- Kategori
- Yoga / Meditasyon
Hiç dikkat ettiniz mi?

Yoga derslerinde öğrencilerin genellikle sırt ya da göğüs kafesi odaklı akışlar istemesi dikkatimi çekiyor. Sürekli bilgisayar başında geçen saatler, evde ve günlük hayatımızda kendimizi sakatlayabileceğimizi unutarak yaptığımız dikkatsiz hareketler... Bizlere hep sırt ağrıları olarak dönüyor sanırım. O yüzden de sırt esnetici akışlar yoga derslerinin olmazsa olmazı haline geliyor.
Geçen hafta neredeyse tüm yoga derslerimde öğrenciler sırt odaklı çalışmak istediklerini söyledi. Başlangıç meditasyonu sonrasında ısınmak için "marjaryasana"da (kedi duruşu) ters kol ters bacak çalıştırdık. Akış boyunca sırt kaslarını esnetmek için "iğneden iplik" burgusu, "uttitha shishosana" (uzanmış köpek yavrusu), "trikonasana" (üçgen), "parsvakonasana" (yan açı duruşu), "ardha uttanasana" (ayakta yarım öne eğilme), "dandasana"da (asa duruşu) düz bir omurga ile öne eğilip düz uzama, "upavistha konasana"da (oturarak açı duruşu) omurgayı yuvarlamadan öne eğilme ve burgu... "Salabhasana"da (çekirge) bedeni tam olarak hazırladıktan sonra zirve duruşu olarak "dhanurasana" (yay duruşu).
Gündüz derslerimden birine gittiğimde yine sırt esnetmeye yönelik bir ders talep edildiği için tüm bu duruşlara ek olarak aralara birkaç burgu eklemeye başladım. "Parivrtta uttanasana" (ayakta öne eğilmede burgu), "parivrtta trikonasana" (dönmüş üçgen duruşu), "parivrtta parsvakonasana" (dönmüş yan açı duruşu), "parivrtta adho mukha svanasana" (aşağı bakan köpekte burgu) gibi...
Bir başka gündüz dersimde ise duvarı kullanma olanağımız vardı ve tabii ki ben de dersin bir kısmını duvar kenarında yaptım. Yoga matlarının üzerinde bedeni ve omurgayı "marjaryasana-bitilasana" (kedi-inek esnetmesi), "marjaryasana"da burgu, "uttitha shishosana", "ardha uttanasana", "parivrtta uttanasana" ile ısıttıktan sonra duvar kenarına geldik. "Ardha uttanasana"da kimi öğrencilerde omurga istediğim kadar düz bir çizgi haline gelmemişti. Amacım bu duruşu duvarda deneyerek omurgayı duvar desteğiyle düzeltmekti. Öğrenciler yan yana dizildi. Ellerini duvara yerleştirerek kuyruksokumlarını sınıfın ortasına doğru ittirip bedenlerini yere 90 derece hizalandırdı. Duvardan destek alarak omurgalarını dümdüz yaptılar. Elleriyle duvarları ittirirken kuyruksokumlarıyla da arkaya doğru uzamaya çalıştılar. Bu duruşta beş nefes bekledikten sonra sağ bacağı geriye doğru açtılar. Bu açı değişimiyle beden bozuldu. Bir ele daha fazla ağırlık vermeye başladılar ve dolayısıyla da bir kalça öbüründen daha yukarı kaldı. Bacağı çok fazla yukarı kaldırmamalarını, iki kalçayı yan yana tutmaya çalışmalarını söyledim. Denediler. Biraz daha, biraz daha... Ve oldu. Sonra öteki taraf... Duruştan çıkıp dinlendik. Tüm omurganın uzadığını hissettiklerini söylediler. Duvarda çalışmaya devam ettik. Duvara bir yanlarını yaslamalarını ve o taraftaki kolu yukarı doğru uzatıp bedenin o tarafının uzamasını hissetmelerini istedim. Bir süre bu noktada bekledikten sonra kolları omuzdan geriye doğru açtırdım. Önce biraz, biraz daha, biraz daha... Herkesin bedeninin elverdiği kadarıyla... Omuza dış rotasyon yaptırıp omuz başlarını esnetiyor göğüs kafesini de açıyorduk. Bu duruştan sonra sırtı duvara yaslayıp bacakları öne ittirip sandalyeye oturur gibi çömeldik. Hem alt beden hem de üst beden çalışacaktı. Kolları omuz hizasında "teslim oldum" gibi açıp nefes alırken yukarı düz bir şekilde uzattık ve sonra dirsekleri bedene kadar değdirdik. Bu duruşta "pelvik tilt" yaptıktan sonra dinlendik. Duvarda son yaptığımız duruş "virabhadrasana II" (ikinci savaşçı) idi. Sırtı duvara yasladığımızda beli çukurlaştırmadan öndeki bükülü dizi duvara doğru ittirmeye çalıştık. Aynı anda arkadaki kalçayı da duvara yaklaştırmayı deniyorduk. Tek tek herkesin bedenini biraz daha duvara doğru ittirdim.
Matlara geçtikten sonra "horse" (at duruşunda) omurgayı sağa ve sola esnettik. Yine aynı duruşta kürek kemiklerini çalıştırmak için nefes alırken kollarını yana doğru açıp nefes verirken dirsekleri büküp kürek kemiklerini sıkıştırdık. Artık yere oturma zamanı gelmişti. "Dandasana", "upavistha konasana", "supta virasana" (yerde kahraman duruşu) ve "jathara parivartanasana" (karından burgu) sonrasında "savasana" (derin gevşeme ve dinlenme pozisyonu)…
Derslerden sonra düşündüm. Bedenimize pek de iyi davranmıyorduk. Bedenin ruhun evi olduğunu unutup ona hor davranıyorduk. Bedeni dinlemiyorduk, ne yapıp ne yapmamak istediğini hiç önemsemiyorduk. Yapıp yapamayacağını düşünmüyorduk. Zorluyorduk kimi zaman. Özellikle günlük hayatta bedene ne kadar hasar verdiğimizi fark etmiyorduk. Araba kullanırken aniden çantayı almak için arka koltuğa döndüğümüzde, evde su sebilini kaldırdığımızda, toz alırken... Hiç dikkat ettik mi gerçekten de fiziksel aktivite derslerinde mi bedeni sakatlıyorduk yoksa günlük hayatta en basit şeyleri yaparken mi? Belki dikkat etmenin zamanı gelmiş de geçiyordur bile...