​ Hazmetmek / Yoga / Meditasyon / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '15

 
Kategori
Yoga / Meditasyon
 

Hazmetmek

Hazmetmek
 

Yazılarımı takip ediyorsanız birkaç hafta önce derslerimden birinde zihnimin gerisinde kalmış ve neredeyse unuttuğum bilgileri tekrar hatırladığımı ve derslerimde bu bilgilerden yararlanmaya başladığımı biliyorsunuzdur. Derslerde "vayu"lara (rüzgar/hava akımı/bedendeki enerji akımı) odaklanıyordum. Birinci ve ikinci "vayu" yani "prana vayu" (içeri ve ileri doğru akım) ve "apana vayu" (aşağı ve dışarı doğru akım) üzerine yoğunlaşmış ve derslerde bu iki "enerji akımı"nı harekete geçiren akışlar yapmıştık. Geçtiğimiz hafta ise sıra "dengeleme"ye gelmişti. "Samana vayu" yani "dengeleyen ve merkezleyen hava akımı"...

Yoga felsefesinde, “prana” adını verdiğimiz ve en basit haliyle “nefes” olarak adlandırabileceğimiz şeyin aslında sadece “nefes” olmadığını aynı zamanda “yaşam enerjisi” anlamına da geldiğini biliyoruz. “Prana”nın bedenimizin hareket ettirdiğini ve zihnimize düşünce gücü sağladığını da biliyoruz. Yoga asanalarında “prana”yı kullanarak bedeni ve zihni canlandırabilir, farkındalığımızı arttırabilir ve yüksek bilince ulaşabiliriz.

Bu nedenle, yoga üstadları “prana”nın bedende beş farklı yönde hareket ettiğini fark etmiş ve bunları “prana vayu” (içeri ve ileri doğru akım), “apana vayu” (aşağı doğru akım), “samana vayu” (dengeleyen/merkezleyen akım), “udana vayu” (yukarı doğru akım) ve “vyana vayu” (dışarı doğru akım) olarak beşe ayırmıştır. Tüm bu “vayu”lar bedenin farklı bölgelerini etkiler ve uyum içinde çalıştıklarında, sağlıklı bir zihne ve bedene sahip oluruz.

