​ Her şeyden önce “Güven” sorunu var… / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '09

 
Kategori
Haber
 

Her şeyden önce “Güven” sorunu var…

Her şeyden önce “Güven” sorunu var…
 

Mahmet teyze:"Meni (beni) yaman güne koymayın ay bala" diyor


Bugün ortaya <ı>“Türkiye’de iktidara güveniyor musunuz” diye bir soru atsak ve bunun sorgusunu yapsak, öncelikle millet olarak biz ne kadar güveniyoruz, sonra da bize diğer ülkeler ne kadar güveniyor, bunu belirlesek, belirlemeye çalışsak…

Açıkçası bizim <ı>“Millet” olarak ne tepki vereceğimizden çok emin değilim.

Ama <ı>“Diğer ülkeler”den alacağımız cevap oldukça ilginç olabilir diye düşünüyorum.

<ı>“Yönetici” elinde bulundurduğu bütün olanakları, yönetimini üstlendiği her ne ise, o yerin ve yönetiminde bulunan insan kaynakları dâhil, her şeyi en verimli ve faydalı şekilde kullanarak en üst düzeyde <ı>“Faydayı” ortaya koymasıdır.

Eğer bu işi yaparken başarılı oluyorsa, aynı zamanda da güven vericidir.

Türkiye’nin gündeminde bulunan temel konulardan biri hiç kuşku yok ki Ermenistan ile aramızdaki sorundur.

Ermenistan’ın bizden istekleri var. Bu isteklerini, bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra daha da fazla dillendirir oldular.

Nedir bu istekleri?

Birincisi, ağızlarına sakız ettikleri <ı>“Ermeni soykırımını tanıyın” istekleridir. Arkasından da elbette <ı>“Toprak talebi” gelecektir, hatta tazminat talebi bile…

İkincisi, kendileri ile ilişkileri normalleştirmemizi, sınır kapılarını açmamızı istemektedir.

Sözün kısası, her şeyi istemekte, ancak vermeye gelince hiçbir şeye yanaşmamaktadır.

Bu konudaki Türkiye cephesi ise şunları söylüyor.

<ı>“Soykırım mı diyorsunuz? Buyurun hep beraber arşivlerimiz açalım, sonucuna da katlanalım.”

<ı>

<ı>“Azerbaycan ile aranızdaki Karabağ sorununu çözün, işgal altında tuttuğunuz topraklardan çekilin.”

<ı>

Türkiye’nin bu taleplerine bu güne kadar hiçbir zaman <ı>“Olumlu” cevap verilmemiş, devamlı bir şeyler istenmiştir.

Buna karşılık Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere, birçok ülke Ermenistan yanında yer alıp, isteklerini koşulsuz yerine getirmemizi istemektedir. Hatta AB’ye giriş için yol, bu şartların yerine getirilmesinden geçmektedir.

Bunun adı <ı>“Haksızlık” değil de nedir?

Bilinen bir şey var, her ne kadar çoğunluğumuz bilmese de… Türkiye ile Ermenistan arasında, sanırım Minsk’de sürekli görüşmeler yapılmaktadır. Görüşmelerin içeriği nedir, nelerde ne koşullarda mutabakat sağlanmıştır, bilen var mı?

Bilen yok, ama iş dedikoduya gelince çok şey var. Örneğin Türkiye’nin, Ermenistan ile arasındaki <ı>Alican Sınır Kapısının açılacağı söylenmektedir. Bu söylenti bile, Azerbaycan ile aramızdaki ilişkileri zedelemektedir. Azerbaycan halkı da Türk halkı da bu dedikodudan son derece rahatsızdır.

Evet, Başbakan çıkıp <ı>“Ermenistan, Azerbaycan ile arasındaki sorunları çözmedikçe” diye başlayan söyleminde sınır kapsının açılmayacağını ifade etmektedir.

Yetiyor mu?

Görünen o ki yetmiyor. Azerbaycan halkı tedirgin ve tedirginliğini de şöyle ifade ediyor.<ı>

<ı>"Yoh, kurban olum, açmasın. Evladım sen Ermeni’yi bilmezsin. O Türkiye’yle birleşse, bizim halımız yaman olur. Meni (beni) yaman güne koymayın ay bala. İmkân vermeyin sınırlar kalksın. Bu Ermeniler, Türkiye’nin de başına bela olar."

Halefşe Köyü’nden Sevda Teyze uykusunu kaçırmış, sitem ediyor: <ı>"Ay bala, Türkiye’ye ne oldu ki, böyle karar aldı."

Ofeliya Nazarlı, <ı>"Umut Işığı" adlı bir kuruluşun başkanı. Nazarlı, <ı>"Sayın Abdullah Gül bu insanların nasıl yaşadığını görse, hiçbir zaman Ermenilerle dost olamaz" diyor. Sınır konusunun göçmenlerde çok kötü etki bıraktığını dile getiren Nazarlı, sözünü <ı>"Biz bir millet iki devletik, Ermeniler bu birliğe gölge salmak istiyor" diye tamamlıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarları, Azerbaycan’dan yana olmaktır. Bırakın <ı>“Çıkarları” Azerbaycan özgürlüğüne kavuştuğu günden bu yana ettiğimiz <ı>“Biz bir millet, iki devletiz” sözü bile Azerbaycan’dan yana olmamızı gerektirir.

Azerbaycan ile gerek tarihi, gerek kültürel ve gerekse ekonomik çıkarlarımız açısından baktığımızda, Azerbaycan’ın Türkiye’ye güven duyması gerekmektedir.

Ancak görünen o ki, Azerbaycan’ın giderek Türkiye’ye duyduğu güven azalmaktadır. Bu güveni korumak kolaydır, ama tazelemek o kadar kolay olmayacaktır.

AKP iktidarı, Türkiye içinde kendine duyulan güveni kaybetmeye başlamıştır, ama dışarıdaki güven kaybı, içeridekinden daha tehlikelidir.

İktidar olarak içerideki güveni yitirince zararını kendi görür, ama dışarıdaki güvenin yitirilmesine neden olmasının faturasını tüm millet olarak biz çekeriz, buna da AKP iktidarının hakkı yoktur.

<ı>14 NİSAN 2009

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..