- Kategori
- Turizm
Herkes sahile koşuyor

Akdenizde toros dağları arasında köylerde geziyoruz.
Dağlar arasında bir köy:
-"Amca köyde kimse kalmamış!?"
-"oğlum burda ekmek yok, herkes sahile, otellere çalışmaya gitti."
Antalyada bir kısım sahil ormanları Özal döneminde turizm alanı ilan edildi ve bir çok otel çam ormanları arasında inşa edilerek hizmete girdi.
O zamanlar bazı sivil çevre örgütleri, "ormanlar yok ediliyor" diye ayağa kalktılar. Haksız yere ayaklandıkları, şimdilerde daha anlaşılır oldu şöyle ki:
Akdeniz bölgesinin denizden uzak, dağlık bölgelerinde bulunan -ki bölgenin en fazla ve verimli ormanları buralardadır- köylerde yaşayanlar, artık yeni yaşamlarını sahil bölgelerinde, bu otellerde ve oteller ile ortaya çıkmış yeni iş alanlarında çalışarak kurmuşlardır.
Bu insanlar, kendi köylerinde yaşamaya devam etse idi, her kış ısınmak için ormandan en az bir adet ağaç kesecekler, orman içindeki arazilerinde ekim dikim yapmaya çalışırken kaçırdıkları ateş ile zaman zaman büyük orman yangınlarına sebep olacaklar ayrıca, besledikleri keçi sürüsü ile ormana hala zarar veriyor olacaklar idi.
Halbuki sahil bölgelerindeki oteller ve otellere bağlı yan iş yerleri, bir mıknatıs gibi bu insanları ormanın içinden çekip çıkarmış, bilerek-bilmeyerek ormana verdikleri zarar hiçbir yasal yaptırım olmadan ortadan kalkmış, insan ve hayvan baskısından kurtulmuş ormanlar alabildiğince serpilmiş, büyük dedelerinin, dedelerinin, babalarının sürüp ektikleri tarlaları bile şu günlerde yavaş yavaş aslına yani orman haline dönmeye başlamıştır.
Sahilde, bir adet otel yapmak için elbette belli sayıda ağaç kesilmiştir. Kaybedilen bu ağaçlara karşılık, kazanç göz ile görüldüğünde, sivil örgütlerin yok yere ayakalandığı, karşı durduğu görülmektedir.
Bu günlerde, zaman zaman yine çevreci örgütler tarafından "sorgun ormanları" diyerek çeşitli bildiriler, söylemler göze çarpmaktadır.
Sabit fikirlerle, ölçüp biçmeden, kar-zarar hesabı yapmadan, bilimsel verilere dayanmayan gelişi güzel nutuklar, toros dağları arasında bir km yürünmeden yazılmış olduğu içeriğinden belli, bu tür konular hakkındaki yazılarda rastlanan afaki söylemler, düşünen, gözlemleyen, araştıran ve veri toplayıp değerlendiren insanlara pek kar etmiyor bilesiniz...