​ Hayalleri Yarım Bırakılan Bir Yiğit / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '18

 
Kategori
Güncel
 

Hayalleri Yarım Bırakılan Bir Yiğit

Hayalleri Yarım Bırakılan Bir Yiğit
 

Şehit Teğmen Abdulselam Özatak, hayalleri uğruna şehadet şerbetini içmeyi göze almış bir yiğitti. O cesareti, kahramanlığı ve kararlı duruşu ile bütün Türkiyenin gurur duyduğu bir asker. Ömrünün baharında kara toprağa kocaman bedenini emanet eden ve yiğitliğin de hakkını teslim eden bir kahraman abidesidir. Ay yıldızlı bayrağın göklerde dalgalanmasını kanı ve canı bahasına savunan ve bu vatan toprağın uğruna şehitlik mertebesine yüreğini koyarak savaşan, tarihe ismini ve namını altın harflerle yazılmasını hak eden ender bir subay. Atamız Selahaddini Kürdi'ye layık bir kahraman ve vefakarlığı ile bir yıldız gibi parlıyor tarihin şanlı sayfalarında.

Hayat hikayesine gelince, satırlara sığmayacak kadar derin, anlamlı ve bir o kadar da acılarla, hüzünlerle doludur. Onu anlatırken kelimeler bile kifayetsiz kalıyor, cümleler titrek kalemimin acizliğinde can çekişiyor adeta. Hakkari'nin ücra bir köyünde dünya'ya gözlerini açan, oralardan çıkıp gelen, türlü zorluklarla ve imkamsızlıklarla da savaşan, mücadele eden, bunlara göğüs geren kahraman bir Kürt evladıdır. Barışı, sevgiyi ve huzuru kendine şiar edinmiş, bu uğurda hayat mücadelesi veren, idealleri için yaşayan bir vatan severdi Şehit Teğmen Abdulselam Özatak. Gönüllerde taht kuran, dillere destan olmuş bir hayat hikayesi var ki insanın ciğer dergahını dağlıyor. Talan edip duruyor akıllara durgunluk veren ani yokluğu.

Şehadet haberi,yürekleri tarumar eden cinsten ve aklın, hafsalanın almadığı bir durum. Onun aramızda olmadığına ve o kocaman yüreğini de alıp gitmesine nedense hiçkimse inanmak istemiyor. Dalıp gidiyorum çoğu zaman, onsuz geçecek günlerin bizim için matem dolu, bir kevgir gibi şakaklarımı zonklamasına. Geçmiyor işte içimize attığı dağ gibi acısı ve her gün bir volkan gibi yanan özlemi. Sanki her an çıkıp gelecekmiş gibi ve karşımızda durup o çok sevdiği üniformasıyla selam verecek. Ama şehadetini düşündükçe kan damlıyor adeta çanak olmuş gözlerimizden. Deliye dönüyorum, sendeliyorum oturduğum yerde. Ateş düştüğü yeri yakıyor, ama bu sanki bir alev topu gibi içimizi yakıp geçiyor ve nefessiz kalıyorum bu tarifsiz acı karşısında. Onu bulamadığımı hissettiğim zamanın ruhunda, çocukluğumuzun beraber geçtiği günlerde arayıp duruyorum. Gözümün önünde canlanıyor  o içten tebessümü ve sımsıcak yüreğiyle bizi sımsıkı sarıp sarmaladığı cana yakın duruşu. Hayallerinde yaşıyorum ve onun tüm anılarının geçtiği günleri ipe dize gibi satır aralarımda özenle saklıyorum. Geçmişe dair onunla yaşanan her ne varsa ve kim varsa kokusunu ve varlığını onda arıyorum.

O gidince öksüz ve yetim kaldı onda yaşadığı ve inandığımız bütün hayalleri. Bir fidan gibi diktiği umutları söndü ani bir fırtıa gibi esen feleğin acı dolu keder dolu çarkında. Ve yaşaması için can verdiği idealleri yarım bırakıldı, namahrem ellerin dokunduğu Allahın belası tetiklerin ateş ettiği zehirli ok misali kurşunlar. Ey bütün emanetlere bağrını açıp sahip çıkan kara toprak! Nasıl kıyacaksın bu şanlı yiğidin taze ve gül gibi kokan, meleklerin yıkayıp omuzlarında taşıdığı narin bedenine. Göz yaşlarımızda sel olup giden feryatlarımıza kulak tıkama!  Ne olur incitme, zalimlerin dokunmaktan çekinmediği aziz ruhlu ve yüce makama sahip annesinin ciğerparesi şehidimize..

Bütün şehitlerimizi ve özellikle Abdulselam Özatak şehidimizi şehadetinin yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.

Not: Hayalleri Yarım Bırakılan Bir Yiğit, aynı adla bir kitap haline gelecektir katkı sunmak isteyen herkesi bekliyor benimle irtibata geçmesini rica derim.

 

 
Kayıt tarihi
: 15.04.17
 
 

Gazeteci - Yazar ve Tarihçi.. ..