- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hastane bekçileri

Yanisi manisi yok, böyle olur...
Kişiye (Erkek veya kadın. "Sarışın da olabilir")
Yapacağı işin önemi; öncesinden anlatılmaz, bilinçlendirilmezse...
Ve/veya bu konuda verilen "eğitim"i o kişi başka organıyla dinlediyse ve öğrendiğini sandıysa...
Ne mi olur?
- Aşağıda:
İlk önce, o kişi/bu kişi;
Haliyle ikili insan ilişkilerinden nasibini alamamış "bi haber" kişi olur..
Yani...
Yanisi manisi yok, böyle olur.
Bu ahval ve şerait içindeki kişiye:
- "Sen busun, sen sorumlusun" dersen...
Tabiidir:
Kendisine
"Bekçi" değil;
"Yeşil bereli polis" (Renk seçimi tercihe bağlıdır)
- Olmadı
"Sekiz yıldız komiser" havaları gelir...
Sonrasında da, bu havalandırmayla:
"Ben neymişim de haberim yokmuş" der, kendi kendine...
Devamında da:
Kendisini ... zanneder de ... zanneder...
Kısacası:
Adını ne koyarsanız koyun;
- Kendi seviyesini(!) de yerlerde süründürür, bağlı olduğu şirketini de...
- Bunları neden mi yazdım?
Bunları Korucuk Araştırma Hastanesindeki izlenimlerim sonucu yazdım.
- Tam 15 saat dersem "yalan" olur, fazlası var...
Bu Korucuk Araştırma Hastanesi yarya, bu Korucuk Araştırma Hastanesi
"İçi seni, dışı beni yakıyor"
Hele ki bekçileri...
- Aynen öyle.
"Aynen öyle"ye bir kaç örnek vereyim:
(I)
"Bir insanın çalışma masası o kişi için kutsaldır, çünkü o masa onun evine ekmek götürdüğü tezgahtır" derler.
Bu yüzden de insan; kaba kısmıyla o çalışma masasına vücut ağırlığını vermez.
Bu halle hasta ziyareti için gelen vatandaş bilgilendirilmez.
Önce kendine, sonra karşındakine saygıdır.
Bu; işin ciddiyetini ve koskoca hastanenin karizmasının nasıl çizildiğinin resmidir.
Gerisini siz düşünün.
- Derler derler...
(II)
Hastaneler de ziyaret saatleri belirlidir ve bu kurala azami dikkat gösterilir, değil mi?
- Değil.
Bu hastanede ziyaret saatleri;
Kelepçe aksesuarlı beş /on kişinin elindedir.
Dileyen, daha doğrusu dilediği saatle hastasını görmek isteyenler bunlarla iyi ilişkiler içerisinde olmalıdır.
- Aksi takdirde mi ne olur?
Neler olmaz ki;
Gürültü patırtı, az bile...
Resmen kavga.
Biraz ötesi "şiddet" olur...
- Kazanan olmaz, kaybeden hastane olur...
(III)
Doktor vizite saatleri dışında kalan sürede; hastane sayelerinde panayırı andırır.
Kiminin küçük yaş çocuğu giremez, kimininki de kucakta taşınır.
2 çarpı 20 kişilik ziyaretçi asansöründe sıra beklediğiniz de olur...
- Dışarıda ziyaret saatinin gelmesini de...
(IV)
Doğum servisine "baba hariç" başka erkeğin girmesi yasaktır.
Bu yasak öylesine hatırlatılır ki;
Adım başı kocaman puntolarda...
Dikkat etmezseniz, gözünüze girer.
Sorarsanız, "namahrem" derler.
Nedense iki kişilik odalarda yatan hastalar ve yakınları birbirlerine namahrem" olmaz(!)
- Mahrem/namahrem tespiti de bu bekçilerin işidir(!)
İşte böyle uzar gider...
Görevsizlik ve sorumsuzluk alanları...
"Kişiler neden sorumlu olduklarını bildikleri zaman; eylemlerinden sorumlu tutulabilirler..."
- Bunun için onlara kızamıyorum.