- Kategori
- Blog
Her şey Fincanda pişen kahve tadındaydı

Mustafa Mumcu'nun kaleminden.....
Bir toplantı bu kadar mı güzel olabilirdi?
Evet olabiliyormuş.
Bu kadar mı kahve tadında olurdu?
Evet, o da olabiliyormuş!
Yeni tanışan insanlar toplantının 5’nci dakikasında bile bu kadar sıcak, samimi ve içten olabilir miymiş?
İşte buda oldu.
Kısaca İzmir blog toplantımızda kocaman bir sevgi yumağı vardı.
Sevgi dolu misafirperver değerli ağabeyim dostum bir
İzmir’in mavisiyle sabaha günaydın diyerek başladığım sevgili dostum Ufuk vardı.
Hızlı çapkın siber müdavimi Hilmi ağabey vardı.
Elinde yelpazesiyle ilk gelenlerden sıcak, içten bir ALYAŞO vardı.
Zarif, kibar duruşuyla Zirve Hanım vardı.
Ürkek, fotojenik, sıcak, sevimli Nilüfer hanım vardı.
Her ne kadar bisikletsiz gelse de Ahmet üstündağ ağabeyimiz vardı.
AKP’li olduğu için Mustafa ağabeyin gazabına uğrayan sevgili Ali açıköz ağabeyim vardı.
Beyefendi ve güzel Türkçesiyle Meisel hanımefendinin eşi, sevgili robert vardı. “ Sevgili Meisel ameliyat olduğu için toplantıya katılamadı, kendilerine acil şifalar diliyorum”
Sanki kırk yıldır tanıyormuşum gibi hissettiren yakamoz35 murat arkadaşımız, tatlı kızı, tam bir hanımefendi eşi de aramızdaydı.
Bir diğer hızlı çapkınımız siber müdavimi TİGER da aramızdaydı. ”İsmini kullanamıyorum yoksa bütün mal varlığıma el koyacağını iddia ediyor” J
Değerli dostum
Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler.
Hatırlı insanlarla geçen ve nasıl geçtiğini anlamadığım İzmir BLOG toplantımızda bunun anlamını bir kez daha anlamış oldum.
Bu hatırlı insanlara bütün milliyet BLOG ailesi huzurunda sonsuz teşekkürler.
Katılmayı arzu eden ancak katılamayan arkadaşlarımıza da sonsuz teşekkürler.
Her ne kadar bu toplantının mimarı olarak gösterilsem de, katılımlarıyla bizleri onurlandıran insanların asıl toplantının mimarları olduğuna vurgu yapmak isterim.
Bilgi vermeyi unuttuğum İlyas ağabeyimden ve Ali nail ağabeyimden de ayrıca özür diler.
Saygılarımla