​ Her Şey Olabilirsin, Kendin Asla! / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '16

 
Kategori
Bilim
 

Her Şey Olabilirsin, Kendin Asla!

Dünyada bir takım yanılgılar var. Biz insanlar çoğunlukla bu yanılgılar üzerine kurduğumuz hayallerle ömrümüzü bitirip gidiyoruz. Aslında bitirmesek ne olacak? Neticede istesek de istemesek de bitecek olan süreyi dolduran sessiz çoğunluklar olan bizler ve bizlere hükümran olanlar, bizden istedikleri gibi yaşayıp bir ömür süreceğiz o kadar.

Bundan belki beş yüzyıl önce millet olma bilinci bakımından tüm dünyada elliden az millet ve bundan çok daha az din ve dini cemaatler varken, bu sayı günümüze geldiğinde oldukça artmış durumda. Bunun nedeni sahte sahip olabilirlik duygusunu yaşamaya çalışan insanın bu uğurda yapabileceği her şeyi kapsayan bir yönetim şekline dönüşen sözde modern dünya tüm insanlarla birlikte değerlerin de hem mimarı hem de sahibi olmuş durumdadır. Her insan sabah kalkar ve yollara düşer, sebebi ona dayatıldığından habersiz olduğu şeylerin bedelini yine kendisine kuralları dayatanların işlerinde çalışarak ödemek için tüm gün çalışıp durur. Aksi takdirde ona geri kalacağı, beğenilmeyeceği ve geri kalacağı düşüncesi bir yandan kişiyi yalnızlaştırırken en yakınındakilerin de ona gizlice düşman olmasına neden oluyor. Düşünün ki, hem zengin hem de başarılı olmakla sıradan bir kişinin riski nedir? Doğal olarak zengin bir kişinin malından dolayı birçok düşmanının rakibinin olması muhtemeldir. Aslında insanlar zenginleştikçe, daha çok servete sahip olmaya başladıkça düşmanları da olağanüstü bir hızla artar. Ancak gerçekte yapay dostlukların arkasında da faydalanma arzusu vardır. Birçok insan zenginken sözde dostlarının tamamını bir çırpıda kaybettiğini görünce genellikle her şeyin ne kadar da boş olduğunu çoğu kez anlar ancak o sahip olma olabilme arzusu yok mu, işte o arzu sabahın köründe işe gitmek zorundadır. Hâlbuki aynı şekilde köledir. Zamanı birinde bir iş yerine iş aramaya giden bir adam kendisi ile iş görüşmesi yapan görevlinin şu sorusuyla karşılaşmış:"Çalışmanın karşılığında ücret olarak ne istiyorsunuz? Adam da saflığından olsa gerek: "Valla demiş, karın tokluğuna çalışmaya razıyım." Mülakatı yapan görevli ise: "Adamı uzun uzun süzdükten sonra "Karnınız doyar mı bilmem, lakin işe alınırsanız size ancak asgari ücret verebiliriz" diye cevap vermiş. Asgari ücreti ödeyen patronun onun çalışanının açlığından veya tokluğundan haberdar olması gerekmez. Sadece bilmesi gereken tek şey asgari ücret karşılığında kişinin performansına göre yedeklerini hazırda tutmaktır. Öyle ya kişi hastalanırsa, işten ayrılırsa hemen yerine yedeğini çağırabilmesi haricinde bilmesi gereken çok da fazla bir şey yoktur.

Asgari ücretler ülkeler ve ülkelerdeki bölgelere göre düzenlenir. Ödenen bu ücretin değişikliği ülkedeki çalışanlarının (köleciklerinin) bilinç ve örgütlenme düzeyinin yanı sıra söz konusu ülkenin dünyanın gerçek patronlarına yakınlığı veya uzaklığı ile ilgilidir. Sözgelimi İngiltere, ABD, Almanya'daki işçi Türkiye gibi bir ülkede bir maaşının yarısı ile Türkiye gibi bir ülkede yıllık on veya on beş gün tatil yapma hakkına sahipken, devlet olarak Türkiye onlara sözde özel indirimler uygulamak zorundadır. Bu vesileyle dünyanın gerçek patronlarının köleleri veya birinci sınıf kölelere ikinci veya üçüncü sınıf köleler hizmet etmek için yarışmak ve onlardan arta kalan bahşişleri toplamakla meşguldürler. İkinci ve üçüncü sınıf kölelerin birinci sınıf köle olabilmeleri için ise uzun bir süreç vardır. Öncelikle iyi bir okuldan mezun olunacak, dil veya diller öğrenilecek, kültürel asimilasyonlar uygulanacak, sonra eğer birinci sınıf kölelerden daha iyiyse ve birinci sınıf kölelerle belki aynı haklara sahip olabilecek.

Bağımlılık ilişkisi bu kadar üst düzeye çıkarılan bir dünyada köleliğe ne lüzum var. Ondan sonra Marx veya Engels biraderlerin teorilerini asırlarca önce diline tercüme et, sonra da anlamaya çalış. Daha da olmadı, o kadar şekilcisin ki,sırf onun fikirlerini beğeniyorsun diye bıyıklarını ve sakallarını ona benzeterek Marksist, Milliyetçi,Cumhuriyetçi veya ol. Ama sakın asla kendin olma, olamazsın!

 

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..