- Kategori
- Kişisel Gelişim
Hayat güzeldir. Herşeye rağmen!

İstediğimiz hayatı oluşturmak elimizde. Evrenin bir işleyişi, bir yasası var ve bu yasaya uygun olan sekilde yasadığımız müddetçe istediğimiz hayatı oluşturabiliriz. Spiritualizm Polyannacılık oynamak değildir. Ying Yang kuralında ki gibi herşey zıddıyla mevcuttur. Gece olmasaydı gündüzün değerini anlayamazdık. Hüzün olmasaydı mutluluğun değerini bilemezdik, yokluk olmasaydı varlığın değerini bilemezdik. Kaybetmek olmasaydı kazanmanin değerini bilemezdik. Hayatta iki seceneğiniz var. Ya kurban olmayı seçersiniz, bu rolü üstlenirsiniz ya da kendi geminizin kaptanı olursunuz.. İkisi de birer seçimdir. Karar sizin! Hayat herşeye rağmen güzeldir. Birçoğumuz bunu kabul etmek istemesede veya içinde bulunduğu şartları suçlayarak bu söylediğimin aksini iddia etsede evet, herşeye rağmen hayat güzeldir. Sadece oyunu kurallarına gore oynayın, yasayı öğrenin, uygulayın. Kendi gerçeğinizi kendiniz oluşturun. Mutluluk uzağınızda değil kendi içinizde. Biliyorum bu ve benzer sözleri çok duydunuz hatta belki de bunu Polyannacılık olarak yorumladınız ama doğru olan bu, mutluluk bizim içimizde ve keşfedilmeyi bekliyor. Bu güç hepimizde var ve aciğa çıkmayi bekliyor. Bu gücü kullanın.
Az veya çok, ufak ya da büyük olması onemli değildir,küçücük bir damla ait olduğu tüm okyanusun minerallerini taşır. Bizler hepimiz yüce kaynaktan geliyoruz ve yüce kaynağın birer parçasıyız. Bizler yapıcıyız, kendi hayatımızın yapıcıları...
"Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olmasi demek değildir. Bu sebepten "ne yapalim kaderimiz böyle deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatın hakimisin ne de hayat karşısında çaresizsin" Şems-i Tebrizi (1185 - 1247)
Spiritüel yolculuğuma başlamadan önce ben de kaderciydim ama artik herşeyi kadere bırakmıyorum.. Doğum ve ölüm önceden yazılmış ama arada ki o yolculuk tamamıyla sana, bana, bize ait. Arada ki o yolculuk bizim dilimizden dökülen kelimeler, farkındalığımız ve düşünce yapımızla sekilleniyor.
Mutluluk, sağlık, huzur, bolluk uzağınızda değil. Endişe, korku ve karamsarlık gibi negatif ve sonradan öğrenilmiş düşünceler içinde öylesine boğuluyoruz, öylesine kayboluyoruz ki tüm bunların uzağımızda olduğu illüzyonuna kapılıyoruz. Sadece siz uzakta olduğuna inandığınız için uzaktalar. Gercekleştiremeyeceğiniz hiçbir arzu yok. Yolculuğunuz boyunca hiçbir olumsuzluk kabulunüz olmamalı. Size asla hayal dünyasında yaşamaktan bahsetmiyorum sadece içinizdeki gücü, özü bulup ortaya çıkarmanız gerektiğini söylüyorum. Evren de herşey bol ve o da bu bolluğu size sunmayi istiyor. Sadece Evren'den doğru şekilde istemeyi bilin, onunla onun dilinden konuşun. Evren tek bir kelime bilir "evet" o sizin isteğinizin iyi veya kötü olduğu konusunda yorum yapmaz ya da sizi düşüncelerinizden dolayi uyarmaz. Sadece size "evet" der
."evet, evet, evet"
Dünkü düşüncelerimizle bugünümüzü bizler oluşturduk ve bugün ki düşüncelerimizle de bizler yarınımızı oluşturuyoruz. Öyleyse güzel bir yarın için bugünden başlayabilirsiniz. Tum arzularınızı gerçekleştirebilirsiniz. Bu güç sizin içinizde, bu güç hepimizin içinde.
Bir kişi yapabildiyse herkes yapar, ben yapabildiysem sizlerde yapabilirsiniz!
Sevgilerimle...
Ayça AKIN
http://www.aycaakin.com
https://twitter.com//aycakn