- Kategori
- Deneme
Hey dağlar, dağlar hey!
"Öyle bir gülümse ki; gülüşün tutklansın... Bakışın yasaklansın. Dağlar, dağ olmaktan utansın."
Dağlar! Dağ-lar kanatır yüreğimizi..
"Oy Dağlar, yalçın dağlar, dumanı hırçın dağlar.."
Ne çok şiire, türküye ve şarkılara konuk oldun sen... Ne çok düştük peşine, alıp sırtımıza heybemizi.
Sislere büründüğünde yağmur sonrası; yalnızlığımıza ve hüznümüze yoldaş eyledik, al başını git demlerinde...
Gelinliğini giydiğinde, heyecanla açtık yürek kapımızı. Yeşilin binbir tonunu kostüm olarak seçtiğinde, yaktık halay ateşlerimizi.. Coşku ve umutla durduk horona..
Bu gece sadece dağlar var yüreğimde, bir de dostlar var söylediğim türkülerle, şarkılarla dilimde...
"Hey dağlar hey, son söz yürekte.."
Hani dağlar dosttu? Hani saklar vermezdi ele..??
Efkarım dağlar kadar bu gece ama efkarımla yıkılmıyor hiç bir dağ..!
Yanık sesiyle türkü söylüyor Munzur.... "daye xozato...daye xozato.."
Ağlıyorum sessizce, soruyorum: Dostlarımız nerede ?
Hangi nehir ses verir, hangi çağlayan..?
Efkarım dağlar kadar bu gece ama efkarımla yıkılmıyor hiç bir dağ...
"Hey dağlar hey, son söz yürekte..."
Zulum ejderha olsada karla kaplı zirvende, artık sabah olmaz sanma bu kentte...
Düştüğü yerde kalır sanma bakışlarımızı...
Buz tutmuş bedenlerden sıcak akar kan ve yıldızlara asılı gözbebekleri bir top karanfil olur onların...
"Hey dağlar hey, son söz yürekte.."
Burdayız işte..
Buradalar işte, yanıbaşımızdalar... ta içimizde... O destan yüzlü dostlarımız...
Efkarım dağlar kadar bu gece ama efkarımla yıkılmıyor hiç bir dağ...
(10 Nisan 2007'de yazılmıştı...)
Dağlar! Dağ-lar kanatır yüreğimizi..
"Oy Dağlar, yalçın dağlar, dumanı hırçın dağlar.."
Ne çok şiire, türküye ve şarkılara konuk oldun sen... Ne çok düştük peşine, alıp sırtımıza heybemizi.
Sislere büründüğünde yağmur sonrası; yalnızlığımıza ve hüznümüze yoldaş eyledik, al başını git demlerinde...
Gelinliğini giydiğinde, heyecanla açtık yürek kapımızı. Yeşilin binbir tonunu kostüm olarak seçtiğinde, yaktık halay ateşlerimizi.. Coşku ve umutla durduk horona..
Bu gece sadece dağlar var yüreğimde, bir de dostlar var söylediğim türkülerle, şarkılarla dilimde...
"Hey dağlar hey, son söz yürekte.."
Hani dağlar dosttu? Hani saklar vermezdi ele..??
Efkarım dağlar kadar bu gece ama efkarımla yıkılmıyor hiç bir dağ..!
Yanık sesiyle türkü söylüyor Munzur.... "daye xozato...daye xozato.."
Ağlıyorum sessizce, soruyorum: Dostlarımız nerede ?
Hangi nehir ses verir, hangi çağlayan..?
Efkarım dağlar kadar bu gece ama efkarımla yıkılmıyor hiç bir dağ...
"Hey dağlar hey, son söz yürekte..."
Zulum ejderha olsada karla kaplı zirvende, artık sabah olmaz sanma bu kentte...
Düştüğü yerde kalır sanma bakışlarımızı...
Buz tutmuş bedenlerden sıcak akar kan ve yıldızlara asılı gözbebekleri bir top karanfil olur onların...
"Hey dağlar hey, son söz yürekte.."
Burdayız işte..
Buradalar işte, yanıbaşımızdalar... ta içimizde... O destan yüzlü dostlarımız...
Efkarım dağlar kadar bu gece ama efkarımla yıkılmıyor hiç bir dağ...
(10 Nisan 2007'de yazılmıştı...)