- Kategori
- Evcil Hayvanlar
Hayvan sevmeyen "insan" olur mu?

ne tatlı şey değil mi :)
“Canlıları sevmeyen insan kendini sevebilir mi?” diye sormalıydım en başta. Çünkü bitkiler, hayvanlar, insanlar birer canlı Allah’ın yarattığı müthiş güzellikler bence… Bir kiviye hiç dikkatle baktığınız oldu mu? Ne muhteşem bir dizayn var tüm meyvelerde değil mi?
Benim için kivi bambaşka! Çekirdeğinden tutun katman katman ayrılmış bu güzel meyve harika bir görüntüye sahip ve tadı da çok hoş. Her neyse konuyu dağıttım hayvanlardan bahsedecektim.Daha doğrusu başıma gelen üzücü bir meseleden…
Dün köydeydik, tam yemek zamanı evde de köyün köpeklerini çok mutlu edecek bir yemek vardı. Bahçede mangal yapınca sevimli ve inatçı köpeğimiz chiguli acıkmış olacak ki kapımızın önüne yatmıştı. “Kalk” dedik, “git” dedik dinlemedi. Kendileri birde inatçıdır ki sormayın. Fakat ondan daha inatçı ve can yakıcı insanların olduğu bu güzel ülkemizde tatlı bir köpekçiğin orada yatması birilerine batar oldu. Önce kalk deyince inatla oturan ve hatta ısrar edince iyice uzanan Chiguli’yi küreği aldı ve kaldırmaya çalıştı. Poposundan tutuyor küreğe sığmıyor, belinden tutuyor kalkmıyor. İnsan işte tuhaf bir mahluk! İyiside var kötüsüde… En sonunda iyice sinirlenen adam küreği poposuna yavaşça dokundurmaya başladı zavallı hayvancığın. Aman haa hayvan deyip geçmeyin onunda duyguları var. Onunda bir canının olduğunu ve allah’ın yarattığı canı acıtmanın ne kötü bir şey olduğunu bilmiyordu. Ben uzaktan izlerken artık dayanamadım büyükmüş, saygıymış bir kenara bıraktım. Köpekçiğin ne günahı var bağırdım haliyle “yapma, onunda canı var hiç acımıyormusun?” diye. gözleri dönmüş bir şekilde bana bakıyordu adam. Küreği tutmuş elime bakarak “bırak” diyordu. Bırakmadım. Küçük Chiguli ağlıyordu. En zonunda ezan okundu da öyle geldi adamın aklına yaptığı yanlış. Adam eve girdikten sonra yüzüne baktım oturmuş afiyetle pirzolaları yiyordu. Çok sinirlenmiştim. Çıktım bir daha baktım köpeğe teşekkür eder gibi baktı yüzüme. Biraz başını okşadım, patilerini sevdim. Evin yan tarafına yürüdüm “gel” dedim yeri göstererek ve geldi oraya oturdu burnuna bir öpücük kondurup o adam için özür diledim.
İşte böyle görüyorsunuz ki iyilikle yaklaşınca her canlı karşılığını veriyor. Nasıl ki bir fındık ağacının bakımını yaptığında, çimlerini budadığında, gübresini verdiğinde, sevdiğinde karşılığını meyvesini vererek gösteriyorsa bu bitkide olsa, hayvanda olsa, insanda olsa durum aynı. Hoş bazı insanlar nankör ama yine de içlerinde biraz merhamet vardır. İyilikle yaklaşıldığı zaman karşılığı birgün mutlaka görülür. Ne demiştim bitkide olsa, hayvanda olsa, insanda olsa!
İyilikten ve sevgiden şaşmayın. Bol bol sevmek ve sevilmek dileğiyle…