- Kategori
- İlk Yardım
Hayatımda ilk defa ambulansı aradım
Öğleden sonra Beşiktaş’a attım kendimi, malum hava bugün çok güzel deniz kenarında biraz otururum diye düşündüm ama öncelikle pasajlara girdim, karıştırdım, giyindim, soyundum derken sahile indim sonra.
Roma külah dondurmamı da alıp indim sahile, oturdum, yüzümü güneşe dayadım… Alllaaah’ım nasıl güzel bir histir o! Nasıl keyifliydi nasıl beni benden aldı derken tuvaletim geldiği için keyfe ara verip eve dönmek zorunda kaldım. Beşiktaş’ta tuvaletimi yapacak temiz bir yer gelmedi o an aklıma. Dolmuş durağına doğru yürürken, Hürriyet Anıtı’nın hemen oradaki ağaçların birinin dibinde kendiliğinden yetişen mantarlar dikkatimi çekti. Ben mantarlara bakarken; baktım ağacın arkasında 60'lı yaşlarında bir amca nefes alamıyor! Nasıl panikledim, hemen su çıkardım çantamdan, içirmeye çalıştım. Sonra çantasını işaret etti, açtım ilacını çıkardım – sanırım astım spreyiydi- sıktım ağzına ama ellerim nasıl titriyor, o amca orada benim elimde ölecek sandım. Dudakları mosmor oldu, yüzü bembeyaz! Durumun farkına varan etrafımızda koca bir çember oluşturdu. Bir kaç kişi amcayı kaldırmaya çalışınca ben de o kalabalığı dağıttım ama öyle bir bağırmışım ki herkes dağıldı birden. Hemen ambulansı aradım ve bingo! Bilin bakalım kaç dakikada ulaşabildim çağrı merkezine? 5 dakikadan fazla hatta kaldım. Neden? Çünkü çağrı merkezi çalışanlarının hepsi MEŞGUL. Amcaya bakıyorum, ölüyorum dercesine yüzüme bakıyor. Hemen adres verdim ve ambulans 20 dakika içinde geldi. Ambulans gelene kadar arka tarafta bulunan polislere haber verdim. Amcanın başına geldiğimde en son ölüyorum demeye başladı, ben başladım ağlamaya. Hayatımda ilk defa böyle bir olay geldi başıma. Soğukkanlılığımı korumaya çalışsam da çok korktum o amcaya bir şey olacak diye. Halbuki o amcayı hiç tanımıyordum ben, orada o mantarlar ilgimi çekince farkettim onu. Ambulansa koyduk, kapı kapanırken yüzünde çok teşekkürler dercesine bir bakış vardı bana, kötü hissettim çok, tuhaftı… Belki de hayatını mı kurtardım o amcanın?