- Kategori
- Kişisel Gelişim
Hayatı yaşanılası kılmak için mutlaka yapılması gerekenler listesi ilk 5

Dünya üç gündür.Dün, bugün ve yarın.Dün geçti.
Yarının geleceği belli değil.Öyle ise bugünün kıymetini bil …
Hasan- Basri
Bu yazımı 28 yaşında biri olarak keşfettiğim, yaşadığım, gördüğüm, duyduğum, bildiğim tecrübelerim üzerine yazma gereği duyuyorum ve hepsini madde, madde açıklayarak yazmayı tercih ediyorum. Yazdığım maddelerin içerisinde benim de henüz yapmadığım, yapmak istediğim veya yapmaya yeni başladıklarım olacaktır, olacaktır çünkü hepimizin mutlaka birden fazla KEŞKE si vardır… : ) Benim kişisel gelişim üzerine yazılmış olan yazılar her zaman için dikkatimi çekmeyi başarmıştır. Çünkü hepimizin ortak noktası bu dünyada YAŞAMAK. Ne kadar çok yaşanmışlıkları bilirsek kendimizi bir o kadar yetiştirir ve çok daha güçlü adımlar ile devam ederiz yaşantımıza... Keyifli okumalar dilerim
1- HER GÜNE ŞÜKÜR İLE POZİTİF UYANMAK: Hepimiz biliyoruz ki uyku yarı ölüm halidir. Eğer her sabah gözümüzü açabiliyorsak yeni güne, çok fazla insandan daha şanslıyız demektir. Yeni güne gözlerimizi açabilmek en önemli şükür sebebidir ve inanın güne çok daha güzel ve pozitif başlayabilirsiniz.
2- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK VE ONA SAYGI DUYMAK: Şunu vurgulayarak söylemek istiyorum ki, emin olun hiç kimse iş yerinde, iş yaşamında %100 mutlu olmaz, olamaz. Ama bu seviyeyi %80,90 gibi oldukça yüksek bir yüzdeye taşımak emin olun kesinlikle yine bizim ellerimizde. İşimizi sevmeli ve ona saygı duymak önceliğimiz olmalı ki zaten haftanın en az beş gününü, günün ise en az 8 saatini iş hayatımızda tempolu olarak geçiriyoruz ve eve gittiğimizde bize maksimum kalan süre 6 saat dersek, görüldüğü üzere en fazla zamanı iş hayatımızda geçiriyoruz biz istesek de istemesek de. Bir çok sektörde çalıştım ve bunu yaşamış biri olarak aktardığımı da bütün dürüstlük ve samimiyetimle belirtmek isterim.
3-İŞ ARKADAŞLARI VE YÖNETİCİ İLE SAYGIYA DAYALI SEVİYELİ BİR BAĞ KURABİLMEK (Bu kuralı daha çok yeni işe başlayanlar veya başlayacak olanlar için söylemem daha doğru olur, çünkü 5,10 yıldır çalıştığınız bir işte eğer bu bağı kuramadıysanız bundan sonrası çok güç olacaktır): İş hayatında çalıştığınız sektöre göre değişkenlik gösteren bir faktördür bu elbette fakat şunu unutmamak lazım ki, bir insana ne kadar saygılı, kibar ve güler yüzlü davranırsanız karşınızdaki kişi de size öyle yaklaşacaktır. Eğer yaklaşmıyorsa da siz kendinize saygı duymuş ve kendinden ödün vermemiş oluyorsunuz bu durumda. Asık suratlı, egoist, anlayışsız, kibirli ve empati yoksunu yöneticiler çok fazla var maalesef ve emin olabilirsiniz ki bende böyle insanlarla çalıştım. Ama yöneticim suratsız diye veya bencil diye bende onun gibi olmak zorunda elbette ki değilim, bunun bilincine yıllar önce vardım.
4- BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİRMEK VE ÖN YARGILI OLMAMAK: Yaşadığınız sorunlara her zaman farklı açılarla bakabilmeyi öğrenmelisiniz. Eğer problemlere aynı bakış açısı ile yaklaşırsanız, onları problem olarak kalmaya mecbur edersiniz. Olumsuz gelen veya içinden çıkamadığınız bir durum olduğunda soğukkanlı ve farklı açılardan bakmayı deneyerek çözebilirsiniz. Hiçbir durum karşısında önyargılı olmamak gerekir. En basit örnek ile; sizin uzaktan bakarak köpek gördüğünüz bir şeyi karşıdaki karton olarak görebilir. Doğrusunu ise yanına en çok yaklaştığınız anda görürsünüz. Bu madde iş, okul, özel bütün yaşamlarınızda geçerli bir durumdur. Size belki aşina olduğunuz belki de ilk defa okuyacağınız bir örnek ile konumuzu pekiştirmek istiyorum. Prof. Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna; “ şunların kafasına çantamı indiresim geliyor “demiş. Oğlu; “ anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş. Önyargılarımızı kırarak, farklı pencerelerden bakabilmek her zaman bize fayda sağlayacaktır.
5- İYİ, DÜRÜST VE ALÇAK GÖNÜLLÜ OLMAK VE ÖYLE KALMAK: Özellikle -öyle kalmak- olarak belirttim çünkü mühim olan iyi ve dürüst olmak değil, her koşulda öyle kalabilmektir. Hiç kimse annesinden kötü bir insan olarak doğmaz. Sadece içinde kötülük de vardır iyilik de. Hangisini tercih edeceği kendi hür iradesine kalmış bir durumdur. Seçimlerimiz hayatımızı yönlendirir, kaldı ki seçimlerimizi de biz seçip onlara yön veriyoruz. Son nefesimizi verene, gözlerimizi son defa kapatana kadar bizi aksi duruma sevk eden sebepler her ne olursa olsun bizim seçeceğimiz her zaman İYİ VE GÜZEL olan taraf olmalıdır. İnsanlar genelde acımasızlığı seçmeyi tercih ediyorlar. Aslında işin püf noktası sadece bu gördüklerimiz ve yaşadıklarımıza dayanabilmek ve yeri geldiğinde haksızlığa boyun eğmemektir. Yeri geldiğinde dememin tek sebebi; erken öten horoz olmamaktır, zira sonunu bilmeyenimiz de yoktur. : )
O HALDE; BUGÜNÜN KIYMETİNİ BİLENLERDEN OLMANIZ VE OLMAMIZ DİLEĞİMLE …
Hoşça kalın, sevgi ile kalın …
Limon Çiçeği