- Kategori
- Kültürler
Hem rezalet hem de hakaret

Haber: Antalya’nın Kemer İlçesi’ndeki gece kulüplerindeki 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çok renkli geçti. Club Aura’daki kutlamalarda Rus güzeller, Türk bayraklı tişörtlerle 10’uncu Yıl Marşı eşliğinde dans etti. Kutlama nedeniyle kulübün iç ve dış mekânı Türk bayraklarıyla donatıldı, barda çalışan tüm personel Türk bayraklı tişörtlerle servis yaptı. Sık sık marşların çalındığı kulüpte Rus dansçılar, güzellikleriyle dikkat çekti. Ardından yapılan köpük partisinde ise eğlence doruğa tırmandı.
***
Yazıklar olsun.
Bizim yere bile koymaya ar ettiğimiz şanlı Bayrağımızı ne hallere düşürüyorlar.
Akıllarınca bayrağa değer! veriyorlar güya.
Olmaz olsun böyle verdiğiniz değer.
Ben o çıplak Rus kızının üst kısmını saran bayrağı görünce içim sızladı.
Yalnız benim mi?
Milyonların.
Biz de yeri geldi mi bayrağımızı göğsümüzde taşırız.
Bir kutsal emanet gibi çıkartırız.
Fakat bunların yaptığı gibi değil. Bunların yaptığına yalnızca rezalet denilmez.
Aynı zamanda hakarettir de.
Suç kızların değil, bayrağı onlara giydirenlerindir.
Kızlar sadece bir piyondur.
Çalışan işçilerdir.
Oradaki şehvet tacirleri bundan sorumludur.
Dikkat çekmek için işi bayrağa kadar götürdüler.
Bizim bayrağımız bunu hak etmiyor.
Bizim Milletimiz bunu hak etmiyor.
Bunun adı özgürlük olamaz.
Yüreğimizden kan gidiyor.
İçimize sindirmek mümkün değil.
Bayrak kanununa muhalefet suçundan hangi cezayı verirseniz, hangi cezayı alırlarsa alsınlar verin yine de bu özür yenilir yutulur cinsinden değildir.
Bizim bayrağımız kimsenin göğüslerini kapatan sütyen değildir.
Susarsanız daha ileri de götürürler işi.
Bunun bir açıklaması olmalıdır.
Masumluk rolleri bu işi örtbas edemez.
Etmemelidir. Yüze Türk Adaletine güveniyorum.
Ancak onları vicdanımda mahkûm ettim.
Yazıklar olsun.
Bundan sonrası için de ders olmalı.
Ha bir de yeri gelmişken
Türk Bayrağına boyanmış balonlara dikkat çekmek istiyorum.
Türk bayrağı balon olamaz.
Bu balonlar kimsenin süfli istek ve arzuları için patlatılamaz.
Böyle palyaçoluklara fırsat verilmemelidir.
Kim ne derse desin.
Bütün bunların kasıtlı olduğuna inanıyorum.
Öncelikle Başkanlığını Yaptığım “Samsun Yazarlar Eğitim ve Kültür Derneği (SAY-DER) adına kınıyorum.