"Samana vayu" dediğimizde dengeleyen ve merkezleyen bir enerji akımından bahsetmekteyiz. Karın bölgesinde bulunan ve enerjiyi dengeleyip merkeze çeken bir hava akımı... Sindirim sistemini ve gıda, hava, deneyim, duygu ve düşünce gibi bedene giren tüm maddelerin özümsenmesini ve hazmedilmesini düzenleyen bir "vayu." "Prana vayu" (içeri ve ileri doğru hava akımı) ve "apana vayu" (aşağı ve dışarı doğru hava akımı) arasında bulunan bir "enerji akımı..." Göğüs kafesi ve pelvik taban arasında bir "vayu"... "Samana vayu", "prana"nın (nefes/yaşam enerjisi) özümsenmesinden, nefes, gıda ve zihinsel deneyimler yoluyla enerjinin toplanmasından sorumlu...
"Samana vayu", "manipura çakra" (karın çakrası) ve ateş elementi ile ilişkiliydi. Bu "vayu" sağlıklı bir şekilde çalışıyorsa, güçlü bir sindirim sistemine sahip olur, kendimizi canlı ve dengeli hissederdik. Tam tersi bir durumdaysa, fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak özümseme ve hazmetme sorunları yaşayabilirdik. Bu "vayu", "prana vayu"yu ve "apana vayu"yu karın bölgesinde bir araya getirir ve "agni"yi (sindirim ateşi/arınma ateşi) kontrol eder.
"Samana vayu" sayesinde istediğimizi içimize alıp kabul eder, istemediğimizi ise bedenden atarız ve bunu bir denge içinde yaparız. Bu "vayu"nun dengesi bozulduğunda sindirim ve obezite sorunları yaşayabilir, metabolizmamız yavaş çalışabilir ve iyi ve dengeli beslenmeyebilirdik.
Tüm bu nedenlerden dolayı, "samana vayu"yu uyarmak için "ayağı ve dışarı doğru giden enerjiyi" yani "apana vayu"yu ve "içeri ve ileri doğru giden enerjiyi" yani "prana vayu"yu karın bölgesinde bir araya getirmek gerekmektedir. Böylece, beden güçlenir, zihin ve temel içgüdülerimiz dengelenir. Bu "vayu", kendimizi olduğumuz gibi görmemizi ve alışkanlıklarımızı değiştirebilmemizi sağlar.
"Prana" ve "apana"nın karın bölgesinde bir araya gelmesiyle "samana vayu"yu genişleterek de "sushumna nadi"yi (bedenden geçtiği düşünülen merkezi enerji) uyarır ve böylece zihni sakinleştirip "samadhi"ye (sonsuz mutluluk) ulaşabiliriz.
Tüm bunlardan dolayı, "samana vayu"yu öne eğilmeler, burgular, karın güçlendiriciler ve karın üstünde uzanarak yapılan arkaya eğilmeler ile harekete geçirebilirdik.
Derse her zamanki gibi meditasyon ile başladık. Meditasyon sonrasında "pranayama" (nefesi özgürleştirme) çalışması yaparak dikkati "samana vayu"ya çekmek istemiştim. Bir anda bu "vayu"yu nasıl bir nefes çalışması ile uyarabileceğimi düşündüm. "Samana vayu" dengeleyen ve merkezleyen bir enerji akımı olduğuna göre nefesi eşit sayıda alıp verdirerek bu "enerji akımı"nı harekete geçirebilirdik. "Nefesi beş sayıda alın ve beş sayıda verin." Öğrencilerin beş sayıda çok rahat nefes alıp verdiğini görünce yedi sayıda nefes alıp vermelerini istedim. Gözler kapalı, omurga dik ve nefes alış verişler eşit... Nefes verirken karnı iyice içeri çekmeye odaklandık. Her nefes verişte karın biraz daha içeri...
"Pranayama" sonrasında "uddiyana bandha" (karın kilidi) çalıştık. "Uddiyana bandha", en basit anlatımıyla, karnın içeri çekilmesi demektir. Bu çalışma için ayağa kalktık ve bacakları kalça genişliğinde açtık. Dizleri hafif büktük ve elleri dizlerin üzerine yerleştirdik. Omurgayı yuvarladıktan sonra burundan nefes alıp burundan güçlü bir şekilde nefes verdik. Karın kaslarını iyice kasıp karnı ve karın bölgesindeki organları geriye ve yukarı doğru çektik. Sanki göbek deliğimiz sırtımıza yapışmış gibi...
Bu çalışma sonrasında ise "samana vayu"yu "nauli kriya" (karın bölgesindeki sindirim organları ve ince bağırsak temizliği) ile hareketlendirdik. Bu çalışmanın ilk aşaması, akciğerleri tamamen boşaltıp karın kaslarını iyice içeri çekmekti. Yani "uddiyana bandha"ydı. Eğer bunu başardıysak, sırada karnın sağ ve sol tarafındaki kasları sıkmak ve ortadaki kasları gevşetmek vardı. Eğer bunu da başardıysak, karın kaslarının bir tarafını sıkıştırıp diğer tarafını gevşek bırakmak vardı. En son aşamada ise, merkezdeki karın kaslarını sıkmak, yavaşça karnın sağındaki kasları sıkmak ve gevşetmek sonra soldaki karın kaslarını sıkmak ve gevşetmek vardı. Böylece dairesel bir çalkalama uygulayarak karın bölgesine masaj yapılabiliyordu.
