibi ülkelerde kayıt dışı ekonomiden yararkanır, sonrasında kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasını bekler, ardından kayut altı ekonomiden yararlanmaya başlar.
Her şey değişim içinde evrimleşiyor.
Bakınız Erdoğan'da bile değişim söz konusu. Geçmiş yıllarda sağlık sebeplerinden dolayı resmi bayram törenlerinin bazılarına katılmazken 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katıldığını gördük.
Güzel günler göreceğiz çocuklar..