- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Hekimoğlu
Hekimoğlu
Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım da
Narinim kendi neslime
Türküleri çok severim. Sanıyorum her Türk türkü sever. Türküler bizim kültürümüzdür. Acılarımızı sıralamışız bir de onlara nağmeler eklemişiz söylemişte söylemişiz.
Bazılarını dinlerken hani deniliyor ya içim titredi aynen öyle oluyor. Sanki tanıdığımız birinden söz ediyor gibi. Sanki içimizden geçenleri anlatıyor gibi. Sanki acılarla bezeli Anadolu’muzun seslenişi gibi.
Aslı da öyle olmuş zaten.
O zamanlar dertlerini anlatmanın bir yolu olmuş türküler.
Bir çeşit feryat etme şekli olmuş.
Dayanmadığı acılarını dile getirmiş insanlar.
Türkü yakmışlar.
Ve inanın hepsinin bir hikayesi var.
Hekimoğlu , türküsünü kim sevmez, kim bilmez, kim okuyana eşlik etmez.
Peki, biliyor muyuz hikayesini.
Yaptığım araştırma derki;
Hekimoğlu İbrahim, Fatsa’da yaşayan bir delikanlıymış.
Burada Gürcü Sefer Ağa’nın yanında çalışıyormuş.
Gel zaman git zaman Sefer Ağanın dünyalar güzeli kızına gönlünü kaptırmış.
Kızda boş değil, o da bu babayiğite vurulmuş.
Başlamışlar gizli gizli buluşmaya, beş on dakikada olsa iki kelam etmeye.
Ama ne çare duyulmuş
Tabi burada çok önemli bir detay var.
Kız istemediği biri ile de nişanlıymış.
Bunların adı çıkınca kızın nişanlısı Seyit Ağa çıldırmış.
Adamlarını Hekimoğlu İbrahim’in peşine salmış.
Bir zaman sonra bir çatışma yaşanmış.
İbrahim çatışmada Seyit Ağanın önemli bir adamını öldürmüş.
Tek çaresi kalmış İbrahim’in kaçmak.
Oda öyle yapmış, kaçmış.
Tabi bütün bunlar duyulmuş. İbrahim çok sevilen biriymiş zaten.
Hekimoğlu’nun dağa çıktığını duyan yöre köylüleri kendisine kucak açmışlar.
Hekimoğlu dağda boş durmamış. Nasıl olsa dağda. Zenginlerden alıp fakirlere vermeye başlamış. Her geçen gün yaptıkları duyulmuş.
Himayesine birçok kişi girmiş.
Tabi bu arada Gürcü beyinin korkulu rüyası olmuş.
Bir gün Hekimoğlu’nun yeğenleri pusuya düşürülmüş.
Hekimoğlu’na haber gitmiş.
Hekimoğlu hemen hareket etmiş, yeğenlerine pusu kurulan yere gitmiş ama nafile aynı pusuya kendi de düşmüş.
Ağır yaralanmış ve hayatını kaybetmiş.
Hekimoğlu’nun arkasından bu türkü yakılmış.
Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım da
Narinim kendi neslime
Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekim oğlu dediğinde narinim aslan yürekli
Konaklar yaptırdım döşetemedim
Ünye de Fatsa bir oldu da
Narinim baş edemedim
Hekimoğlu derler bir ufak uşak
Bir omuzdan bir omuza narinim on arma fişek
Ünye de Fatsa arası Orduda kuruldu
Hekimoğlu dediğinde narinim orda vuruldu.
Bir başka türkü hikayesinde buluşmak dileğiyle…
Nazan Şara Şatana Araştırmaları…