- Kategori
- Güncel
Hala "vurun Şevval Sam'a..."

Bildiğin yolda yürü...
Olayın üzerinden neredeyse iki hafta geçti ama; Sanatçımız Şevval SAM’ın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğrencilerle yaptığı sıcak sohbet nedeniyle Sanatçıyı “dişlemekle” beslenenler hala doyuma ulaşamadılar.
Öncelikle, sıradan bir T.C. Vatandaşı olan Sanatçımızın“korku imparatorluğunda” yaşadığını özgürce ifade edebilmesi ile “baş örtüsünü” “devlet meselesi” haline getirmiş olmuyor.
“Devlet meselesi” ise, birden çok devleti içeren veya birçok devletle ilgili olan ‘sorunlardır.’ Devletin sıradan bir vatandaşı ile olan ‘sorun’ veya ‘sorunlar’ “devlet meselesi” değildir.
Şevval SAM kendini ‘savunmaya’ geçeceğine muhataplarının ‘gönlünü almaya’ çalışsaydı da ‘ekmeğinden olmasaydı’ şeklinde ‘suçlanmaktadır.’
‘Gönlünü almak’ size kırılan bir arkadaşınızı, yakınınızı, eşinizi veya dostunuzu güzel bir davranışla, ‘hoşnut etmek,’ ‘ sevindirmektir.’
Oysa, Şevval SAM kendine yapılan ‘suçlama’ ve ‘itham,’ ‘yanlış algılama/anlaşılmaya,’ karşı kendini ‘haklı gösterecek’ nedenleri ileri sürmesi ve onu haklı bulanların ‘desteklemesi’ ve ‘arka çıkması’ en doğal ‘insan hakları’ gereği değil midir?
Ayrıca, ‘blog yazarı’ arkadaşımız hiç üşenmeden(!) ‘cımbızlamadan’ Şevval SAM’ın ne demek istediğinin net algılanabilmesi ve kendisine haksızlık yapılıp yapılmadığını anlayabilmek amacıyla tüm sözlerini alıntı yapıyor.
Alıntı yapıyor, ama ‘nalıncı keseri’ gibi işine gelenleri kendine yontuyor; işine gelmeyenleri dışarıda bırakıyor.
Sonra da işin kolayına kaçıp; Şevval SAM’ı ‘sol/ulusal’ şablona oturtuyor.
‘Blogger arkadaşım’ nasıl oldu ise tüm dürüstlüğü(!) ile özellikle, bireysel özgürlüklerin savunucu Sanatçının ‘baş örtüsü’ kullananlara olan ‘saygısını’ ifade eden tümcelerini göz ardı etmiştir.
Şevval SAM’ın “baş örtüsüne” “ideolojik”pencereden bakmadığını kanıtlayan ifadeleri: “Ben baş örtüsüne yakın biri değilim, baş örtüsü benim için bir tekstil ürünü ama BU BENİM GÖRÜŞÜM yanlış anlaşılmasın KİMSENİN İNANCINI DA SORGULAYAMAM”
Apaçık ifade ortada...
Yukarıda yazdıklarım aslında Sanatçının ‘riyasız’ karakter yapısını ortaya çıkarmaktadır. Sanatçı, İvana SERT’in, ‘baş örtümü örtüp, Kuran-ı Kerim okuyorum’ ifadesindeki ‘toplumsal manipülasyona’ yeltenmiyor.
Tamamen ‘bireysel özgürlükleri’ ve ‘kadın haklarını’ savunan Sanatçı Şevval SAM ‘baş örtüsü’ ‘bireysel tercihi’ olmamasına rağmen; Sivil Toplum Kuruluşlarında(STK) ‘baş örtüsüne özgürlüğü’ savunmuş ve desteklemiştir.
İşte tam bu aşamada Sanatçı Şevval SAM öğrenci kardeşlerini örtündükleri ‘baş örtüsü’ nedeniyle genel anlamda; iktidarlara kaşı bölünmemeleri konusunda uyarıda bulunmuştur.
İktidarlar sözcüğü ‘yönetim’ve ‘muhalefeti’ de içermektedir.
Sanatçı Şevval SAM ‘hayatı boyunca savunduğu özgürlüğe’ inançla ilgili olanları da yaşamının hiçbir döneminde dışarıda bırakmamıştır.
Her kimse, ‘Bayrak da bez parçasıdır’ söylemi ile ‘ajitasyona’ kalkışırsa; genç öğrenci arkadaşlarımı uyarıyorum: ‘OYUNA GELMEYELİM!..’