​ Hayır, Dediğinize Gelmedik / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '12

 
Kategori
Siyaset
 

Hayır, Dediğinize Gelmedik

Hayır, Dediğinize Gelmedik
 

  • Eminim ki ellerini ovuşturarak, hınzır bir içten gülümsemeyle “Dediğimize geldiniz mi?” diye alaycı bakışlara yatırmışlardır kendilerini.  
  • “Hayır efendim, dediğinize gelmedik.”
  • Kaldı ki sizinle zerre olsun bir gönül birliğimiz dahi olmamıştı.
  • “Demokrasi” demek ha! “Evet, demokrasi” bizim istediğimiz biricik talep. Ne yapalım, el mahkûm, ayak gardiyan misali, AKP ve Başbakan’dan az buçuk olsun bekledik böyle bir şeyi. Ama bir parantez açarak tabii…
  • Öyle ya, ne demiştik? “En nihayetinde gelebileceğimiz en kötü nokta, şu an içerisinde bulunduğumuz durumdan daha beter olmayacaktır” demiştik.
  • Bu cevabi cümle çok şey anlatıyor.
  • Lakin benim zaten AKP ve onun tepe noktasındakilere ilişkin öyle aman aman bir güven dolu halimin, zihin yapımın olmadığı malumunuzdur. Beni bilen bilir… En çok kullandığım ifade “Bunların serencamı bellidir” olmuş. Nitekim bunların serencamı ortada olduğu halde, biz, hadi bir değişiversinler babından bir beklentinin içerisine girmişiz. Ama tilki misali dönüp durmuşlar ve en nihayetinde kendi asli kimliklerinde karar kılmışlar.
  • Ya bizim için…
  • Bizim için değişen bir şey yok. 12 Eylül darbesini de biliyoruz az çok, 28 Şubatı da… 1990’lı yılların kanlı günlerini de biliyoruz. Al birisini, vur ötekisine. Biz “demokrasi” derken, onlar, kendilerinden öncekilerin yaptığından farklı olan bir şey yapmadıklarından, pek tabii ki eleştirilerimizin muhatabı olacaklar. Sonu ne olur bilinmez ama ha asker ve yargı vesayeti, ha AKP’nin anti demokratik uygulamaları… Geldiğimiz nokta 2002 öncesi vesayetçi devlet uygulamalarının bir başka versiyonu. Adları değişti. Eskilerin yerini AKP ve Cemaat aldı.
  •  
  • Şimdilerde, yeminli AKP karşıtı olan Ulusalcı-Kemalist çevreler, “Dediğimize geldiniz mi?” der gibiler. Sizinle hiç işimiz olmaz bilesiniz. Zira bu ülkenin muhalifleri asker ve yargıdan az çekmedi. Asker ve yargının balyozu her dem bu ülkenin muhaliflerinin tepesine okkalı bir şekilde indi. Tam da bu noktada BDP eksenli Kürt siyasetini takdir etmek gerekiyor. Ne demişlerdi? Asker ve yargı gidecek ama yerine gelen AKP ve Cemaat yine bize Ulusalcı-Kemalistlerin yaptığından farklı bir baskı uygulaması yapmayacak. KCK tutuklamalarıyla da bu durumu ne denli doğru kavradıklarını ve referandum dönemindeki “Boykot” tavrının ne denli doğru bir tavır olduğunu görmekteyiz. Sırrı Süreyya Önder mecliste yapmış olduğu bir konuşmada, “Gitti Kemalistler, geldi Neo-Kemalistler” demişti. Aynen öyle oldu.
  • Yani demem o ki, Ulusalcı-Kemalistler sevinmesinler, kendilerinden farklı olmayan bir siyasal anlayışın iktidarda olmasından yakınmalarının tek nedeni, kendilerinin iktidarda olmamasıdır. Farklı ne yapacaklar? Ermeni meselesini mi çözecekler? Kürt Sorununu mu çözecekler? Faili meçhullerin aydınlatılması için önerileri nedir? Gelir adaletsizliğine dair bir plan ve programları mı var? Ülkenin ve dünyanın gündemine dair düşünceleri nedir? Dikkat ediniz, her bir sorunun yanıtında kocaman bir “Hiç” vardır. Her bir sorunun karşısında kocaman bir “Hiç” vardır, zira onlar, halen 1930’larda kalmış, dünyaya, ülkeye ve hayata o yıllardan bakmaktalar. Saha dışı kaldıklarının farkında bile değiller. Ama ille de kendilerini haklı görecekler ya…
  •  
  • Bu ülkede Kürtler için değişen ne oldu? Ya sosyalistler için? Bu ülkede bu çevreler her dönem devletin balyozunu üzerlerinde fazlasıyla hissetmiş çevrelerdir. Uzun yıllardır kendi istedikleri uygulamaların hüküm sürdüğü ülkede, 2002 öncesi gelinen nokta uçurumun eşiğiydi. Ekonomik krizlerin nedeni olan banka hortumlamalarını bu dönemlerde gördük. Binlerce faili meçhulü bu dönemlerde yaşadık. Ülkenin hiçbir dönemde görmediği iç göç bunalımını asker ve yargının vesayette tutmuş olduğu dönemlerde gördük. Sonuç bir felaketler silsilesiydi. Ve bu gün kendisini Ulusalcı-Kemalist olarak tanımlayan çevrelere, bu toplumun herhangi bir kesiminden güven dolu bir bakış açısının olacağını mı sanıyorsunuz? Veya kendileri öyle mi sanmakta?
  • Bu kesimlerin en hızlı olanları ki, kendileri CHP’yi yetersiz bulmuş olacaklar ki, koştur koştur “Ulusalcı Güç Birliği” denen bir yapı etrafında toplanıp, 12 Haziran 2011 seçimlerine girdiler. Aldıkları oy ne kadar? Bilen var mı? Şahsen ben bilmiyorum. Bildiğim binde bilmem kaçlarda gezdikleriydi. Ama bakarsanız kimseyi de beğenmiyorlar. Sanki düşünceleri bu coğrafyada çok para ediyormuş da…
  •  
  •  
 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..