"Pranayama" ve "nauli kriya" çalışmasından sonra bedeni "surya namaskara" (güneşe selam) serileriyle ısıttık. "Samana vayu"yu uyarmak için burgular ve öne eğilmelere odaklanacaktık. Bu yüzden "güneşe selam" serilerini yaparken "uttanasana"da (ayakta öne eğilme) ve "utkatasana"da (sandalye) uzun süre bekleyip dikkati karın bölgesinde tutmaya çalıştık. Akış boyunca "uddiyana bandha"yı yaptık. Karnı gevşek bıraktığımızda bunu farkedip karın kaslarını tekrar içeri çekiyorduk.
"Vinyasa"lar (akış) arasına burgular ekleyerek "samana vayu"yu uyarmaya devam ediyorduk. "Tadasana"da (dağ duruşu) burgu, "parivrtta uttanasana" (ayakta öne eğilmede burgu), "parivrtta utkatasana" (sandalyede burgu), "parivrtta parsvakonasana" (dönmüş yan açı duruşu), "parivrtta trikonasana" (dönmüş üçgen), "parivrtta prasarita padottanasana" (bacaklar açık dönerek öne eğilme), "ashwa sanchalanasana”da (yüksek hamle) burgu, "adho mukha svanasana"da (aşağı bakan köpek) burgu ve “svarga dvijasana” (cennet kuşu duruşu) ile karın bölgesini iyice uyarmıştık.
Bir "vinyasa" sonrasında "adho mukha svanasana"dan (aşağı bakan köpek) "malasana"ya (çelenk/dua tespihi duruşu) zıplamış ve beş nefes sonra "malasana"da burgu yapıp yere oturmuştuk. Artık yerdeki asanalar ile "samana vayu"yu harekete geçirecektik. "Paschimottanasana" (yerde öne eğilme), "marichyasana" (bilge Marichy duruşu) ve "gomukhasana"da (inek başı duruşu) sağa ve sola burgu yaptıktan sonra "navasana" (sandal duruşu), "parivrtta navasana" (sandal duruşunda burgu) ile karın kaslarını güçlendirdik. Karın kaslarını biraz daha güçlendirmek için sırt üstü yatıp bacakları 90 derece yukarı kaldırıp her nefes verişte bacakları üç aşamada (60 derece, 45 derece ve 30 derece) yere indirip sonra tekrar yukarı kaldırdık. "Jathara parivartanasana"yı (karından burgu) hareketli yaparak hem oblik kaslarını güçlendirmiş hem de "samana vayu"yu uyarmıştık.
Sırada karın üstü yatıp "samana vayu"yu bu şekilde harekete geçirmek vardı. "Salabhasana" (çekirge duruşu) varyasyonları ile devam ettik. Önce sadece kollar ve göğüs havaya, sonra sadece bacaklar havaya. Sonra kollar ve bacaklar havaya… Sonra kolları arkada kenetleyip göğüs kafesini iyice açmaya çalıştık.
Dersi bitirmeden önce son bir "pranayama" çalışması yapacaktık. "Bhastrika" (körük nefesi) ile karnı şişirip karnı iyice içeri çekecektik ve böylece "samana vayu"yu uyaracaktık. "Derin nefes alırken diyaframı nefesle birlikte genişlet nefes verirken diyaframın içeri girmesine izin ver. Nefes verdikten sonra nefesi tut." "Pranayama" çalışması sırasında, elleri "matangi mudra"da (İç Uyum/huzur Tanrısı Matangi mührü) tutmuştuk. Bu "mudra" (mühür) "solar plexus" adı verilen karın bölgesini canlandırmaya yarıyordu. "Elleri kenetlerken orta parmakları ileri doğru uzat sağ başparmağı sol başparmağın üzerine getir ve dirsekleri karnın üzerinde tut." "Matangi mudra", "solar plexus"taki nefesi güçlendirip bu bölgedeki enerjiyi dengelemekteydi. Bu "mudra" ayrıca sindirim sistemini de güçlendirmekteydi. 
"Savasana" (derin gevşeme ve dinlenme pozisyonu) sonrasında sıra dersi bitirmeye gelmişti. "Samana vayu" sanırım "vayu"ların içinde en sevdiğim "hava akımı" olmuştu. Neden mi? Çünkü hem karın kaslarını çalıştırmamızı sağlıyordu hem de denge, hazmetme ve özümseme ile ilgiliydi. Karın bölgesi ve karındaki organlar... Mide; hazmetme ve özümseme... Fiziksel olarak midemizin kaldırabileceğinden fazlasını aldığımızda hazmedemememiz gibi duygusal ve zihinsel olarak da kaldırabileceğimizden fazlasını aldığımızda da hazmedemeyebileceğimizi bilmek... Hazmedebilmek için alabileceğimiz kadarını almak... İstediğimizi içimize alıp kabul etmek ve istemediğimizi bedenden atmak ve bunu bir denge içinde yapmak... Kabullenebileceğimiz ve kaldırabileceğimiz kadarını almak, içimize çekmek, hazmetmek ve özümsemek... "Samana vayu" buydu işte...

 
Toplam blog
: 201
: 432
Kayıt tarihi
: 08.05.13
 
 

Uluslararası Yoga Alliance onaylı hatha, vinyasa, yin ve prenatal yoga eğitmeni... Hayata bambaşk..