- Kategori
- Deneme
Hasret ve teselli . . .

Ben mürekkep yalamadım, zenaatta kezzap kokladım, mesleğim icabı. Örs üstünde ezilen elimi acılar içinde sessizce yaladım. Ben okul sıralarında oturmadım, Zenaatı öğrenebilmek için 4 duvar arasında, bir aferin alabilmek için, ustamın baş ucunda saatlerce dikildim. Ustamın başını kaldırıp, bana baktığı, her anı, şefkat dolu kutsal bir anı olarak bildim. . .
Ben şimdi kolda altın bilezik, bahçede verimli bir ağacım. Sanatımı icra ediyor, vergimi ödüyorum kutsallığına inanarak. Ama yinede hasretim ben okulda tebeşir solumadım, mürekkep yalamadım, Bilesin Çocuk !
“Okumanın yaşı yokmuş” amaan bunlar boş laflar, “Demir Tavında Dövülür, Şekillenir Evlat,
Oku!” Ben hasretimi kazandığım sanatımda gideriyor ve tesellimi bu güzel sözlerde buluyorum.
“Sanatkârın Kirli Eli Medeniyetin aynasıdır” Mustafa Kemal’im bu sözün ödüldür, her bilene,
bilmeyenin zaten inkârı ruhunda daimdir, her döneminde. . .
YUSUF İ.K