- Kategori
- Güncel
HDP Başkanı Demirtaş, "dereyi görmeden paçayı sıvamış" gibi...

Çok iddialı bir söz...
HDP Genel Başkanı Demirtaş, Türkiye'de, "iç barış" için, en ciddi ve en kararlı "siyasi, sosyal ve kültürel" bir "çözüm ve barış süreci" başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik olarak şunları söylemiş :
"HDP var oldukça, HDP'liler nefes aldıkça sen başkan olamayacaksın, seni başkan yapmayacağız, seni başkan yapmayacağız, seni başkan yapmayacağız!"
Demirtaş'ın bu "bu zamansız ve şuursuz" sözleri için, kendisine hatırlatacağım "atasözleri" var. Eğer, Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı birkaç oy fazlalığa dayanarak bu cüreti gösteriyorsa ona ilk atasözünü hatırlatayım.
"Aç tavuk, rüyasında kendini buğday ambarında sanırmış"
Anlamı : "Yoksulluk çeken, varlık yüzü görmeyen kişi, sürekli olarak ihtiyaç duyduğu şeylerin hasretini çeker; onları elde etmek için hayallere kapılır, olmayacak düşler kurar."
Seçime daha üç ay kadar bir zaman varken ve bu süre içinde neler olup biteceğini konusunda henüz kimsenin net bir tahmini bile yokken, HDP Başkanı Demirtaş bu sözleri, neyi gerekçe göstererek söylüyor acaba?
Demirtaş, "ortada fol yok, yumurta yokken", "dereyi görmeden paçayı sıvamış" gibi...
AMA... Evet, işin bir de aması var...
Farz edelim ki, Demirtaş, seçimlerde barajı geçti. TBMM'ne hatırı sayılır sayıda milletvekili soktu. Ne olur? Çözüm Süreci konusunda AKP'ye kök söktürür.
Hem de, öyle bir kök söktürür ki, Hükümet'ten ve Cumhurbaşkanı'ndan her istediğini koparır. Seçmenlerine ve Kürt halkına, adeta "Çözüm Süreci'nin esas sahibi benim" dercesine...
Belki bu nedenledir ki, Demirtaş'ın çözüm sürecinde Öcalan'ı dışlayacağı da söylenmektedir.
Bu durumda AKP ne yapar; tabi Erdoğan'ın da bilgisi dahilinde... Demirtaş'ın isteklerinden akla yakın olanları kabul eder. Onu, önce, başkanlık sistemini öngören bir anayasa için ikna etmeye çalışır... Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı "başkan yapmamak" koşunda direnirse, hiç beklenmedik bir şekilde ipler kopuverir.
AKP ve Cumhurbaşkanı, "öyleyse alın başınıza çalın!" derse... Kim kazanır kim kaybeder?
-- AKP, iktidarını sürdürür.
-- Yeni anayasa yapılmaz. Başkanlık sistemi gelmez. Ama,
-- Cumhurbaşkanı, "fiili yarı-başkanlık" sistemini devam ettirir.
-- Barış süreci durur. Demirtaş, seçmenleri üzerinde hayal kırıklığı yaratır.
Amaaaa! Bir de bunun tersi olursa, yani HDP seçimlerde barajı aşamazsa ne olur? İşte o zaman, yukarıda örnek olarak verdiğim iki atasözü de birden devreye girer; yani "hayaller biter" ve "dere görülmediği için paçalar sıvalı kalır".
Demirtaş, ihtimal dahilinde olan bu sonuç için "birileri (AKP ve CHP)" ya da "bir yerler(Okyanus ötesi desem mi acaba?)" ile gizli "bir anlaşma" yapmadıysa, seçim sonraki yaşamını, Diyarbakır'da açacağı bir avukatlık bürosunda devam ettirmek zorunda kalır...
Demirtaş, çok riskli bir oyun oynamaktadır...Ortası olmayan bir oyun bu... Ya HDP'yi bir Türkiye partisi yapıp CHP'nin pabucunu dama attıracak ya da yukarıda söylediğim gibi avukatlığa dönecek.
SONUÇ :
Demirtaş, "Ya herrü ya merrü" demiştir.
cdenizkent
20 Mart 2015