- Kategori
- Tıp
Güzide! Kurumlarımızın Desteği ve İnanç Anlayışımızın Sosuyla Kupa Terapisi

- Yüzyıllar öncesinden filozoflar, din üzerine kelamlar ederken, bu işin insanlığa hayli pahalıya mal olacak bir mevzuu olduğunu keşfetmişler… Karl Marks voleyi çakmış ve topu doksana göndererek, “Din toplumların afyonudur” diyerek, milyonlarca insanın kafasında soru işaretlerine neden olmuştu…
- Derdimiz tabii ki insanların inançları üzerine kelam etmek değil… Haddimizi aşar! Lakin bir mevzuu üzerine kopan tartışmanın ardından “Google sor” düsturundan hareketle, iki tuşa basıp da, şu “Kupa Terapisi nedir?” diye sorduğumda, işte asıl cümbüş o sıra koptu…
- Neyse mirim… Mevzuu derinlerde gizli… Hatırlatmak, boynumuzun borcudur.
- Bu ülkenin, yoksul ve mazlum milletinin, alternatif tıp peşinde koşturması garip gelmiyor bana… “Neden modern tıp değil de, alternatif tıp” diye sorarsanız, pek tabii ki “Yoksulluk” yanıtını alırsınız. Piyasanın gerçeği budur, gerisi hava gazıdır…
- Şu dönemde alternatif tıp denen ve herhangi bir bilimsel veri içermeyen hadiselere dair de bir şeyler hakkında bilgi sahibi olmak gerektiğine kâni oldum. “Kupa Terapisi” diye sorunca malum merete, memlekette bir süreden beri düzenlenmekte olan bir alternatif tıp sempozyumuna denk geldim sanal alemin dehlizlerinde ve tabii ki ben deniz, bir hayli hayretler içerisinde kalarak mevzuu hakkında “bilgilenmek sevaptır” diyerek, başladım okumaya…
- “Kupa çekme” diye bilirdik biz… Şimdilerde “çekme” fiilini kaldırıp, “terapi” fiilini eklemişler. “Maksat devrin değiştiğini ima etmektir” diye düşünmüştüm ama modern tıbba alternatif yaratma çabasındaysanız, “terapi” gayet güzel bir fiil olarak kullanılabilir.
- 28-29-30 Eylül tarihleri arasında memleketimizin güzide mekânlarından birisinde, (neresi olduğu meçhul) 2. Uluslararası Kupa Terapisi Sempozyumu yapılmış. Bakın hele… İkincisi deniyor… Yani geçen senede yapılmış ama bizim hiç haberimiz olmamış.
- Sempozyumu iki kurum organize etmiş…
- İstanbul Doğal Sağlık Enstitüsü ve Britanya Kupa Terapisi Topluluğu…
- Hadi bizimkileri anladım da, şu Britanya da neyin nesi oluyor bilader?
- Sempozyumun destekçileri de varmış tabii… Destekçileri bir bir görünce “Hah” dedim işte… “Taşlar yerli yerine oturmakta”.
- Destekçileri de sırlamak boynumuzun borcudur…
- İstanbul Büyük Şehir Belediyesi
- Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi (Kime ait bu okul, vallahi de bilmiyorum, billahi de bilmiyorum!)
- Bezmialem Vakıf Üniversitesi (Emin olun bu okulunda kime ait olduğu hususunda en küçük bir fikrim yok!)
- Eyüp Belediyesi
- Evvet efendim…
- Şimdi soralım sorumuzu ve mevzuuyu bir kez daha tam manasıyla kökünden köçeğinden kavramaya çalışalım…
- Nedir şu “Kupa Terapisi” denen şey? Diğer bir deyişle, öyle asoritk masortik dillere kaymadan, “Kupa Çekme” diye sorsak fena olmaz hani…
- Eskiler “Hacamat” derlemiş bu mevzuuya…
- Ben denizde “Hacamat” denen mevzuuyu, “Google Sor” düsturundan hareketle yeni öğrenmiş bulunmaktayım. Gerçi “Kupa Çekme” hadisesi olarak bilirdik mevzuuyu amma ve lakin, halk dilinde bu işe “Hacamat” derlermiş…
- Hadi bakalım…
- Devamla efendim!
