Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '08

 
Kategori
Dostluk
 

Hep özleyeceğiz

Hep özleyeceğiz
 

Sıcak...
Elimde paketlerle günün yorgunluğunu omuzlarımda taşıyarak yola düşen ağaç gölgelerine sığınarak gidiyorum sığınağıma. Yanından geçtiğim on iki yaşlarında ki bir çocuk beni görünce "yardım edeyim mi abla" dedi...

Elimde ki yükler bir anda sıfıra indi. Bu güzel çocuğu kucaklayasım geldi. Yorgunluğum anında bitti, içim sevinçle doldu . Demek hala var böyle çocuklar.
Bazı değişiklikler nedeni ile servisimizde taşınmalar oldu. Herkes kendi eşyasını taşıyor. Yani herkes kendi göbeğini kendi kesiyor.
Ucundan kıyısından başlıyorum bende. Çiçek dikme uğruna belimi yorup günlerce çektiğim sancılardan sonra dikkatliyim ama kimsenin de bana yardım edeceği yok.
Hiç yitirmedim o yardımlaşma duygusunu. Gördüğüm anda gücüm ölçüsünde yardıma hazırım bel problemimi fazla umursamadan.
Buraya geldim geleli banada bir haller oldu a dostlar sanırım bulaşıcı bu umursamaz kendini düşünen bu haller. Beni incitenlere yardımdan kaçınıyorum. Umursamayanlara, kadir kıymet bilmeyenlere bende uzağım artık.
İçim acıyor böyle davranıncada. Gerçek ben den o kadar uzak ki bu.
Çocuk iken komşulara kömür odun mu geldi hemen bizde koşar yardım ederdik. Eşya mı taşınıyor, koşardık hemen yardıma. Halımı çırpılacak hemen geçer yanyana dizilir tüm halıları tozuta tozuta çırpardık.
Salçamı yapılacak hemen geçer elde bıçaklar domates dilerdik, tarhana yapılacağı zaman birleşirdi tüm kadınlar.
Çoluk çocuk kaynaşır keyfini çıkarırdık böyle güzel yardımlaşmanın.

Çaylar pişer oturur bir kapı önünde sohbet eder akşamı beklerdik güneşi yolculardık.

Bahçelerde mangallar yanıyor çoğu kez. Kokuta kokuta köfteler kızarıyor sen kokuyu alıyor kedi gibi kalıyorsun avucunu yalayıp tüüü bak şimdi gözüm şişecek diye telaşlanıyorsun.

Senin evinden bir patlıcan közleme kokusunu duyunca manalı manalı "Halide hanım patlıcan mı közledin, pek hoş koktu diye sitemkar sözlerde eder bu köfteleri kızartıp lüpleyen hatun kişi.
Daha mı kokutursun artık patlıcanları. Keyif bile alırsın bu zulumden.
Güzel turşuu yapan komşularımız vardı. bazen yemek yanına turşu olsa da yesek deyince kapar giderdik bir tası, komşunun kapısına "hatice teyze annem biraz turşu istiyor" diyerek. Doldurur idi tası domates, salatalık illede lahana ve güzelim turşu suyu ile.
Çok kez kokusu bizim mutfaktan dışarı taşan bir şeyler yapınca annem hemen bir tabağa dolduru yaptığı yemekten "aman kokmuştur Fatma hanıma haydi götürün " derdi.
Şimdi kokuta kokuta gözünün önünde yiyip içiyorlar sanada perde ardında "nerede ah o güzel eski günler " demesi kalıyor.
Yine de utandırmak gerek böyle davrananları ama odun odunsa seni hayal kırıklığınla başbaşa bırakacaktır tavuk kayatlarını sıyıra sıyıra yer iken.

Sevgi ile... İyi pazarlar efendim



 
Toplam blog
: 292
: 1094
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Yazmaktan hoşlanan... Kelimeleri renklendiren bir sihirbazım ben.. Bodrum'da yaşamaktayım.. Sev..