31 Ağustos '10
- Kategori
- İlişkiler
Her zaman çok zordur...

Bir insan doğar, büyür, okur, iş sahibi olur, evlenir, çocukları olur ve ölür. Aslına yaşamın özeti değil midir bu? Arada olanlar sadece teferruattır. Hayatta yaşanan her şey insan için değil midir zaten? Şimdi neden mi bunlardan bahsediyorum? Sadece tanık olduğum bir olay bu denli yazmaya itti beni.Aslında bir çok insanın hayatında olabilecek bir şey bu. 'AYRILIK".
Her şey çok güzel başlar.Aşık olursun, onun için her şeyi yapabilirsin, gerekirse aileni alırsın karşına sırf onunla olabilmek için.Evlenirsin sonunda. İlk zamanlar iyi ama ya sonra? Annem hep söyler "yuvayı dişi kuş yapar", "kadın sebat etmelidir", "kadın evliliğini korumalıdır", "kadın kadın kadın......" Hayır! Yok böyle bir şey! Eğer iki kişi çıktıysan o yola, iki kişi ile kurulduysa o yuva herkes yapacak fedakarlığını.
Bir evlilikte olması gereken şeyler değil midir; sevgi, saygı, güven, ilgi, alaka, SADAKAT...
Bir düşünelim şimdi. Çok severek evleniyorsun, çocuğun oluyor, dışarıdan her şey mükemmel görünüyor, ailen hep yanında eşinin ailesi canı gibi bakıyor sana vs.... Birden bir ayrılık kararı alıyor eşlerden bir tanesi. Ama nasıl olur?? Her şey süper. Mutlusunuz. Çocuğunuz var. Olamaz hayır! Aslında kimse bilemez neler olduğunu o çatının altında.
Misal kadın aldı ayrılık kararını. Yaşanan drama şu şekildedir:
"Ayrılmak istiyorum........ olmuyor yürümüyor....." Erkeğin kan beynine sıçrar:
"Saçmalama.... Evden işe, işten eve gidiyorum, çalışıyorum, para kazanıyorum, çocuğumla ilgileniyorum, seni aldatmadım, sana vurmadım, içip içip sapıtmıyorum daha ne istiyorsun???????!!!! " kadının konuşmasına fırsat vermeden:
"Başka biri var değil mi !!!!!!!!!?????"
Hayır! yok işte yok anlasana be adam!!! Bütün bu söylediklerin mi evliliği evlilik yapan? Hani nerede ilgi? Hani nerede sorumluluk? Hani nerede konuşabilme yeteneğiniz? Bu mudur yani sadece? Kaç defa konuştu seninle kaç defa anlatmaya çalıştı yavaş yavaş eridiğini. Dinledin mi? Anlamaya çalıştın mı? Kurtarmaya çalıştın mı? Yok. EEEEEE????
Bu kadarla kalmaz tabi. Evler ayrıldıktan sonra her şey daha kötüye gider. Aileler müdahale eder, barıştırmaya çalışır kimisi .kimisi de üçüncü bir kişi düşüncesiyle zaten yanan alevi iyice körüklemeye devam eder.Çevreye anlatır, Çocuğunu kışkırtır. Yapabilecekleri en ağır şeyi yapmalıdırlar ayrılık kararı alan tarafa.En ağır cezayı vermeleri gerekir. Canı acımalı, çünkü o da can acıtmıştır.
Hiç düşünülmez tabi o ayrılık kararı nasıl alındı, neler yaşandı, bu noktaya nasıl gelindi? Görmek istemezler çünkü artık öküz ölmüş ortaklık bozulmuş. Önemli olan sadece kendi safları. Mutlu mudur peki ayrılık kararını alan? Rahat mıdır? Hiç sanmam o da uyuyamaz bence geceleri. O kadar yaşanmışlığı silip atmak kolay olmaz onun için de. Mecbur kalmıştır buna. Ne yapsaydı peki, kendi hayatını zindan mı etseydi? Kendi sağlığından mı olsaydı? Bunlar hiç akla gelmez. Dedim ya öküz ölmüştür artık...
Soruyorum şimdi. Herkesin ağzındadır aslında "her şey insanlar için" cümlesi. Madem öyle neden hayatta olan iyi şeyler alkış kıyamet kabul edilir de kötü diye düşünülenler kabullenilmez? Ki kötü kavramı zaten kişiye göre değişir. Birinin kötü olarak gördüğü bir olay diğeri için şu anlık kötü olsa da bir müddet sonra daha huzurlu ya da mutlu olmasına sebep olamaz mı? Evlenirken her şey insanlar için de ayrılırken değil mi?