- Bu iş kan dolaşımını arttırmaya yarıyormuş! Vücuda kupalar yapıştırmak suretiyle, kan kupanın içerisinde vakumlanıyormuş! Vakumlanan kirli kan, deri kesilerek dışarı atılıyormuş! Bu işin icraati 5 bin yıl, yanlış okumadınız, evet tam beş bin yıl öncesine dayandırılıyormuş.
- “Muşları”, “Mışları” koyalım bir kenara diyeceğim ama… Hayır, olmuyor işte!
- Efendim Kupa çekme hadisesinin hangi hastalıklara iyi geldiğini, hangi hastalıkları tedavi ettiğini duysanız, eminim şaşarsınız.
- Eminim ki, “Madem vaziyet bu denli net… Bu denli yalın ve kesin… O halde kaldırın şu tıp fakültelerini” dersiniz ve “Kaldırın şu tıp fakültelerini” slogan olarak benimsersiniz.
- Sizlerde emin olabilirsiniz aynen böyle söyleyeceğinizden.
- Bakın şimdi…
- “Kupa Çekme” hadisesi, hadi ayıp olmasın biz de bu işe “Terapi” diyelim. Belki alınır malınırlar…
- Migren, Diabet, Doğum Sonrası ağrıları, Doku Romatizması, Kronik Öksürük, Kısırılık (Hadi ya), Ağrılı Adet, Bronşit astım, Diş ağrısı, Şizofreni, Boğaz Ağrısı, Felç, Bel ve Sırt Ağrısı, Depresyon, Yüksek Tansiyon….
- Vel hasıl, bilcümle hastalığın tedavisinde “Kupa Çekme” denen hadise çözüme bire birmiş…
- “Madem öyle kardeşim, kaldırın şu tıp fakültelerini, olsun bitsin” değil mi ama…
- Şimdi değerli okurlarım (Gerçi bu ifade fazlaca ükelaca oldu ama kusurumu bağışlayın)…
- Önce şu soruyu soralım;
- Var mı kardeşim bu tedavinin doğruluğundan kuşku duyanlar?
- (Varsa hemen söylesin, yoksa bir daha laf etmesin, bozuşuruz)
- Bu mevzuuyu İslam dini gerektiği şekliyle halletmiş. Her bir türden sorunun, bir bir ve ayrıntılı haliyle cevabını vermiş.
- Yani şöyle ki…
- Arapça da Kupa Terapisi, El-Hicame kelimesiyle ifade buyruluyormuş. Anlamı; Emmek, Çekmek, Hecmin… (Hecmin’i kısaca açıklayalım da, kafalarda soru işareti kalmasın)
- Hecmin, Vücudun doğal haline döndürülmesiymiş…
- Hacamat mevzuuna gelince, buna da işte tam bu nokta da, “Yaş Kupa Terapisi” deniyormuş!
- Neyse efendim, gelirsek mevzuunun ana püf noktasına…
- Cebrail, zehirlenme ve büyü vakalarında ısrarla hacamatı tavsiye ettiği iddia ediliyor. Ayrıca Peygamber efendimiz, “Sizin tedavi olduğunuz şeylerde hayırlı olan biri varsa o da hacamattır” diye buyureylediği iddia edilmektedir, sempozyumu düzenleyenlerce.
- “Kupa Terapisi”, “Kupa Çekme”, “Hacamat”… Artık adına ne derseniz deyin, lakin işin püf noktasını kaçırmayın. Referanslar hayli güçlü ve bu güçlü referanslardan sonra, yurdum insanı hadiseye ilişkin tek bir soru dahi sormamalı, aynen kendilerine işaret edildiği haliyle, mevzuuya itibar ve ihsan eylemeli.
- Sanırım anlatabildim.
- Anlamadıysanız, aha işte orda duruyor Google… Düsturumuz bellidir, “Google Sor”.