- Kategori
- Güncel
Haydi Hanımlar...

Artık oturup da düşünelim lütfen.... birbirimize sahip çıkalım!
HAYDİ, HANIMLAR-1
Biz ki kurtuluş savaşında sırtında mermi taşıyan, biz ki cepheye bakraçlarla askerlerimize su veren ve nice kahramanlıklarıyla “Türk Kadını”nı dünyada örnek gösteren ninelerimizin torunlarıyız!
Kurtuluş savaşında Zekiye hanım, Kastamonu’da 10 Aralık 1919’da öğretmen okulu bahçesinde, tam 3000 kadını toplamış ve miting yapmıştır. Bu, dünyada ilk içinde kadın olan miting olarak tarihe geçmiştir. Ki o zamanlarda kadınların sokağa bile çıkmaları hoş karşılanmazdı.
Ve yine Kurtuluş savaşında, Kütahya sırtlarında cepheye mermi giderken, soğuk -30, -40 dolaylarında ve 75-80 yaşlarında bir nine! Bütün yorgan ve battaniyesiyle cephanenin üstünü örtmüş, kendisi bir pazen elbiseyle duruyor. Bunu gören komutan;
- “Nine hiç olmazsa bu yorganı alsan sırtına” dediğinde
- “Dokunma ona O milletin malıdır ben ölürüm ama onunla millet doğacak” der.
Böylesine kahramanlıklar sergileyen öyle çok kadınlarımız var ki!... Anlatmakla bitiremeyiz. İşte bizler yüce “Nine hatun”ların torunlarıyız! Dünyada erkeği ile omuz omuza savaşan ilk ve tek milletin Kadınlarıyız!
O zamanlarda, bunu gören Mustafa Kemal Atatürk ise bakın bu konuda neler demiş;
“Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkân yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim" diyemez.”
Ve savaş biter bitmez Kadınlara seçme ve seçilme hakkını vermiş. Hem de Dünyada bunu ilk elde eden Kadınlarda bizler olmuşuz!
Peki… Şimdi soruyorum sizlere… Hangimiz bu hakka sahip çıktık? Ve ne durumdayız?
Artık, Dünyada kadın temsilinde 100. sıradayız!
Tamam, toplumumuz erkek baskısının altında kalmış kadınlarımızla dolu… ama hiç mi bizlerin suçu yok?.. Elli yıl öncesinde kadınların iş hayatı diye bir şeyleri de yoktu… Düşünülemezdi bile ama şimdi kadınların çalışmadığı hiçbir alan kalmadı!
Bakın… Bizler anaç rollerle ailemize sahip çıkarken, kadınlarını övmeyi bilmeyen ve bencillik egosunu yaşatanların elinde toplum baskısı hep üstün kaldı. Bizler toplumda hak ettiğimiz seviyeye ulaşamadık. Çünkü kadınlarımızı meclislere gönderip de çoğunluğu elde edemedik… Şu anda meclisin sadece % 9 kadın!
2010’lara geliyoruz hala başörtü davalarını, kadına uygulanan şiddeti konuşuyoruz.
Bakın Kadına sadece fiziksel şiddet uygulanmıyor, psikolojik baskılarda bir şiddettir ki buna maruz kalanlar, bence fiziksel şiddetin görünen kısmından çok daha fazladır!
İslami toplumlarda kadının daima arka planda kalması için politika yürüten güçler vardır. Çünkü kadını bir birey olarak görmekten çok kendisine saklamayı dinin kuralı zanneder ve başka görüşlere de asla açık değildir. Çünkü kadının bilinçlenmesini istemez… Hep onun hizmet etmesi ve onun ilgisi içinde kalması onun için bir zaferdir.
Kadınlarını eğitmeyen bir toplumunda asla gelişemeyeceğini de günümüzde belirli kesimlere bakarak görebiliriz. Örnek mi? Irak.. İran... ve diğer İslam ülkeleri!...
Bu konu günümüzde o kadar önemlidir ki yazımı bir seri halinde sunmayı amaçladım.
Eğer takip ederseniz başka konulara da değineceğimi göreceksiniz!...
Bu konu da da sizlerden görüşlerinizi beyan etmenizi bekliyorum!
Hatta yazımda sizlerin de duygu ve düşüncelerinize yer vermeyi düşünüyorum. Yeter ki her şey daha iyi ve sağlıklı ortamlara ilerliyor olsun!
Saygı ve Sevgilerimle!
Aysen Aydın.