Herkes yazmak istiyor da, "yeterince okuyor muyum?" diye düşünen yok! / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '15

 
Kategori
Deneme
 

Herkes yazmak istiyor da, "yeterince okuyor muyum?" diye düşünen yok!

Herkes yazmak istiyor da, "yeterince okuyor muyum?" diye düşünen yok!
 

Kedilerin bile gazete okuduğu bir dünyada; sen nasıl okumadan yazacaksın? Hadi söyle!


Düşüncelerime katılır mısınız bilmem ama; inanın şimdi anlatacaklarım, uzun yıllarda edinilmiş deneyimlerle ciddi gözlemlere dayalı…

Eli kalem tuttuğu anda, şiir karalamaya heveslenir insanım. Ama ne şiir türlerinden haberlidir ne modern ve klasik akımlara dair bilimsel bilgisi vardır. Yalnızca yazmakla ilgilenip, başkasının söylediklerine şöyle göz ucuyla bile bakmaz. Güya kendi tarzını yaratacak! O yüzden başka şairleri okumuyormuş! Elin ne dediğini bilmeden nasıl bi orjinalliği olacaksa artık! O kadarını ben bilemem!

Adama en son hangi kitabı okuduğunu soruyorum; adını bile hatırlamıyor kitabın... Bakıyorsun, kadın yemek kitabı yazmaya başlamış; ama konuyla ilgili geniş bi okuma portföyü edinmek gibi bir derdi yok! El yordamıyla, anasından, babasından, yakın ve uzak çevresinden duyduğu, dinlediği, öğrendiği ne varsa, başlıyor anlatmaya. Yaratıcı işler yapmak falan da hikaye! Eloğlunun konuşarak yaptığını, o yazarak söyleyecek! Ya tutarsa misali. “Maksat, benim de bi kitabım olsun, falancadan neyim eksik?!”

İyi tanıdığım bi arkadaşım, ille tutturmuş, futbol kitabı yazıcam, diyor. Meşin yuvarlakla ilgili teorik ve pratik bilgi birikimi mükemmel. Oyun sezgisi yüksek. Konunun tüm ayrıntılarına hakim. Bu oyunun sorunlarına ilginç, şaşırtıcı çözümleri de var. Konuşurken iyi ifade ediyor meseleyi. Lakin, iş yazmaya gelince, tıkanıp kalıyor. İki adım öteye gidemiyor. Bugüne dek ne doğru düzgün okudu ne aklı başında üç-beş satır yazdı. Yalnızca istemek yetmez kaleme. Yazdığından kat kat fazla okuman gerekir.

Kimi, evcil hayvanları, kimi, romanları, kimi de sinemayı yazma telaşında. Ama hiçbiri, “bu konuları daha önce kim, nasıl yazmış?, oturup inceleyeyim, işin püf noktalarını öğreneyim,” fikrinde değil. Yazmanın nasıl ciddi, ne kadar meşakkatli ve zaman isteyen bir iş olduğunu henüz anlayabilmiş değil çoğu... Akılları fikirleri “yazar olmak”ta. Ama okumadan yazılmayacağını anlamıyorlar.

Hasılı, ne kadar okursan o derece iyi. Testiyi boşaltmadan önce doldurman gerekir! De… Sen de iflah olmaz bi 'Türk iyimseri'ysen eğer sadece dilemenin bu işe yeteceğini düşünebilirsin. Bence mahsuru yok! Ama bilinen tüm kalem erbabı, yeteneğini sınırsızca okuyarak geliştirdi, bin okudu, bir söyledi.

Sen yine de dene şansını… Bakalım, okumadan yazmak ne menem bir şeymiş?! Bence mümkün olmasa da, bunu başaran ilk insan olursun belki de!..

 

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..