Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
699
 

Hayata bakmak

Hayat yaşanarak kavranır, algılanır. Hayatı zeka ile akıl ile kavrayamayız ancak yaşamsal deneyimlerle, yaşanmışlıklarla yorumlayabiliriz. Hiç aşık olmamış birisi aşkı anlatamaz, anlayamaz. Hiç aç kalmamış biri acın halini bilemez. Hayata bakışımız, yorumlayışımız bize göredir, hayata bulunduğumuz yerden, kendi açımızdan bakarız, duyumlarız, algılarız ve yorumlarız. Kendi açımızdan yorumlarız 10o - 30o - 90o - 180o - 360o bakarız, ya da açısız bakarız. Çizgisel bakarız sabit, tekdüze bakarız.

Birden çok insan aynı açıdan ve birlikte bakamaz mı? Elbette bakar... İdeolojiler böyle oluştu... Ortak algılama, ortak görüş, yoldaşlık böyle oluştu.

Bir gazeteci şöyle yazmıştı: "Oğlumun kırılan bacağından baktım hayata..." Nereden, nasıl bakarız hayata?

- İsrail'in saldırıları altındaki Lübnan'lı çocukların gözünden bakalım dünyaya.

- Üreticinin satamadığı meyvesinin dalından bakalım.

- Çukurova'da pamuk tarlasında çalışan genç kızın terinden bakalım.

- Yatalak hastanın gözünden bakalım.

- Çırağın cumartesi akşamı aldığı haftalığın sıcağından bakalım.

- Küçük burjuvazinin yeni yetmesinin altındaki lüks cipin dikiz aynasından bakalım.

- Elindeki son model cep telefonunun kamerasından bakalım.

- Magazin programlarını süsleyen yarı çıplak mankenlerin, sözde sanatçıların göğüs ya da kalça dekoltelerinden bakalım.

- Bilmem hangi ünlünün aşk kaçamağının fotoğrafından bakalım.

- İstanbul hipodromunda at yarışları sırasında jokeyin gözünden, atın sahibinin, ata bahis oynamış garibanın ve tüm işleri çeviren mafyatik düzenin gözünden bakalım.

- Gözleri görmeyen birinin kulağından, bastonunun çıkardığı sesinden, dokunuşlarla oluşmuş algılamasından bakalım.

- Kuyunun dibindeki birinin gökyüzünü ve dünyayı algılayın. Düz ovada ya da bir dağın tepesinden bakıyor da olsak algılamamız kuyunun dibindeki gibi olabilir. Ayrıca bir hücrede hayata, olaylara, dünyaya evrensel bakılabilir, algılama yapılabilir.

Özetle nerede durduğunuz değil, nereye, nasıl baktığımız ve nereye yürüdüğünüz önemlidir. İnsanların gerçekleri tüm çıplaklığı ile görmelerini engelleyen algı yanılmalarının oluşmasını sağlayan etkenler, örtüler, perdeler yapılmış; renkli, özentili, ışıltılı görüntüler, filmler, defileler, dergiler ve tüm medyatik unsurlar bakışımızı, algımızı yönlendirir. Amerika'nın güzel caddeleri, estetik ameliyatlık güzelleri göz kamaştırıcıdır, oysa Amerika'nın İngiltere'nin gerçek yüzü kamufle edilmiş... görmüyor, göremiyoruz. Ne görmemiz, hayata nasıl bakmamız isteniyorsa o şekilde yönlendiriliyoruz.

Hayata nereden, nasıl bakıyorsunuz... Kaç ve hangi açılardan bakıyorsunuz? Farklı açılardan bakabiliyor musunuz? Hayata bakışınız size özel ve görmek istediklerimize yönelik midir?

Hayata bakışınız insana dair mi? İnsan hakkına, özgürlüğüne, eşitliğine dair mi? Umuda, geleceğe, daha sağlıklı, mutlu, başarılı yıllara mı? Ne dersiniz?


Erol TÜREDİ

Mart 2007 /Gençlik Dergisi

Sayı: 46

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı. Elinize sağlık.

Aygün 
 25.04.2007 16:03
 

Olmalı... Metninizin son cümlelerinde olduğu gibi yani... İnsan olmak bunu gerektirir. Fakat ne yazık ki böyle olmalı diyorsak hala, çoğumuzun böyle bakamadığından galiba. Hoş geldiniz aramıza renk verdiniz, umut verdiniz, doğru cümlelerle. Sanıyorum ki siz; , sözünü ettiğiniz pencerelerden bakıyorsunuz hayata. Sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 22.04.2007 16:41
 

Zaman zaman dusunuyorum acaba hayata nasil baksam diye. Bazen o kadar umutsuz bir hal aliyor ki herseyi birakasim geliyor ama bir kitap veya film birden bakis acimi yuzseksen derece degistiriveriyor. Surekli motivasyon ihtiyaci olan biriyim sanirim ama guzel olan her seferinde baska bir bakis acisiyla bakmayi ogreniyorum. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 21.04.2007 0:02
 

Öyle önyarğılı sayfanıza girdimki, beni hayal kırıklığına uğrattınız. Yinede bir umutla güzel bir yazı okumayı düşünüyordum.Zihninize elinize sağlık.Beni de hoş görürsünüz artık.Kariyerleri öyle parlak insanların saçmaladıklarını göreceksiniz ki bloglarında.Beni tanıyanlar Erol der

Erol Kalaycı 
 19.04.2007 20:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2292
Kayıt tarihi
: 18.04.07
 
 

Silifke-1958 doğumluyum. İstanbul Üniversitesi felsefe bölümü mezunuyum. Test-teknik dershanesinde ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster