​ Hamilelik I / Hamilelik Sonrası / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '08

 
Kategori
Hamilelik Sonrası
 

Hamilelik I

Tam 14 haftalık oldu. İçimdeki canlıyla beraber 98 günü atlattık. Eşimle uzun süredir bebeğimiz olsun istiyorduk ve bazı çiftlerin yaşadığı çocuk yapma stresi bize de bulaştı, bir yıl bu sıkıntıyla geçti. Ne zaman doktorumuz tamam siz bu işi beceremiyorsunuz ben aşılama yapacağım dedi, o zaman hamile kaldım :) Hamile kalamayacağıma o kadar inanmıştım ve o ay bebeğin olma ihtimali diğer aylara göre o kadar düşüktü ki başıma üşüşen ağır giribi atlatmak için ilaç kullanmakta tereddüt etmedim.

Bedenim hamilelikten şüphelenmemi gerektiren sinyalleri verdiğinde aylık geleneksel eczane ziyaretimi yapıp her zamanki testten aldım. Hamile olmadığıma emin olarak testi yaptım ama o da ne.. test "hamilesin kardeş" diyordu. Mutfakta keyifle dergisini okuyan eşime hamileymişim dedim. Şok olduk, şaşkın ördekler gibi birbirimize baktık, 3 dakika sevinçten havanlandık sonra aklıma ilaçlar geldi ve zırlamaya başladım. Hemen annemi arayıp aynı evreleri geçirmesini bekledim. Sağolsun lafını sakınmaz beni bir güzel azarladı. Bebek bekleyen bir insan ilaç içer mi akılsız kızım dedi. Hemen doktorumuzu aradım, o da seyahatteymiş, yazılı sözlü mesajlarla bunalttım doktorcuğumu. Sonra da sinirim bozuldu telefonumu kapattım.

Ertesi gün doktorumdan gelen mesajı dinledim, gayet sakindi, bebeğe sevindiğini söylemişti, dert etme bakacağız dedi. İşte yeni kahramanım dedim. Duymak istediğim tek şey buydu.

Bir sonraki gün annem doktoruma koşmuş orada ağlamış, kıyametler koparmış, oysa bana 4 gün sonraya randevu verilmişti. Annemin bu derece üzülmesi beni daha da mahfetti, ben ne yaptım dedim. O kadar iste, uğraş, bekle sonra da o minicik cana zarar ver...

Neyse ki bizimkisi tembel çıktı ve muayenede doktor henüz kalbinin atmaya başlamadığını böylece riskin çok daha azaldığını söyledi. Annem rahatladı, ben rahatladım. Şimdi tekrar sevinebilirdim işte.

İki üç hafta sonra o meşhur bulantılar başladı. Neyse ki hiç kusmadım. Yalnız tüm gün bu bulantıyı yaşamak cidden zormuş. Şimdi azaldılar ama yemek yeme zevkim ortadan kalktı diyebilirim. Çünkü yemek yerken bulantı başlıyor, böyle şey görmedim. Akşamları sadece çorba istiyor canım. HÖ (hamilelik öncesi) tam bir tatlı fanatiği olan ben, şimdilerde ağzıma sürmüyorum ki bu iyi birşey. Ama pek meyve de yiyemiyorum bu da kötü..

Her harekette 2 kişiyi hatta kendinden çok onu düşünmek zormuş. Dün sabah bir şeye üzüldüm, birden ağlamaya başladım. Aniden ağlamamam gerektiği aklıma geldi. Çünkü 14 haftalık olsa bile bebek, annesinin hissettiklerini hissediyormuş.

Bu Cuma tekrar doktorla randevumuz var ve iple çekiyorum, orada ne yapıyor, kaç gr oldu, boyu uzadı mı, iyi mi... Bir de kitap aldım "Bebeğim Aşkım" adı. Bir annenin hafta hafta hamileliği ve gerçekten de bebeğine olan aşkını anlatıyor. Yalnız okudukça kendimden şüphe duymaya başladım. Ben de en az onun kadar bebeğimi seviyor muyum gibi saçma düşüncelere kapıldım. Tabiiki seviyorum çok ama yazar daha yoğun duygularda. Belki de kitabı bebek doğduktan sonra yazması bu farkı yaratıyordur.

O müthiş canlıyı kucağıma alınca belki ben de bir kitap yazarım..
 
Toplam blog
: 8
: 1621
Kayıt tarihi
: 08.07.08
 
 

Yaşadıklarını paylaşmaktan hoşlanan biriyim, aynı zamanda bir anneyim...   ..