- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Hep Aynı...
Dört şehit var, üçünün hikayesi aynı önceki şehitler gibi. Artık, uzun uzun verilmiyor haber bültenlerinde bebek bekliyordu, evlenecekti, yeni evliydi diye….kısacık,
Resim, resmin yanına hikayesi birer cümle ile. Üç aylık bebeği vardı, bir aylık evliydi, nişanlıydı. Hemen empatiler yapılıyor. Kinleniliyor, öfkeleniliyor…Ama kimse demiyor hikaye neden bir cümle niye diye. Çünkü bu bir cümleler aslında neler barındırıyor bir bilseniz. Kendi masalları var aslında o bir cümle de.
Ölen, de bilmiyor geride ne bıraktığını, niye şehit dediklerini. Çünkü şehit olmak için değil, askerlik için gidiyorlar. Savaşmak için gitmiyorlar. Bilmiyorlar kaderlerine gittiklerini. Giderken son defa olduğunu bilmiyorlar herşeyin. Sevgilinin saçını okşamak son defa, anne karnında bıraktığı bebek ile tabutunda vedalaşmak, ya da beraber yaşamak için kiraladıkları evde helalleşmek.
Acı herşey, birer cümle ile anlıyoruz artık her şeyi.
O kadar normalleşiyor ki, böyle ölmek.
Hikayeler artık o kadar aynı ve artık o kadar az önemseniyorlar ki. Halbuki bir slogan var. “Niçin savaştığını bilmeyen bir kişi bile ölüyorsa senin savaşında, bu hesabı verilecek bir durumdur “ der.
Gidenler karınlarını doyurmak için gidiyorlardı, sadece gittiklerinin yerin ne olduğunu bilmiyorlardı belki. Kötü bir can acısı. Hele hikayeleri dinleyince canım acıdı.
Sevgilerimle Ayrık Otum.