​ Her şey bir gün çok daha kötü olacak... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Süheyla Çalışkan

http://blog.milliyet.com.tr/haci

01 Ocak '17

 
Kategori
Güncel
 

Her şey bir gün çok daha kötü olacak...

Her şey bir gün çok daha kötü olacak...
 

alıntı


Üçe böldüler memleketimi, neredeyse her hafta düzenli olarak aldığımız ölüm haberlerine öfkelenen, bölemeyeceksiniz diyerek paylaşımlar yapanların yanında, “oh olmuş” diyerek, canının hiç acımayacağına inanlar da var, sempati duyduğu partinin/ örgütün bugün 39 insanı katledenlerden daha insaflı olduğunu iddia edenler de. Gecikmiş birlik çağrıları yapan hükumet yetkililerinin sorumluluk almaktan kaçındığı, önlemlerin maalesef ki yetersiz kaldığı bu dönemde insanlar kendi evlatlarını, kendi canlarını nasıl koruyacaklarının hesabını yapmaya başladılar.

Son iki yıldır yaşadıklarımız için “bu bir dönem, geçecek” diyebilmeyi isterdim. Akşam haberlerinde rastladığımız merdiven altı imalatçılarının zararlı maddeler içeren gıdaları bizlere nasıl yedirdiğini, politikacıların gaflarını, hayırsız kocaları, evden kaçan kızları, hatta olası İstanbul depremini konuştuğumuz günleri özleyeceksiniz deseydi bir gün birisi, güler geçerdim.

“Kötünün kötüsü var” diyerek yetiştirdim ben kızımı, başına ne gelirse gelsin anlatmaktan korkma, çünkü her zaman yaşadığın kötülüğü unutturacak bir başka kötülük vardır. 2017 yılının bu ilk gününde aynı cümleyi ülkem için sarf ediyorum. Bugün bize yaşatılan acıların, daha acısı var bizleri bekleyen.

Siyasi görüş, inanç, ırk farklılıkları üzerine hala, ısrarlar devam ettirilen tartışmaların bizleri her defasında o en acı güne adım adım yaklaştırdığını görmemekteki bu ısrarımız nedendir? Allah’ın işini (tövbe estağfurullah) yapma hevesimiz kursağımızda kaldığında bizlere kim elini uzatacak sanıyoruz ki?

Etrafta yeni yılın gelişini kutlamanın günah olduğunu yazan bildirileri dağıtanlar oldu, sosyal medya üzerinden 1 Ocak tarihini Mekke’nin fethi ile ilişkilendirmeye çalışanlarda vardı bolca, bazılarına verdiğim yanıtlar hoşlarına gitmedi, içimdeki aşkın, imanın ve de günahlarımın hesabını ancak O’na veririm ben. Ben ancak O’na el açarım, Kabe’de duyduğum aşkın gerçekliğini, namazlarımın samimiyetini sorgulayacak tek makam O’dur. Bunları burada yazmak bile edepsizliktir benim için, affet Allah’ım. Kulun kula soracağı sorularla gelin demek istedim sadece, anlayanlarda oldu, anlamak istemeyenler de. Anlamak istemeyenlere de kızmıyorum aslında, neticede herkes fikrini dile getirmekte özgür, ancak bu söylemler “o insanlar ölmeyi hak ettiler” noktasına geliyorsa, bunu söyleyenlerin imanını sorgulamak, bana düşmese de, gerekli hale geliyor, hele ki dinimiz “öldürmeyin” diyorsa. Bu davranışları sergileyen insan sayısındaki artış ise yarının endişesini arttırıyor.

Örgütün adı ne olursa olsun, can alma yetkisini kendisinde görüyorsa, terörle eş anlamlıdır. Hiçbir söylem bunun aksini iddia edemez.

Doğal yollardan ölümün azaldığı ülkemizde en büyük dua evlat acısıyla sınanmamak, çocukların teog başarısı, hangi üniversiteyi kazanacakları önemini yitirdi, sanayi, tarım, bilim alt sıralara düştü. Vatanı korumaksa bu savaşın sebebi hazırız hepimiz can vermeye ama körü körüne, pisi pisine öldürtmeyin bizi, bizim gidecek başka yerimiz yok ki...

 
Toplam blog
: 58
: 550
Kayıt tarihi
: 15.10.08
 
 

Yeni başlangıçlar üzerine sınadı beni Yaradan, altından kalkacak gücü de beceriyi de verdi şükür,..