​ Hepimiz Cumhuriyet Çocuklarıyız / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
 

Hepimiz Cumhuriyet Çocuklarıyız

Hepimiz Cumhuriyet Çocuklarıyız
 

Ne mutlu Türküm !


Türk Dil Kurumu’nun sözlük anlamına baktığımızda Polis kelimesinin anlamı; “Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş” diye geçmektedir. Peki, Türk milletinin polise yüklediği anlam şu an ne olmaktadır? Elinde tenceresi, kaşığı, altında şortu, yanında anasıyla çocuğuyla yürüyen insanların kimyasallarla terörist muamelesi görmesi ne demektir? Restoranlarda, kafelerde sigara içmeyen halkı koruma amaçlı getirilen sigara yasağının yanında insan sağlığını direk tehlikeye sokan biber gazı banyosuna izin vermek nasıl oluyor? Binlerce insanın gözü, ciğeri yanıyor ama hiçbir kimyasal bugün milyonlarca cumhuriyet çocuğunun düşüncelerini değiştiremez. Çünkü vatan ve millet bütünlüğünü korumak, cumhuriyetimize sahip çıkmak, Atamızın açtığı yolda yürüyüp ilerlemek düşünceden çok daha öte bir şeydir. Bu bir inançtır. Atatürk Türk Gençliğine hitabında “muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” derken Türk milletinin hücrelerine kadar işlemiş bu inancı hatırlatmaktadır. Bu kuvvetli inancı dışarıdan gelen hiçbir kimyasal bozamaz.

Bugün etrafımda hâlâ polis korkusuyla çocuk büyütenler var. Yaramazlık yaparsan polis gelir, seni alır ya da polis kızar, bak polis var... gibi söylemlerle halen çocuk büyütenler olduğunu gördüm. Ve onlara “polis bizim dostumuz, polis bizi korumak için burada, huzuru düzeni bozmak isteyenlere müdahale etmek için var... Biz polisi sevmeliyiz, biz polisle el ele olmalıyız, çocuklarınızı polisle korkutarak büyütmeyin” diye fikirlerimi söyledim. Ancak ben dün kızıma polisin niye insanlarımıza biber gazı sıktığını açıklayamadım. Bana “Anne, bu insanları öldürebilirse niye sıkıyorlar, anne sen de ölebilirsin o zaman, polis hani bizi koruyordu” diye sorduğunda işte o an gözlerime bir kızarıklık, boğazıma bir düğüm oturdu; konuşamadım. Zihnimden giren biber gazı beni de yakmıştı...

Eminim ki o polislerimizin arasında da ciğeri yananlar var. Ben ne yapıyorum, diyenler de… Değerleriyle, davranışları çelişenler de var. Belki de şu an psikolojisi bozulmuş olanlar da var.

Şiddete şiddetle cevap vermek daha fazla şiddeti doğurur. İnsanları korkuttuğunuzda iki şey olur. Ya sindirirsiniz ya da içlerindeki cesareti çıkartırsınız. Şu an Türk halkı cesaretleniyor, içindeki gücü tekrar hatırlıyor, bütünleşiyor, milliyetçilik ruhunu canlandırıyor. Bu ruh öyle büyük bir ruh ki biber gazıyla falan zehirlenemez.

Biz hepimiz Cumhuriyet çocuklarıyız, olmaya da devam edeceğiz. “Birinci görevimiz Türk bağımsızlığını ve Türk Cumhuriyetini sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.” Türk milleti şu an bağımsızlığını ve Cumhuriyetini korumaktadır ve bu çok doğal bir durumdur. Gerekirse savunur da ama buna hiçbir zaman gerek olmayacağını düşünmek istiyorum. Bir an önce hükümetin ayrım yapmadan tüm vatandaşlarına sahip çıkmasını, ılımlı olmasını, çözüm olmasını bekliyorum. Tabii ki Cumhuriyetimin, bağımsızlığımın bekçisi olarak bekliyorum.

Ben çocuğumun, vatanının polisini, askerini sevmesini, güvenmesini istiyorum. Ben özgür, kendi içinde uyumlu, sözde değil özde demokratik bir ülke istiyorum. Özgürlüğün sınırları başka bir insanın sınırlarına girdiğinizde biter. Demokratik bir ülkede üsluba uygun eylem yapan insanlara gaz sıkmak onların özgürlüğüne müdahale etmektir. Ben polislerimizin elinden gazların bıraktırılmasını istiyorum. Ben sevgi kokan, çiçek kokan bir vatan istiyorum. Bunu hayal ediyorum, hissediyorum. Tüm odağımı ne istediğime çevirdim. Mutlaka pek çok kişi de bunu yapabilir. Evet, dün yaptığımız sevgi meditasyonuna devam edelim. Türkiyemizi güzel yerlerde görelim.

Sevgiyle hep beraber ilerleyelim, biz hepimiz Cumhuriyetin çocuklarıyız... 

 
Toplam blog
: 521
: 474
Kayıt tarihi
: 24.08.10
 
 

1971 doğumlu Arzu Bıyıklıoğlu uluslararası sertifikalı Yaşam Koçu, NLP Uzmanı, NLP Eğitmeni ve Re..