- Kategori
- Coğrafya
Her ülkenin yüz ölçümü ikiyle çarpılmalı; çünkü yerin altı da var

“Yerin altının tapusu üstüdür”, yok öyle şey, eloğlu girer altına haberin olmaz; alır götürür altınını madenini. Bu yüzden yerin altının ayrıca tapusu olmalı ve ülkenin yüzölçümü ikiyle çarpılarak sahip olduğumuz alan hesaplanmalı. Artı kendi düşeyimizde yerin altından inebildiğimiz yere kadar bize ait. Keza denizlerimizin bize ait olan kısmı da yüz ölçüme eklenmeli.
Bir Türkiye haritası yapmışlar asmışlar duvara. Bizim ülkemiz sadece bu görünen yüzey mi? Üstünde ot bitmeyen dağları sayıyorsun da altında altın madenini saymıyorsun. Balık dolu denizler, belki petrol doğalgaz…
Sor istersen Türkiye’miz haritada ne görünüyorsa o kadar… Bence bu haritayı yaparken en az ikiyle çarpacaksın. Bizim ülkemiz 1,5 milyon km2’den fazla. Üstünden buğday altından maden çıkıyorsa niye tek hesaplıyorsun, ikisini ayrı ayrı hesaplayacaksın.
Hem doğru bir yaklaşım hem de insanlara moral olur, haritaya bakıp vatanımız bu kadar demezler. Bazı ülkelerin alanı küçüktür ya da toprağında hiçbir şey yoktur; ama belli mi olur altında hazineler. Örneğin Katar’da ne var? Ülkenin üstünü bedava verseler almazsın, 12 bin km küçük bir yer. Şimdi Katar ülkem derken bu küçük çölü mü söylüyor? Belki de hiç dikkate almıyor.
Yer altı, yer üstü, denizler, gökyüzü… Sana ait olup yaşadığın tüm alanların toplamı bir ülkenin yüzölçümünü verir.
Yani bugün kazancımızın (özellikle bazı ülkeler için) neredeyse yarısını elde ettiğimiz yer altı ayrı bir toprak parçasıdır. Keza yine gelir elde ettiğimiz denizler.