- Kategori
- Hukuk
Hakların kullanılması konusunda insanlar serbest bırakılmış; keşke mecbur tutulsalardı

Ben anlamıyorum yani, insan hakları evrensel bildirgesi, insan hakları konusunda bunca duyarlılık, çaba ne için? Adam yoğurt sevmem diyor, biz inek sağıyoruz; sahip olduğu hakları kullanacak kimse olmadıktan sonra bütün bu hassasiyet ve çabalar neye yarıyor ki.
Adam haklarını biliyor ama kullanmıyor; para verirsen alıyor; gerisini boş ver. Aslında insan hakları evrensel beyannamesi herkese imzalatılacak ve gereklerini yerine getirmezsen bu dünyada yaşamana izin verilmeyecek denilecek. Adama hak veriyorsun kullanmıyor; cehennemin dibine alsın; bırak sürünsün. Herkes eşit haklara sahiptir deniliyor. Sen gerçekten bu ülkedeki bazılarıyla eşit haklara sahip olduğuna inanıyor musun? Sence bu gördüğümüz dünyada yaşayan tüm insanlar arasında haklar yönünden eşitlik olabilir mi?
Bu durum sakın sen ve senin gibilerin haklarını kullanmamaları, haklarına sahip çıkmamaları yüzünden olmasın. Birileri mi sana haklarını kullandıracak? Haklarının ne olduğunu biliyorsun, kendin kullanacaksın. Bu arada Ağaç Hareketi düzeninde kişilerin sahip olduğu hakları kullanmaları için devletin zorlayıcı sistemi var. Örneğin siz hakkınız olan bir şeyi ya da alacağınız parayı (devletten ya da kişilerden) istemediğiniz zaman bu para sizin birey-devlet hesabınızda görüneceğinden devlet hak ettiğiniz ya da sahibi olduğunuz bu parayı almanız için sizi yönlendirecek. Üstelik bir haksızlığa uğradığınızda devlet bunu tespit ederse neden hakkınızı aramadığınızı soracak. Yani hakları kullanmak Ağaç Hareketi düzeninde biraz mecbur olacak.
İnsanlar kullanmadıktan sonra bu hakların böyle yazılıp çizilmesine, böyle bütün dünyada ülkelerin anayasa ve kanunlarınca güvence altına alınmasına ne gerek var ki. İnsan hakları yaşamın temelidir. Hak ve özgürlükleri elinden alınmış kişiler köledirler. Yaşamak istiyorsun yaşama hakkı yok, eğitim hakkı yok, sağlık hakkı yok, özgür değil, ifade hürriyeti yok. Ya da var ama siz kullanmıyorsunuz. İnsanların eğitim hakkıdır. Türkiye’de çok bilinen bir şey. Kadın eğitim yapıp kendini geliştirmek istiyor. Kocası izin vermiyor. Ve bu ülkenin anayasasında bireyin eğitim hakkı yazıyor. İşte burada eğitim hakkınız için müracaat edeceksiniz. Devlet sizin bu hakkı kullanmanızı sağlayacak. Ortada böyle bir sorun varsa ve kişiler çekindiklerinden müracaat edemiyorlarsa devlet kendisi bu hakkın kullanılmasını sağlayacak.
Haklarımız için müracaat ettiğimizde bizden bir şey isteyecek değiller. Tersine bize bir şey verecekler. Türkiye’de dava açmanın kolay olmadığı, masraflı olduğu, davaların uzun sürdüğü ve dava açılanın baskıları karşısında (niye dava açtın diye insanlar öldürülüyor bile) davacının devletten yardım görmediği gibi durumlar düşünülürse insanlarımızın uğradıkları bunca haksızlığa rağmen haklarını arama yoluna gitmemeleri anlaşılır. Tabii ki tembellik ve gevşeklik de var. Ağaç Hareketi düzeninde tüm bu konularda kişilerin (mağdur ile suçlunun) karşı karşıya getirilmemelerini sağlayacak bir yöntem üzerinde düşünülüyor.