- Kategori
- Genel Sağlık
Hastanelerin hasta eden hali
Güzel günler sevgili milliyet blog dostları... Geçtiğimiz haftalarda amcamızın bir rahatsızlığı sonucu İstanbul'un en önemli ve eski hastanelerinden biri olan Cerrahpaşa Tıp fakültesindeydim. Hali hazırda devam eden inşaat nedeniyle içi ve dışı şantiye görünümünde olan bu hastanedeki aşırı ilgisizlik ve personelin kaba davranışları beni hayretler içerisinde bıraktı!
Özellikle kemik iliği ölçümleri yapılan sintigrafi ünitesinde karşılaştığımız, anormal davranışlar sergileyen bir radyoloji elemanı bizim iyice gerilmemize neden olan insanlardan biriydi.
Hasta ve hasta yakınları hastane idaresinin inanılmaz resmi yazışmaları nedeniyle eza ve cefa çekerken, bir de böyle anlamsız davranışlar ve acımasız uygulamalar karşısında iyiden iyiye çaresiz kalıyorlar; bizimle aynı durumda olup artık tepki bile veremeyen hasta yakınları sanki durumu kabullenmiş ve şikayet bile etmeksizin susmuşlardı.
Birinci defada çıkmayan sintigrafi sonuçları ikinci çekimin sonunda da bize yanık bir dosya halinde gönderilince, gördüklerimize inanamıyor ve bir taraftan da hastane yetkililerine ulaşmaya çalışıyorduk. Ama nafile!!!
Böyle bir sistemin (sistemsizliğin) içinde ne yazık ki büyük bir azınlığı oluşturuyoruz.
Hastanenin iç karartan görüntüsüne mi, içindeki insafsız sağlık personeline mi, yoksa sonuç yerine gönderdikleri büyük fiyaskoya mı yanarsınız?.
Şimdi amcam Ok Meydanı hastanesinde. Orada da bu düşüncelerimizi olağanüstü değiştirecek uygulamalar yok belki ama hiç değilse teşhis ve tanı olduğu kesin.
Aklınızda olsun; önce kendi doktorunuz olmayı ve aslında her ismi ve eski geçmişi olan hastanenin en iyi hastane olabileceği düşüncesinin artık hafızalarımızdan silmemiz gerektiğini unutmayalım!!!
Sağlıklı günler efendim, ağzınızın tadı bozulmasın.