- Kategori
- Yolculuk
Hayata seslenir, cevap gelmez..

Hayat adamın elinden tutar, küçük bir çocukmuşçasına yol ayrımına getirir, “bundan sonra başının çaresine bak” der, bırakır, arkasına bakmadan çeker gider.
Ayaklarının üstünde durmaya hevesli insan, mutlu olur, daha önce olmadığı kadar özgür hisseder.
Önünde uzanan nereye gittiği belli olmayan yollara kayar gözü...
İlk adımda cesaretini, ikinci adımda yürüme isteğini kaybeder, benliğini mana veremediği bir korku sarar.
Danışabileceği, sorabileceği kimse yoktur yanında, birilerine sırtını dayamaya alışkındır oysa!
Hayata seslenir, cevap gelmez.. “Duymadı herhalde” diye geçirir içinden, bir daha seslenir..
Hayat yine cevap vermez...
Kemiklerine, iliklerine kadar yalnız hisseder.
Karar vermenin zorluğunu ilk kez tadan ruhundan kurtulmak ister.
Yol ayrımında günlerce bekler bekler...
Başkasına sormaya alışmış insan ya mecburiyetten, ya da yalnızlıktan umudunun bittiği anda en son, gönlünü keşif eder!