- Kategori
- Üniversiteler
Her üniversiteye cami geliyor...

Bundan böyle ‘Ulema’ya danışılmadan, Diyanet İşleri Başkanlığının, pardon Şeyhülislam’ın FETVA’sı alınmadan bu ülkeye bir kazma vurulmaya!..
Ülke baştanbaşa camilerle süslene…
Üniversiteler birer medreseye dönüştürüle…
Her yerleşim birimine atanan melelerin (Mollalar) sayıları arttırıla…
Her melenin yanına birer de KADI atana…
Kadı sayısı yetmezse, melelerin kadılık görevini de yapmaları sağlana…
Okulların tümü imam hatibe dönüştürüle…
Yaz tatili olmaya, yazın öğretmenlerin açılacak kuran kurslarında hizmetli olarak çalışmaları sağlana…
Çıbıldak denize girenlerin kelleri vurula…
Yeni sürgün yerleri belirlenerek, muhalefet edenleri, oralardaki zindanlara tıkıla…
Uçağımızı düşüren komşunun üzerine derhal sefer düzenlene…
Memleket için hayatlarını kaybedenlere ‘Şehitlik’ mertebesi verilmeye…
Din uğruna ölenler için ‘Şehitlik’ mertebesi uygun görüle…
Yan gelip yatan askerler için kırbaç cezası verile…
Fuhuş, zina gibi dinimizce haram olan eylemler tümden yasaklana…
Kürtaj, sezaryen gibi işlemler kesinlikle yapılmaya…
Birden çok kadınla evlenmenin yolu açıla…
Eşine arkadaşını önerenlere mükâfat verile…
Sakalsız, şalvarsız ve takkesiz gezen zındıklar içeri tıkıla…
Oruç tutmayan, namaz kılmayanlar en ağır şekilde cezalandırıla…
Kara çarşaf ve türban mecburi kılına, başı açık gezenler toplama kamplarında toplana…
Resmi nikâh zorunlu olmaktan çıkartılıp, 12 yaşındaki kız çocuklarının dini nikâhla evlenmelerine izin verile…
Bundan böyle tarihi eser olarak, en büyük camiler ve külliyeler yapıla…
Üniversiteler medreseye çevrilinceye kadar, her üniversiteye bir cami yapıla…
Her üniversiteye yapılacak cami için cennetten tapular dağıtıla(!)
Cennetten tapu almayanlar, cehenneme gönderile…
***
Ter kan içinde uyanıp, çevreme bakındım. Gördüğüm bir rüyaymış diye rahatladım. Televizyonun kumandasını kavrayıp, sabah haberleri için düğmeye bastım.
Memleketin her yeri yangın yerine dönmüş, kimi 11 vatandaşın ölümünü bir başarı olarak gösterip, işi bir başka belediye başkanının üzerine yıkarken, kendisi sabun gibi kayıp, işin içinden sıyrılıyor. Kimi tahliyeleri gereken mahkûmları biraz daha içeride tutmak için çeşitli bahanelerin arkasına sığınıyordu.
Yeni bir haber girerken rüyam aklıma geldi. Tam da rüyamda gördüklerime benzeyen bir haberle karşı karşıya kaldığımı anlayıp, dikkat kesildim!
Niğde Üniversitesi kampusunda yapılan caminin açılışına katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Türkiye’de camisiz üniversite kalmasın” dediğini duydum.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Niğde Üniversitesi kampusunda yapılan caminin açılışı için geldiği kentte, "Milletimizle birlikte bütün bu üniversitelerimizin kampuslarındaki camileri inşa ediyoruz. Ve diyoruz ki Türkiye'de hiçbir üniversite mabetsiz olmasın. Allah’a şükür 38 üniversitede cami inşaatı var. Bunların 3 tanesi açıldı, bugün 4'üncüsünü inşallah birlikte açmış olacağız. Biz bütün bunları yapacak kadar zengin değiliz. Ama öncülük yaptığımızda şehirlerin hayırsever zenginleri hemen bize destek veriyorlar. Bizim de katkımız oluyor. Böylece milletimizle birlikte bütün bu üniversitelerimizin kampuslarındaki camileri inşa ediyoruz. Ve diyoruz ki Türkiye'de hiçbir üniversite mabetsiz olmasın.
Geç kalmışız… Gidin Oxford Üniversitesi'ne, hangi kapıyı açsanız, bütün kapılar kiliseye doğru açılır. Cambridge Üniversitesi'ne gidin, en muhteşem yerinde bir mabet vardır. Biz bu konularda biraz gecikmişiz doğrusu. Onun için bunu dikkate alarak, Türkiye'mizin her üniversitesinde mutlaka, hem de çok işlevsel, estetik, öğrencilerin gelip kitap okuyabilecekleri, kahvelerini içebilecekleri mekânları da olan mabetler olsun istiyoruz" diye konuştuğunu duydum.
***
İşte budur dedim!
Evet, hiçbir üniversite camisiz kalmasın.
Ya camiye gitmeyip, başka alanlarda ibadet etmek isteyenler ne olacak?
Onlar ya ülkeyi terk edecekler, ya da derhal Arap Vahabi İslam anlayışına geçecekler.
Demek ki, her rüyanın altında bir gerçek varmış!..