- Kategori
- Güncel
Hangi imaj Sayın Bakan?

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Fethiyesporlu futbolcuların tişörtlerle Atatürk'le ilgili yazı yazmaları, Galatasaraylı Drogba ve Eboue'nin de Mandela yazılı tişörtler giymeleri nedeniyle disiplin kurulana sevk edilmesi konusunda, "Türkiye'nin, Türk futbolunun bu gündemler üzerinden tartışılmasını arzu etmiyoruz" dedi. Bu gibi tartışmaların Türkiye’nin imajına zarar verdiğini söylemeye çalıştı yaptığı açıklamasında.
Açıklamanın ve haberin içeriğiyle ilgili söyleyecek sözümüz yok. İşin aslı TFF’nin bu yaptığı bir işgüzarlık… Sayın Bakan’ın sözlerinin içeriğine normal şartlarda katılabiliriz. Ama ‘imaj’ meselesine girince insan haliyle soruyor. “Hangi imaj?”
TFF bu davranışıyla iktidarın gözüne girmeye çalışıyordu haliyle. Ama iktidar belki de ilk defa bir kurumunun antidemokratik davranışını sahiplenmedi. Sonuçta bir insan görüşünü, duygusunu kimseye zarar vermediği müddetçe dilediği gibi açıklamalı. Açıklaması cezaya tabi olmamalı, açıklamasına engel olunması suç olarak sayılmalı. Katılmadığımız görüşlerin de özgürlüğü için mücadele ettiğimizi unutmayalım.
Kılıç’ın sözünü ettiği ‘Türkiye’nin imajı’ hakkında kendisine kötü bir haberim var. Biz o imajı çok önce tüm müdahalelere rağmen kaybettik. Üzgünüm. Bir kurumun işgüzarlığını Başbakan’a mal etmeyelim de Başbakan’ın davranışını ne yapacağız? O her bir davranışıyla o imajı yerle bir etti. E zaten bir lokmacık imaj vardı. O da gitti. Türkiye imaj anlamında ciddi bir fakirlik içindeyken, imajın tükenmesi de gayet normaldi.
Öte yandan Atatürk’ü sevdiği için birilerinin cezalandırılmasından önce tarih boyunca Atatürk’e muhalif olduğu için ne ağır cezalarla cezalandırılmış insanlar var, ona da bakmak lazım. Buna kısaca da olsa değinmek boynumun borcuydu.
Türkiye’nin bir imajına dönüp bakalım. En son Yüksekova’daki polis şiddeti ve bunun sonucu iki yurttaşımızın ölmesiyle bu imajın ne olduğunu gördük. Tutuklu gazeteciler, milletvekilleri, siyasi tutuklu çocuklar, cezaevlerinde çocuklara tecavüz, kadına şiddet, çocuk tecavüzünde ‘rıza’ indirimi, çocuk gelinler, katliamlar, zamanaşımları, polis şiddeti, faili meçhuller, özel hayata, hayat tarzlarına müdahale… Daha sayarız.
O yüzden bir imajdan bahsedilecekse o da budur. Bu da bozulacaksa varsın bozulsun.
Yeni bir Türkiye… Yeni bir imaj… Bu hiç de fena gelmiyor kulağa. Sonra o imajı bozmaya kalkan biri çıkarsa o zaman konuşuruz.