​ Henüz doğmamış çocuğuma - 1 / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Henüz doğmamış çocuğuma - 1

Henüz doğmamış çocuğuma - 1
 

Henüz doğmadın sen bebeğim. Henüz nefes almıyorsun. Ama ben aslında hiç tatmadığım ama içimde hissetme olasılığımın yüksek olduğu "Annelik görevi"me sen doğmadan önce başlamak istiyorum.

Sen doğmadan önce başlamıydım buna çünkü, unutupta seni geçmişten mahrum bırakamam yada seni boş nasihatlarla sıkmak istemem. İstediğin zaman okuyabileceğin nasihatlar olur bunlar sana. Yanlışında yada doğrunda okuman için... Anneni en asi çağlarında bile tanıyabilmen için. Geçmişinden kopmaman için... Geldiğin ve olduğun yer arasında ki uçurumu algılayabilmen amaçlıdır bu yazılarım...

Her gün değişiyor Dünya ve kimse senin doğacağın zaman ile bugün arasında ki farkı tahmin edemez. Bunu sen farkedeceksin gelecekte. Sana yazdıklarımı okuduğunda şaşıracaksın belki ama en azından birazda olsan fikrin olacak yaşadığın zamana dair davranışların konusunda.

Bu ilk yazım olacak sana bu yazımda sana senin değil bizim geçmişimizden bahsedicem. Hatta benim bile yaşayamadığım kadar geçmişe dönücem. Bir gün sana bir film izleticem ben. Dövüş Kulubü(Fight Club). Bu filmi izletme nedenim de biraz sonra kuracağım cümleden kaynaklanıyor. Filmin bir sahnesin de geçen bir sözle tanımlayabiliyorum ben bizim dönemimizi.

"Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir acımız yok, ne büyük savaşı ne de büyük buhranı yaşadık. Bizim savaşımız ruhani bir savaş. Ve bunalımımız kendi hayatlarımız!"

Bu cümle sana belki anlamsız gelicek belki de umduğumdan fazla anlam çıkaracaksın. Anlamanı istediğim tek şey yaşadığımız bu günlerde aslında yaşantımız bu cümleden ibaret. Bir amacımız olmayışı ve amaçsız yaşamanın verdiği bir bunalımı yaşıyoruz. Gün geçtikçe bizden bahsedicem sana. Ama şimdi bilmen gereken daha önemli şeyler var...

Geleceği bilmiyorum ama isteğimi biliyorum. Doğduğun ülke olarak Türkiye'yi göstermek istiyorum en azından. Başka bir ülkede doğmanı istemem doğsanda bilmeni isterim öz vatanını zaten.

Bizim göremediğimiz ama çok sevdiğimiz zamanlar yaşandı sen yokken hatta ben yokken. Senin annen bu zamanlara hep gıpta ile baktı. Kimi zaman çok zordu bu zamanlar ama saftı temizdi, kirlenmemişti, dejenere olmamıştı.

Müzik plak olarak dinlenirdi ve şarkıyı başa almak istediğinde yerinden kalkman gerekirdi. Yabancı diller, ana dilimize girmemiş Türkçe konuşulurdu o zamanlar... Peki ben nasıl biliyorum bunları yaşamadan görmeden? Bazen yaşaman gerekmez bazı şeyleri, araştırman yeterli. Ne kadar çok merak edersen o kadar da araştırma isteği doğacaktır insanda. Umarım sendede olur...

Siyasi olaylar atlattı Vatanın senin, darbeler gördü. İşkencelere ölümlere tanıklık etti tarih.Binlerce kişi öldüduyulmadı, binlerce kişi doğdu bilinmedi. Ama o zamanlar herkes omuz omuzaydı. Herkes birbirnin dostuydu.

Şimdilerde bırak mahallemizdeki kişileri tanımayı, üst katımızda oturanları tanımıyoruz. Eskiden komşuluk apartman içinde değil, semtlerdeydi... Belli değerler vardı ve bunlara gerçekten değer verilirdi. Gösteriş için yada zorunluluktan değil, içten geldiği için yapılırdı. Kimse kimsenin külüne muhtaç kalmazdı, muhtaç bırakılmazdı çünkü. Herkes kendinden değil, bir kişi herkesten sorumlu olabilirdi...

Çok şey atlattı senin vatanın. Ama atlattı. Belki unutuldu, belki hatırlanmak istenmedi ama atlattı. Çünkü atlatmamış olsa ayakta duramazdı. Her zaman ayakta durdu ve bunu gurur duyabilmen için yaptı... Unutma. Gelecekte seni mutlu edecek çoğu şeyi, geçmişine borçlu olacaksın!

Daha detaylı anlatıcam birgün sana.. Göstererek, dinleterek, anlatarak... Nasıl anlayabilirsen, nasıl seversen... Ama anlatıcam sana. Bilmelisin ve umarım ki bilmek isteyeceksin...

Bu yazılarım çocukca gelmesin sana. Bizlere kimse birşey anlatmadı. Beyinlerimiz tembelleştiğinden de çok geç anlama başladık bazı şeyleri. Zamanında öğretilmeyen şeyleri, zamansız öğrendik ve bir faydası olmadı kendimize bilgi birikiminden başka. Sen öğren istedim sadece... Biliyorum daha öğreneceğin çok şey var ama olsun. Hiçbir hafıza senin hafızandan kuvvetli değil bu söylenenleri hatırlama konusunda...

 
Toplam blog
: 34
: 984
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Yoktur hakkımızda söylenecek söz... Hakkımız da yoktur, hakkımızda birşey söylemeye zaten... Bir eli..