Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '09

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
825
 

Hayat Var

Hayat Var
 

Filmin başarılı Oyuncuları, Elit İşcan, Erdal Beşikcioğlu ve Levend Yılmaz


Hayat Var adlı filmi hakkında söylenmesi gereken birçok nokta var. Kendine has bir tarzı olan Reha Erdem, son filminde yine bir önceki filminden tanıdığımız Türkiye’nin genç yeteneklerinden Elit İşcan’a önemli bir rol vermiş. Filmin ismini oluşturan Hayat aslında Elit İşcan’ın canlandırdığı büyüme dönemi içerisindeki bir kızın, yoksulluk içinde geçen hayatına bir şekilde ışık tutuyor. Babasının İstanbul boğazından geçen büyük gemilere hayat kadını ve her çeşit ihtiyaçlarını tedarik eden biri olarak görüyoruz. Aynı zamanda annesinin, Hayat dünyaya geldikten sonra babasının askere gittikten sonra onu terk ettiği gerçeğini filmin ortasından anlayabiliyoruz. Babasının durmak bilmez çalışma temposunda kızına sadece okullar çıkışlarında sandalı ile onu almasından başka dişe dokunur bir sahnenin olmadığı bir baba-kız ilişkisini gözlemleyebiliyoruz. Evde ise yatalak bir dedenin bitmek tükenmek bilmeyen istekleri karşılamak zorunda kalmış bir kız çocuğu. Hayatının en çocuksu dönemini sırtına yüklenmiş ağır sorumlular altına geçiren Hayat. Türkiye çocuk ya da genç kız olmanın zorlukları tüm kalbinde anlam veremese de hissetmek zorunda kalıyor.

Okulda yaşadığı yalnızlık ve öğretmeninin onun üzerinde uyguladığı zor kullanmaya tek tepkisi, ağzının içindeki mırıldanmalar. Karşılaştığı zorluklara, kötülüklere karşı sığındığı ve gösterdiği en büyük tepki anlamsız mırıltılar olarak bizlere yansıyor. Evde her an huzur kaçıracak huysuz dedenin varlığı zamanla babasının dedesini yok sayma tavırlarını sergilemeye başlayan genç kız karakterini görüyoruz.

Tahtadan yapılmış küçük bir kulübenin içinde kendine mutluluk huzur arayan tep başına kalmış bir genç kız Hayat, kadınlığa ilk adım attığı gün o kadar anlamsız bakan gözlere sahip ve bir o kadar çaresiz. Çocukluğunu özler kaçamakları oluyor evinin çevresindeki ağaçlıkların arasında. Belki de hayata en büyük tepkisini o yeşillik arasında karşılaştığı hindiyi tekmeleyerek gösteriyor. Bazen o yeşilliklerin arasına uzanarak bir bebek edasıyla başparmağını ağzına götürerek kendini doğanın bir parçası olarak görmeye çalışıyor. İnsanlar ise doğanın güzelliklerini kolayca bozdukları gibi hayatı yeni anlamaya çalışan bu genç kızında yeşermeye başlayacak hayallerini bir anda kaybetmesine neden olabiliyor. Genç kız görünümüne sahip Hayat, hayatındaki ilk tacizini anlam veremediği bir şekilde bakkal tarafından görüyor. Hayatta tek bırakılmış bu kız mahalledeki hayat kadınlarından başka zaman geçireceği insan bulamıyor. Hayat, en uzun sohbetleri evlerine gelen hayat kadınları ve mahallede kendine göz kulak olan yaşlı bir kadınlarla yapıyor.

Hayat, hayatın içinde en kötü anları tam hayatı anlamadan yaşamaya başlıyor. Yaşanılmamış çocukluk sonrasında, karşılaştığı aile içi sorunlar, bakmakla yükümlü yatalak bir dede. Kendisini seven ama bir türlü iletişim kuramayan, feleğin çemberinden geçmiş bir baba ve onun eve istemeden de olsa taşıdığı sorunlar arasında kendi gençliği, hayatı güzel kılan anları bulmak isteyen bir genç kız. Hayat karakterinde Türkiye gerçeklerini bulabileceğimiz gibi, kendi hayatımızdan kesitleri de tekrar hatırlayabiliriz. Çikolata ve şeker vaadiyle bize yaptırılan ayak işlerini çocukluğumuzda hepimiz yaşamışızdır. Hayat ise çikolatalar ile genç kızlığını kaybettiğine tanık olduk. Hayatın gerçek yüzü bize gülümsemiş olsa bile, farkında olamadığımız ve hayatın en acımasız ve sert köşelerini yaşayan genç kızların olduğu gerçeğini gösteriyor. Yokluk içinde büyüyen genç kızın zamanla bu başıboş hayatın içinde kendine önemli bir rol bulması yerine, çevrenin vurdumduymaz tavırları sonrasında kendine çizilen rolün hayat kadınlığı olduğunu belirtiyor. Önceden belirlenmiş bir kader gibi anlatılmaya çalışıyor. Değişmeyen genç kız hikâyeleri gibi.

Bu filmi yok sayılmaya devam edilen, çocuk genç yerini koyulmayan, küçük yaşlarda altından kalkılması zor sorumluluklar yüklenen kızlarımızın sorunları anlatıyor. İsmi ne kadar hayat var olsa da, film müziklerinde arabesk şarkıların dizelerinde olduğu gibi “ bu hayatın içinde ne bulmak istersen o var. “ Bir yanda aşk var diğer yanda acı var ”

İstanbul’u denizin içinden izleme keyfine nail olmak isterseniz bu filmi kesinlikle izlemeniz gerekmektedir. Yönetmenimizin bu kadar denenmemiş olan deniz içinden İstanbul’un görüntüsünü, boğazın farklı yanlarına beyazperdeye taşımış. Küçücük bir tekne ile kocaman yük gemileri arasından bizlere seyir zevkli yüksek bir boğa turu yaptırıyor havasında. Beş Vakit filmindeki başarısının bir kat daha üzerine çıkan ve yine o filminde olduğu gibi çocukların sorunlarına eleştirisel bir bakış ile yer veren yönetmenimiz bu filminde şahitlik etmekte zorlandığımız hayat içindeki acıları, zor yüzleşmeleri bizlere farklı bir dille sunuyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 821
Kayıt tarihi
: 12.03.09
 
 

29 yaşındayım Adanada yaşıyorum. Kendime ait bir kırtasiye dükkanım var. Aynı zamanda İşletme mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster