- Kategori
- Dünya
Hem İsrail, hem Filistin Erdoğan’ı niçin istemiyor?

Mahmut El Ahzar: İsrail bölgesel değişikliklerden korkuyor (haberinvakti.com).
Çok garip bir durum!
İsrail, Türkiye’yle ilişkileri düzeltmek için “özür” diliyor...
Bütün Arap Âlemi ve tabii Filistin de Erdoğan’a bayılıyor... Oralara gittiği vakit halklar coşuyor, resimleri meydanlara asılıyor, yeni doğan çocuklara Başbakan’ın isimleri veriliyor...
İşte bu sevginin bir tezahürü olarak, Hamas, Başbakan Erdoğan’ı davet etmiş, Erdoğan da “Gazze’ye gideceğini” bildirmişti.
Lâkin İsrail gazetelerinden Jerusalem Post'ta, “Filistin Yönetimi, Türk hükümetini böyle bir ziyarete karşı olduğu konusunda bilgilendirdi. Çünkü böyle bir durum Filistinliler arasındaki bölünmeyi daha da derinleştirecektir” diye bir haber yayımlandı.
“Bölünme”den; Hamas’la El Fetih arasındaki ayrılık kastediliyor.
“El Fetih” Filistin yönetiminde etkili olan nispeten ılımlı olan parti... İsrail’i tanıyor ve müzakere edilmesini savunuyor.
“Hamas” ise İsrail’i bir devlet olarak bile tanımak istemiyor. Dolayısıyla El Fetih’le aralarında derin görüş ayrılığı var. Hatta bu örgüt ABD ve Batı hükümetlerince “terörist” olarak kabul ediliyor.
Hal böyle olunca, Hamas’ın Erdoğan’ı daveti, Filistin yönetimi tarafından zararlı görülüyor ve ziyaret istenmiyor.
x x x
ARABULUCULUK
Öte yandan, Ortadoğu’ya kalıcı “barış”ın gelmesi için İsrail’le Filistin’in mutlaka anlaşması lâzım... Bunun için de “arabululucu” ülkeye ihtiyaç var.
Bu kim olabilir?
Her iki tarafı da tanıyan, anlayan, her iki tarafla da iyi olan bir ülke!
İlk akla gelen Türkiye oluyor!
Üstelik, ABD Dışişleri Bakanı Kerry, “Türkiye Ortadoğu’da daha etkin rol almalı” diyor...
Güzel!
Güzel fakat her iki ülke de Türkiye’nin arabulucu olmasını istemiyor.
“Devlet Radyosu’na röportaj veren İsrail’in Uluslararası İlişkiler Bakanı Yuval Steinitz, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Türkiye’ye ara buluculuk rolü teklifinde bulunacağı konusunda ‘böyle bir kararın alınmadığını’ söyledi.” (sizinmedya.com, 07 Nisan)
Aynı kaynak, Filistin’in de arabulucu olarak Türkiye’nin rolünü benimsemediğini, Ortadoğu Dörtlüsü’nün arabuluculuğunu istediklerini belirtti.
Bize her iki tarafın tutumu da çok yanlış geldi. Onlara bir çift lafımız var:
Size barışı getirecek kişiyi reddediyorsunuz!
“Barış”ı kaçırıyorsunuz!
Erdoğan, 30 yıldır kan döken PKK' yla bile barışı sağladı...
Ki Kerry bile atılan adımları “hayranlıkla izlediklerini” söyledi.
İzin verin, Erdoğan, sizin oralara da gelsin, “barış”ı getirsin...
Hem El Fetih’le Hamas’ın arasını düzeltir, Filistin’de birliğin mimarı olur...
Hem de İsrail’le Filistin arasındaki anlaşmazlıkları giderir... Bölgeye “kalıcı barış” gelir...
Huzur gelir...
Kardeşlik gelir...
Silahlar gömülür...
Teröristler ıslah olur...
Gelin tepmeyin bu fırsatı!
“Barış süreci”ni hemen başlatın!