10 Ağustos '10
- Kategori
- Kişisel Gelişim
Hayata tutunmak için

Hani olur ya bazı zamanlar gelir. Tükenir gücümüz öyle ki elimizi kaldıracak takatimiz olmaz. Ruhumuz acı içinde kıvranıyordur çünkü. Çünkü ölümle yaşam arasında gidip geliyordur. Zordur o vakit yaşamak. O an tüm dünya kararmış boş anlamsızdır.Tuttuğumuz dal kırılmış canımız yanmıştır o kızgınlıkla dala kızacağımıza ağacada küseriz ormana da.. Çocuk gibi hırçınlaşırız. "İstemiyorum işte hiçbirşey istemiyorum hayattan... Neden böyle oluyor? Neden beni mutsuz ediyor sanki benimle zoru ne sanki? Ne hata ettim ben? Suçum günahım ne?" gibi sorularla sitem ederiz.O an için öfke püskürürüz hayata şansımıza. Kendimize de kızarız "Ne aptalmışım yapamadım edemedim" Ne geleceğimiz vardır ne de geçmişimiz yaşadığımız zaman dilimi içinde sıkışır kalırız. Gelecek bekler bizi sadece Askıya alınır Çünkü kendimize gelmemiz gerekmektedir.Gücümüz toplayıp yaşamaya devam etmemiz gerekmektedir.
Peki neden yaşarız bu evreleri? Şart mıdır ki? Bu evreler bize birçok duygularımızı kaybettirir: Güven, inanç, hayal, umut, belki de sağlık... Neden bizim yaşama bağlılığımız olan bu yapıtaşlarını tek seferde kaybederiz? Bu kadar kolay mıdır onları bırakmak kim için ve ne için bırakırız onları? Can dündar der ya bağlanmayacaksın öyle körü körüne. Bağlanmayacaksın işte Bağlanmamalısın. Düşünmelisin önce bağlanmak aşırıya kaçmaktır çünkü. Aşırıya kaçmayacaksın. Aşırılık zarar verir. Yıkıp geçer. Neden kontrolsüz duygularımız yüzünden bu büyük yıkımları yaşayalım ki? Bir insanı seveceksin ama ona tapmayacaksın. Hayallerin, umutların onun sayesinde yaşamayacak sen yaşadığın sürece yaşayacak.Ya da başarı bir başarısızlık iki başarısızlık seni yaşamaktan alıkoymayacak. Yapamayacak hem bu haddi nasıl verebiliriz onlara! Biz biziz. Hiç kimse hiçkimseye benzemez. Her kalpte her beyinde ayrı düşünceler ayrı duygular olur. Sevmeliyiz, hedeflerimiz, amacımız olmalı tabiki de ama dozunda olmalı. Hayatta güçlükler var bunları aşmamız için güç gerekli güç için inanç inanç için hayal gerekli. Kendimizi bitirirsek enerjimizi harcarsak ömür dediğimiz zamn diliminde kendi adımıza önemli işler bırakmadan gideriz. Yaşamı anlamlandırmalı ve ona tat katan biz olmalıyız.Kötülük var ona yapacak tek şey iyiliklerimizle onu sindirmek , ezmek, eritmek kendimizdeki kötülüklerimizi bile iyiliklerimizin fazlasıyla yok etmek bunu yapabiliyorsak eğer Biz başarılı, mutlu, sağlıklı ve huzurluyuzdur.
Peki neden yaşarız bu evreleri? Şart mıdır ki? Bu evreler bize birçok duygularımızı kaybettirir: Güven, inanç, hayal, umut, belki de sağlık... Neden bizim yaşama bağlılığımız olan bu yapıtaşlarını tek seferde kaybederiz? Bu kadar kolay mıdır onları bırakmak kim için ve ne için bırakırız onları? Can dündar der ya bağlanmayacaksın öyle körü körüne. Bağlanmayacaksın işte Bağlanmamalısın. Düşünmelisin önce bağlanmak aşırıya kaçmaktır çünkü. Aşırıya kaçmayacaksın. Aşırılık zarar verir. Yıkıp geçer. Neden kontrolsüz duygularımız yüzünden bu büyük yıkımları yaşayalım ki? Bir insanı seveceksin ama ona tapmayacaksın. Hayallerin, umutların onun sayesinde yaşamayacak sen yaşadığın sürece yaşayacak.Ya da başarı bir başarısızlık iki başarısızlık seni yaşamaktan alıkoymayacak. Yapamayacak hem bu haddi nasıl verebiliriz onlara! Biz biziz. Hiç kimse hiçkimseye benzemez. Her kalpte her beyinde ayrı düşünceler ayrı duygular olur. Sevmeliyiz, hedeflerimiz, amacımız olmalı tabiki de ama dozunda olmalı. Hayatta güçlükler var bunları aşmamız için güç gerekli güç için inanç inanç için hayal gerekli. Kendimizi bitirirsek enerjimizi harcarsak ömür dediğimiz zamn diliminde kendi adımıza önemli işler bırakmadan gideriz. Yaşamı anlamlandırmalı ve ona tat katan biz olmalıyız.Kötülük var ona yapacak tek şey iyiliklerimizle onu sindirmek , ezmek, eritmek kendimizdeki kötülüklerimizi bile iyiliklerimizin fazlasıyla yok etmek bunu yapabiliyorsak eğer Biz başarılı, mutlu, sağlıklı ve huzurluyuzdur.