Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '21

 
Kategori
Felsefe
 

Hayatın Anlamına Bir Bakış

Evimizde geçirdiğimiz pandemi günleri, özgürlüğümüzü elimizden aldı,
kendimizle başbaşa kaldığımız bu günlerde birçok duyguyu bir arada
yaşadık.
Karantina günlerinde aklıma en çok gelen soru şu oldu. Hayatın anlamı
var mı? Varsa nedir? Bu soruları zaman zaman sormuştum kendi
kendime... Her şeyi analiz eden kafa
yapımla, üniversitede bilgisayar programlama ve matematik
eğitimlerinin de getirdiği, hayatımdaki herşeyde bir neden/sonuç
ilişkisi arama alışkanlığıyla, bu
sorulara değişik dönemlerimde, defalarca farklı yönlerden bakarak geri
dönmüşümdür. Bir sene evvel babamın hastalığı ve kaybı, arkasından da
pandeminin getirdiği kayıp, yas ve yalnızlık duyguları yaşamın
anlamını çok derinden sorgulamaya beni bir defa daha itti. Zaman zaman
anlamsızlığını düşünerek, "neden yaşıyoruz ki?" 'ler, umutsuzluk ve
çaresizlik hisleriyle savaştım. Bu zamanlarda en büyük destekçim
sevdiklerim, yani ailem ve arkadaşlarım oldu. Onların sevgileri bana
tekrar umut ve yaşam isteği verdi. Ruhu güzel insanların hayatımıza
kattığı değer ve anlam en başta geliyor herhalde...
Bu arada filozofların, psikologların,sanatçıların bu konuda ne
dediklerini okudum, araştırdım. Aynı
soruları onlar da zaman zaman tekrar tekrar irdelemişlerdi
çünkü...Kendi kendime bir çözüm, bir yol ararken karşıma neler
çıktı,neler...Aşağıda biraz kendi düşüncelerimden, biraz da
okuduklarımdan
bahsedeceğim.


Hayatın anlamı/anlamları herkese göre değişiyor bence... Kimine göre
sevgi, kimine göre çocukları, kimine göre, sanatı, kimine göre gerçeği
aramak olabiliyor. Bunu kendimize dönüp hayatımızdaki değerlere
bakarak anlayabiliriz. Ben kimim ve benim için neler önemli? Neler
için şükrediyorum? Nasıl hatırlanmak istiyorum? Zamanımı neye
harcıyorum? Beni neler yönlendiriyor, neler heyecanlandırıyor? Eğer
din gibi hayatınızın ana taşı bir anlamınız yoksa kendi anlamınızı
kendiniz yaratmak zorundasınızdır. Ve hayatınızı o anlama göre
organize eder, yönlendirirsiniz. Bu arada toplumun, ailemizin,
eğitimimizin bize dikte ettiği değer yargılarından bağımsız olarak
kendi değer yargılarımızı bulmak, inşa etmek oldukça zorlu bir
iştir,ve bunu hayatta çok az insan başarabilir. Değer yargılarımızı
tek tek inceleyip, bazen yıkıp yeniden inşa etmek özgürlüğün de
başlıca temelidir ve büyük cesaret gerektirir. Hayatın anlamı,
özgürlük ve cesaret kavramlarıyla içiçe geçmiştir burada...Nietzsche'nin
UberMensch kavramı işte bu kendi kendini, değerlerini, anlamını kendi
yaratan, yaratmaya cesareti olan kişidir. "Özgür olmaya mahkumuz",Jean
Paul Sartre, ünlü Fransız varoluşçu filozof böyle der, ve şöyle ekler:
"Kendi ışığımız, kendi mucizemizi kendimiz yaratmalıyız."
Hayat mücadelemizde bir anlam bulmak yaşamı yaşanılır kılar.
"Mücadelenin kendisi bir insanın yüreğini doldurmaya yeter", der
Albert Camus, Cezayir asıllı Fransız filozof ve yazar..."The Myth of
Sisyphus" yazısında, yine Camus, sonsuza kadar, tekrar tekrar kayasını
dağın tepesine taşımaya Yunan tanrıları tarafından  mahkum edilen
Sisyphus'un efsanesini anlatır ve hayatın anlamsızlığı karşısında
kayayı taşıma mücadelesini kabullenmenin küçücük de olsa bir amaç
olabileceğini tartışır. Nietzsche ise "Bir nedeni olan herhangi bir
nasıla katlanabilir", diyerek hayatımızdaki anlam ve amacın önemini tekrar tekrar vurgular.


Son olarak da ünlü "İnsanın Anlam Arayışı" kitabının yazarı ve
logoterapinin kurucusu Viktor Frankl'dan bahsetmek isterim. Kendisi
Nazi toplama kamplarında senelerce kalmış, tüm ailesini orada
kaybetmiş, ancak hayata tutunmuş ve savaş sona erdiğinde buradan
kurtularak insanları iyi etmeyi kendine amaç edinmiş bir kişi...Yazar
Nazi toplama kampında yaşadığı ve gördüğü şeyleri bu kitabında
anlatmıştır ve bu  sayede logoterapi adı verilen psikoterapi kuramını
gerçekleştirmiştir. Bir amaç olduğu zaman yaşamın anlamanın bulunabileceğini vurgulamıştır. Nazi toplama kampında her durumda bir seçeneğin olabileceğini
farketmiştir.  İnsanların yaşadığı en kötü durumlarda bile ruhsal
özgürlüğün ve bağımsızlığın içimizde bir yerlerde saklı olduğunu
belirtmiştir. Bireylerin kendi davranışlarını ve kendi yolunu seçme
özgürlüğünün, insanların ellerinden her şey alınsa bile alınamayacağını
kitabında anlatır.

Hayatı kendi ışığımızı yaratarak, üreterek, güzel amaçların, iyiliğin,
güzelliğin peşinde yaşayabilmemizi umut ediyorum. Bu yolda yürürken
kaybolduğumuz, zorlu patikalara savrulduğumuz zamanlar olacaktır. Hayat sonuçta büyük bir mücadele! Çaba,emek, gayret ve sabır istiyor. Ama sonunda "iyi ki de dünyaya
gelmişim, iyi ki de yaşamışım, ne maceraydı...", diyebileceğimiz bir
yolculuğumuzun olması en büyük dileğim...

 
Toplam blog
: 19
: 103
Kayıt tarihi
: 08.02.21
 
 

Merhaba, bu blogda yaşadıklarımdan, ilgi alanlarımdan,...alıntılar yaparak sizlerle paylaşmak ist..