​ Halkın bugün Türkiye'de hiçbir şeyi değiştirme gücü yoktur / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '14

 
Kategori
Siyaset
 

Halkın bugün Türkiye'de hiçbir şeyi değiştirme gücü yoktur

Halkın bugün Türkiye'de hiçbir şeyi değiştirme gücü yoktur
 

Tarih boyunca da halk denilen güruh hikâyeden ibaret. Nerede, ne zaman haklı bir davada gücünü ortaya koymuş ki! Hem biz halkın gücü konusunda yanılıyoruz. Ben Kerim Korkut, halkın gücüne inanmıyorum; halka da inanmıyorum, bu düşüncem de hiçbir zaman değişmeyecek. Şimdi halkı kandırıyorlar, benim de yapacağım şey aynı! Sen ben halk değiliz. Halk bizden oluşmuyor. Sokaklarda yürüyenler halk değil. Halk garip bir kalabalık. Verirsen alır. Aç kalacak ya da ölecek ki harekete geçsin.

Türkiye’nin hayrına bir iş konusunda amacı ülkeyi soymak olan mafya babasını ikna edersin de bakkal Mehmet amcayı ikna edemezsin. İyidirler, yardımsever, misafirperverdirler; lakin memleket meselesinde halk beş para etmez. Aslında halkın gücü falan da yoktur. Halk güç değil sayıdır. Ve egemen güçler bu sayıyı kullanarak ellerindeki otorite ve gücü kullanmak için onay alırlar. Sonra da dönüp kendilerine yetki veren bu halkı amaçları doğrultusunda köle gibi yönetirler. Aslında egemen güçler isteseler halk denen bu kalabalıkları zorla döverek de sandığa götürür yetki alırlar. Ama ne gerek var canım, bu iş kandırarak da oluyor.

Biz halk değiliz. Biz her şeyin farkında olan insanlarız. Atıyorum sen şu yeni rezil internet yasasına evet der misin? Demezsin, ben de, o da, şu da, bu da demez... Ama rezil yasa yine de geçer; çünkü halk denilen bilinçsiz, boş ve de kandırılmış kalabalıklar koşa koşa sandığa gider, oyumu kime neden veriyorum diye hiç düşünmeden kendilerini kandıranları iktidara taşırlar.

İşte Türkiye bu halk yüzünden perişan.

Türkiye’nin sorunlarını çözmek için halka gidiyoruz.  Oysa- korkum yok benim, herkesin içinde söylerim- Türkiye’de halktan bir cacık olmaz. Türkiye’de halk siyasetçilerin oyuncağıdır.

Ancak halka sayısal olarak ihtiyacımız var. Adamla oturuyorsun iki saat konuşuyorsun, ikna olmuyor; o zaman ne yapacaksın? İkna edemiyorsan kandıracaksın. Halk meydanlardaki kalabalığa bakıyor. Kimin kalabalığı fazlaysa ona yöneliyor. Bir iki de cumhuriyet, din, vatan, bacımın başörtüsü şişirdin mi, arkasında para da varsa, şiş göbek, ensesi kalın, şunun oğlu, genel müdür, vali, (kendileri fakirdir ama fakiri asla seçmezler)  tamam.

Halkın birilerini seçtiği falan yoktur; birileri kendini halka seçtirir.

Türkiye’nin sorunlarını Türkiye’nin halkıyla çözemezsiniz. Onların sadece oyuna ihtiyacınız var. Nükleer santrale karşı çıkıyorlar. E ülkenin elektriğe ihtiyacı var, karanlıkta otursana, ver elektriği nükleer santral kurmayım! Bu insanlara sen hiçbir şey anlatamazsın.

Oyunu alıncaya kadar yalan söyleyeceksin. Çok kolay kanıyorlar. Atatürk masalıyla Türkiye’nin üçte birini kandırırsın. Peygamber sakalı bırak hanımını da çarşafa sok komşu ülkelerden bile oy alırsın. Sakın öyle ilericilik falan yapayım deme, Türkiye’de ilerici mi var ki- havanı alırsın. Türkiye’de gericilik ilericilikten daha fazla oy alır.

Halkın durumu bu olunca ahvalimiz nolur? 70 senedir görüyoruz işte. Seçimlerde bu halk oy kullanmasaydı, gerçekten bilinçli aydınlar (kendilerini satmış olanlar değil) siyaseti belirleseydi başımızdakilerin hiç biri siyasette olmayacaktı. Başımıza gelen acı olayların belki hiçbiri olmayacaktı. Ve yemin şart olsun Türkiye şimdi dünyanın ilk on ülkesi arasındaydı. Çobanı seviyorum, canım kurban olsun. Ama oyu bu işte!

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..